KKTC’de sendikalar kaos peşinde

KKTC’de sendikalar kaos peşinde

0
PAYLAŞ

KKTC’de son günlerde yaşanan olayları görünce, millet olmanın gereklilikleri ve vatandaş sorumluluğunun ne olduğunu düşünmeye başlıyorum. Bir ülkede barış içinde ve bir arada yaşamayı başarmak için hukuk, adalet, gelecek bilinci, fedakarlık, işbirliği ve uyumun yakalanması gerekir. Bu yüce değerler, Kıbrıs Türk toplumunda özellikle bazı sendikalar başta olmak üzere muhalefet partilerinde de unutulmuş görünüyor. Hal böyle olunca, ülkenin geleceğiyle ilgili ister istemez bir karamsarlığa kapılıyorsunuz.

KKTC’nin içinde bulunduğu durumu, bildik bir yöntemle, SWOT analizi ile yorumlamaya çalışacağım. Bu analizde, KKTC ekonomisinin içinde bulunduğub durumun güçlü ve zayıf yönlerini, fırsatları ve tehditleri ayrı ayrı ele alacağım. Bunu yaparken, bir sıralama değiştirmesi yaparak, öncelikle olumsuz durumu tespit etmemi hoş karşılamanızı istiyorum.

Zayıf Yönler : Her bireyin ve her örgütün olaylara kendi penceresinden bakması, ülke çıkarlarını ve ülkenin geleceğini dikkate almadan şımarıkça ve sorumsuzca davranması, sendikalar ve sivil (!) toplum örgütlerinin ideolojik marjinal grupların arka bahçelerine dönüşmesi; bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız sorunlar olup KKTC Ekonomisinin zayıf yönlerini oluşturmaktadır. Bu sorunlara, sorumsuz siyasi partilerin kaos ortamı yaratma girişimlerine destek olması da eklenince, durum daha vahim bir noktaya gelmiş oluyor.

Güçlü Yönler : KKTC’de yaşanan sıkıntılı duruma rağmen, sorunların üstesinden gelebilecek ve yeni seçimden çıkmış bir hükümet bulunması, bu hükümetin kararlı duruşunun her koşulda Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenmesi, en azından bir muhalefet partisinin (ÖRP) sendikaların hedefi olmak pahasına sorumlu davranarak kaos yaratmaya çalışanlara prim vermemesi nedeniyle hükümet krizinin şimdilik yaşanmayacak olması, güçlü yönlerimiz arasındadır. Bunlara ek olarak, uygulanması gereken acil tedbirler ve ekonomik programın uygulanmasının hayati olması, hükümetin kendini halka anlatabilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu güçlü yönler, ülkenin geleceği için olumlu adımlar atılmasını kolaylaştıran unsurlardır.

Tehditler : Muhalefet partilerinin (birisi hariç-ÖRP) ülkedeki kaos ortamını açık biçimde desteklemesi, ülkenin geleceği için yapısal önlemler alınması konusunda hükümetin önündeki en büyük tehdittir. Ekonomik krizden ve alınması gereken önlemlerden kaçarak erken seçime sığınan ana muhalefet partisi CTP, yanına TDP ve (ne yazık ki) DP gibi partileri de alarak ülkede kaos ortamı yaratmaya çalışan grupları kışkırtıp ülkeyi yaşanmaz hale getirmeye çalışıyorlar. Bu durum, sağlık sektöründen eğitim sektörüne kadar kamuda işleri durma noktasına getiriyor. Bu durum, KKTC için gerçek bir tehdittir.

Fırsatlar : İçinde bulunulan durumda KKTC hükümetinin en büyük fırsatı, KKTC ekonomisinin içine düşürüldüğü durumdan halkın memnuniyetsizliği ve geçmiş CTP hükümetlerinden bıkmış olan halkın şu anki muhalefete prim vermeyecek noktada olmasıdır.

Yapay bir ekonomiye dönüşen ve her an patlayarak ciddi bir krize hazır olan KKTC ekonomisini ayakları üzerinde oturtmak, gerek özel sektörün önünü görmesi ve gerekse de giderek artan bütçe açıklarının kapatılması ve işsizliğin uzun dönemde istikarlı bir ekonomik yapı ile önlenmesi açısından olmazsa olmaz (sine qua non) bir koşuldur. Bu gerekliliğin farkında olan geniş halk kesimleri, UBP hükümetinin en büyük fırsatıdır ve hükümet, zaman kaybetmeksizin gerekli önlemleri alarak ülkenin geleceğini kurtarma planını yürürülüğe sokmalıdır.

Bu süreçte Kıbrıs Türklerinin vatandaş sorumluluğu, maaşından 20 TL kesinti ya da mesai ücretinde küçük bir miktar azalma oldu diye ülkeyi karıştırmak isteyen sendika ağalarının oyununa gelmemektir. Eğer ülke ekonomisinde gerekli önlemler zamanında alınmazsa, bu ekonomi ve ülke hasta olup yatağa düşecek ve o zaman da ilaçla tedavi edilebilecek konularda önlemler zamanında alınmadığı için ameliyatla parça alınmak durumunda kalınacaktır. Vatandaşı sorumlu davranmayan devletlerin ve gelecek güzel günler için fedakarlık yapmayan ulusların aydınlık geleceğe ulaşması söz konusu olamaz.

KKTC vatandaşlarının oyunlara gelmemesini, Anavatanları ile bağlarını zayıflatmamasını, vatandaşlarının ise sorumluluk bilinci ile hareket etmesini diliyorum. Eğer birkaç sendika ağasın prim verirlerse, geklecek günlerde çok acı reçetelerin bedelini ödemek durumunda kalabilirler.

_______________________

* Doç. Dr. Birol Ertan Siyaset Bilimci

BİR CEVAP BIRAK