KKTC’de ver-ver süreci mi başladı?

PAYLAŞ

KKTC’de son günlerin en önemli konularından birisi, KKTC adına Güney Kıbrıs ile görüşmeleri yürüten Cumhurbaşkanı Talat’ın Rumlara toprak vermek zorunda olduğumuzu açıklamasıdır.

Daha önceleri “Al-Ver” süreci başlatacağını ve Kıbrıs sorununu çözeceğini iddia eden KKTC Cumhrubaşkanı Talat, şimdi toprak vereceğimizi açıklayarak “Ver-Ver” sürecini başlatmış oluyor. Annan Planı’nda Evet dediğimizde “Win-Win” saçmalığıyla neler kazanacağımızı ilan eden “çok bilmiş” Amerikancı danışmanlarının ne kadar yanıldıklarını unutmadık.

Kıbrıs müzakerelerinde eleştirilecek bir çok yöntem sorunu olduğu açık. Bunlardan birisi, KKTC Cumhrubaşkanı adına görüşmeleri yürüten bir “Vekil” atanmış olması. ART’de yayımlanan Geniş Açı programında Sayın Hasan Hastürer’e kabul ettirememiş olsam da, Cumhurbaşkanı adına görüşmeleri yürüttüğü için “Vekil” yetkisine sahip olduğu kesindir. Oysa, KKTC Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı’na sadece KKTC Meclis Başkanı vekalet edebiliyor. Olsun, Anayasa bir kez delinmekle bir şey olmaz değil mi?

İkinci önemli sorun, Anayasaya göre KKTC Cumhurbaşkanı’nın partisiyle ilişkilerini düzenleyen açık bir madde olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı’nın görüşmelerdeki “de facto” Vekili, eski partisinin (CTP) milletvekili olan bir zattır. Bu da yetmezmiş gibi, eski partisinin eski belediye başkanını da görüşmelerle ilgili danışmanı atamıştır. Olsun, Anayasa iki defa delinse ne olacak?

KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın bu tavrını savunan eski partisinin gazetesinden (Yeni Düzen) bir köşe yazarı, konuya açıklık getirmiş. Cumhurbaşkanı’nın müzakerelerde kendisini temsil eden CTP milletvekilinin İngilizce bilgisi nedeniyle bu göreve getirildiğini açıklıyor. Sanki çevirme bürosuna eleman alınıyor da dil bilgisi örneği veriliyor. KKTC’de yaşayan yüzbinlerce insan arasında kimse yok da Cumhurbaşkanı eski partisinin milletvekilini görüşmelerde temsilcisi olarak atıyor. Eğer bu ülkede İngilizce bilgisi esas alınacaksa, I. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın müsteşarı Ergun Olgun’un eline kimse su dökemez.

KKTC ve Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki Toprak konusunda müzakereler başlamadan önce KKTC Cumhurbaşkanı Talat açıklama yapıyor ve Rumlara toprak vermek zorunda olduğumuzu açıklıyor. 29+ formülünü gündeme getrip Türk tarafının toprak vermeyi kabul ettiğini açıklıyor. Toprak vermeye bu kadar razı idiyse, Cumhrubaşkanlığı yeminindeki “ülkenin birliğini ve bütünlüğünü korumak” yeminini neden ettiğini merak ediyorum.

Müzakereler sürerken baştan vermeye razı olmak, Al-Ver sürecinin yerine başka bir sürecin benimsendiğini ortaya koyuyor. Bu süreç, “Ver-Ver” sürecidir. KKTC Cumhurbaşkanı’nın çok bilmiş danışmanları sürekli çuvallıyor, sürekli başlarını kayaya çarpıyorlar. Sayısız defa yanıldılar ve ulusal çıkarlarımız aleyhine kararların alınmasına seyirci kaldılar. Cumhurbaşkanı’na önerim, danışmanlar ekibinden Doç. Dr. Kudret Özersay haricindekilerin hepsiyle tokalaşarak yollarını ayırması ve kendisine yeni döneme uygun yeni bir danışmanlar ekibi kurmasıdır. KKTC’nin yüksek çıkarları da bunu gerektirmektedir. Bizden söylemesi …

PAYLAŞ
Önceki haberSağcılar…
Sonraki haberYürek eskimez

CEVAP VER