“KKTC’ye direk uçuşlar başlayacak”

“KKTC’ye direk uçuşlar başlayacak”

0
PAYLAŞ

Bu ilişkinin KKTC spor kuruluşlarının Tahran’da yapılan Uluslararası müsabakalara katılımı ile başladığını anımsatan Atun, “her ne kadar uçuşların şimdilik yolcu azlığı nedeni ile İstanbul üzerinden aktarmalı yapılması kararı alınmış olsa da, ileride tekrar direkt uçuşların başlatılacağı kesin. Yol açıldı artık” dedi.

“SÜRPRİZ OLMADI”
İran –KKTC arasında 10 Ekim tarihinde başlayan direkt uçuşların bundan böyle İstanbul üzerinden gerçekleştirileceğinin açıklanmasının ardından Star Kıbrıs’a açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, Tahran-Ercan uçuşlarının başlamasının uzun bir çalışmanın ürünü olduğunu, şimdilik ara verilse de direkt uçuşların yeniden başlayacağına dair umutları olduğunu söyledi.

“KKTC’NİN STATÜSÜ DEĞİŞİYOR”
Erdoğan hükümetinin KKTC’ye bakışının değiştiğini ifade eden Atun, bunun en büyük etkeninin AB’nin Türkiye-AB katılım Müzakerelerini devamlı olarak yokuşa sürmesi ve her aşamada yeni engeller yaratması olduğunu kaydetti. Türkiye AK Parti Hükümetinin, AB’ye KKTC ile birlikte katılımdan ümidini kesince, alternatif olarak KKTC’nin statüsünü değiştirme yolunu seçtiğini dile getiren Atun, “Türkiye, bunun Kıbrıs sorununda çözüme gidiş açısından çok daha doğru bir strateji olacağı inancında” dedi.

“ANAVATAN-YAVRUVATAN İLİŞKİSİ YERİNE İKİ AYRI DEVLET İLİŞKİSİ”
Prof. Dr. Atun, bunun ilk adımında KKTC’nin Türkiye’nin bir alt kuruluşu olmadığının belirginleşmesi için anavatan-yavruvatan ilişkisini ortadan kaldırma düşüncesinin olduğunu söyledi.

“KKTC’nin kendi başına ayakta durabilmesi amacı ile alt yapısının sağlam temeller üzerine oturması için her tür yatırım hızlandırıldı. Ana alt yapıyı oluşturan yolların ıslahı ve geliştirilmesi tamamlandı. Yıllar önce analog sistemden dijital sisteme geçirilen telefon alt yapısının daha da geliştirilmesi ve çağdaş hale getirilmesi için özelleştirme dahil her tür yatırım girişime start verildi. Ekonominin ve sanayinin bel kemiği olan elektrik ve su birlikte ele alınarak, Türkiye’den döşenecek borularla her ikisinin de KKTC nüfusunun, tarımının ve sanayisinin 50 yıl sonrasında dahi eksilmeden tüketebileceği düzeyde adaya getirilmesi projesi fiilen başlatıldı” diyen Atun, şimdi sıranın KKTC’nin statüsünü değiştirmek yolunda dünya ile ticaret işbirliğine, ulaşıma, kültürel ve sosyal faaliyetlerin direkt olarak gerçekleşmesine geldiğini belirtti.

“GÜNEY’İN İSRAİL’LE İLİŞKİSİ, KKTC-İRAN İLİŞKİSİNİ BAŞLATTI”
Rum tarafının İsrail ile işbirliği yapmasının KKTC’nin İran ile ilişkisini bir zemine oturtacağı yorumunda bulunan Atun, iki ülke arasındaki ilişkinin geçmiş yıllarda KKTC spor kuruluşlarının Tahran’da yapılan Uluslararası müsabakalara katılımı ile başladığını anımsattı.

“UZUN GÖRÜŞMELER SONUCU AMACA ULAŞILDI”
Atlas Jet şirketinin akıllıca öngörüsü ve girişimi ile direkt uçuşların başlatıldığını kaydeden Atun sözlerini şöyle sürdürdü: “Atlas Jet şirketinin son derece akıllıca öngörüsü ve girişimi ile direkt uçuşlar masaya kondu ve bıkmadan usanmadan Tahran hükümeti ile görüşmelerini sürdüren şirket yönetim Kurulu Başkanı en sonunda istediği amaca ulaştı. Her ne kadar şimdilik yolcu azlığı nedeni ile uçuşların İstanbul üzerinden aktarmalı yapılması kararı alınmış olsa da, ileride tekrar direkt uçuşların başlatılacağı kesin. Yol açıldı artık.

“BUNUN ARKASINDAN İİT’YE ÜYE ÜLKELERLE DİREKT UÇUŞ GELEBİLİR”
Bunun arkasından ise İİT’ye bağlı, yani İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkeler ile yapılacak direkt uçuşların geleceğini söylemek yanlış olmaz. İran seferleri ile insanlık dışı ambargonun kırılabileceği net bir şekilde ortaya çıktı.

“ULUSLARARASI SİVİL HAVACILIK ÖRGÜTÜ’NÜN BU KONUDA YAPTIRIM GÜCÜ YOK”
ICAO’nun ( International Civil Aviation Organisation) yani dünya üzerinde sivil uçuşları denetleyen ve bir düzen getiren Uluslararası Sivil havacılık Örgütü’nün bu konuda her hangi bir yaptırımı yok, yaptırım yetkisi de bulunmuyor zaten. Öyle olsaydı daha ilk uçuştan sonra Türkiye’ye derhal yaptırım uygulanırdı.”

“RUM TARAFI YAYGARA KOPARDI VE ÖNLEYİCİ GİRİŞİMLER BAŞLATTI…”
Atun, Rum tarafının bu uçuşları önlemek için yaygara kopardığını ve her tür girişimi başlattığını ifade ederek “Şimdilik Ercan-Tahran seferlerinin İstanbul üzerinden yapılacağı kararı Rum şantajı ile ilgili değil” dedi. Rum kesiminin yaygara ve girişimlerin, Türkiye Cumhuriyetinin lideri olduğu İİT’ye ve üyeleri üzerinde etkisinin olamayacağını savunan Atun, Türkiye ile ilişkileri en üst düzeyde olan diğer ülkeler ile direkt seferlerin başlayabileceğinin altını çizdi.

“İRAN KKTC ÜNİVERSİTELERİNE AKREDİTASYON VERDİ”
Bu seferlerin ilk başta ekonomik getirisi olmasa da siyasi ve politik getirilerinin olmasının kesin olduğunu belirten Atun, İran İslam Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığının KKTC’deki tüm üniversitelere akreditasyon vermiş olmasının ise bir başka olumlu gelişme olduğunu söyledi. “Uçuşların konmasının en büyük nedeni zaten sayıları 500’den fazla olan İranlı öğrencilerin ülkelerine rahatça ve direkt olarak seyahat yapabilmeleri. Direkt uçuşlarla İranlı öğrencilerin aileleri de istedikleri zamanda Tahran’dan KKTC’ye uçabilmek olanağına kavuşmuş oldular” şeklinde konuşan Atun, sırada Türk dili konuşan ülkeler ile komşu Müslüman ülkeler olduğunu ve Suriye’de iç çatışmaların sona ermesi ile Şam-Ercan hattının devreye gireceğini söylemenin yanlış bir öngörü olmayacağını dile getirdi.

“RUMLAR ENDİŞELİ”
Öte yandan bir başka soru üzerine; BM’nin Kıbrıs grubunun oluşturduğu yakınlaşmaları ve görüş ayrılıklarını içeren belgeyi sunacak olmasının, Rum kesimini endişelendirdiğini ifade eden Atun, “New York’ta BM’nin iki müzakereciye Kıbrıs sorunu konusunda sunacağı belge ile ilgili olarak gerçekleştireceği bir dizi toplantı Rumları endişelendiriyor. Büyük bir olasılıkla Mart 2013 ortalarında masaya konacak olan bu belge, müzakerelerin zeminini belirleyeceği, daha evvelki görüşmelerde anlaşmaya varılanları değiştirilemez ve dokunulamaz olarak sınıflayacağı, sadece üzerinde mutabakata varılamamış ve sonraya ertelenmiş konuları görüşmeye açacağı için“Ara Anlaşma olarak da değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.

“BM BELGEYİ HAZIRLADI”
Bu yeni müzakerelerin temelini ve esasını, BM’nin bu dizi toplantılarda ortaya koyacağı “Yakınlaşma ve Görüş Ayrılıkları Belgesi”nin oluşturacağını dile getiren Atun, BM’nin bu belgeyi zaten hazırlamış olduğunu açıkladı.

“Son 44 yılda yapılan görüşmelerle oluşmuş Kıbrıs Müktesebatı çerçevesinde 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Hristofyas’ın vardığı fikir birliklerini ve Cumhurbaşkanı Eroğlu ile sağlanan yakınlaşmaları içinde topladığı bir belgeyi Ara Anlaşma adı altında masaya koyma hazırlığı içinde” diyen Atun, bu belgede, uzlaşılan konuların üzerleri çizilerek listeden çıkarıldıklarını, sadece uzlaşılamayan konuların listede yer aldığını ifade etti.

“ARA ANLAŞMA OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİR”
Atun, BM’nin Kıbrıs konusundan ve Rumların uzlaşmaz tutumlarından bıkıp usandığını kaydederek şöyle dedi:“Artık bu 49 yıldır BM’nin gündemini meşgul eden, başladığı 1963 yılından beri milyarlarca doların harcamasına neden olan Kıbrıs konusunu bir şekilde çözmek ve kurtulmak istiyor. Rumları fena halde huylandıran ve telaşlandıran da BM’nin bu düşüncesi.Bu nedenle de BM’de yapılacak söz konusu toplantılar dizisi ve ortaya acıkması büyük bir olasılık olan ‘Ara Anlaşma’ için daha şimdiden telaşlanmaya başladılar.

“EROĞLU KARŞISINDA AĞLIYOR”
Talat döneminde iyi gidiyorduk diye sızlanan Hristofyas, o dönemde Talat’ın masaya koyduğu veya da sözlü olarak dile getirdiği hiçbir öneriyi kabul etmemişti oysa. Şimdi Talat’dan çok farklı bir müzakere stratejisi uygulayan ve farklı ilkeleri olan Eroğlu karşısında ağlamayı tercih ediyor Hristofyas. Gerçekte üzerinde mutabakata varılan veya anlaşılan hiçbir başlık yok.”

“RUM TARAFI ARA ANLAŞMAYA KARŞI”
Atun, Rum tarafının “Ara Anlaşma”nın sunulmasına taraftar gözüktüğünü ancak buna kesinkes karşı olduğunu söyledi. Ara Anlaşma sunulduğu takdirde üzerinden mutabakata varılmış her konunun teker teker listeden çıkarılacağını ve yeniden anlaşma yapmak zorunda kalınacağını vurgulayan Atun, Rum tarafının buna karşı olduğunu, BM’ye kerhen “evet” derken perde arkasından da bu “Ara Anlaşma”nın masaya konmasına mani olmak için elinden gelen her şeyi yapacağını sözlerine ekledi

BİR CEVAP BIRAK