KKTC’ye rezervasyon iptali yok

KKTC’ye rezervasyon iptali yok

0
PAYLAŞ

KKTC’ye en çok turist İngiltere’den gidiyor. Dış dünyadan izole edilmiş ekonomisiyle KKTC’nin en büyük dış geliri turizm ve yabancılara emlak satışı sayılıyor. Özellikle turizmde ayı rezervasyon ayı olan yılın ilk üç ayında kuş gribinin olası etkileri KKTC’ye umulduğundan büyük darbe vurabilir. Bu açıdan KKTC’ye en cok turist götüren ve en büyük seyahat acentası TWI Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Kanlı ile Londra’daki TWI merkezinde görüştük.


Kuş gribinden turizmin geleceğine ilişkin sorularımızı yanıtlayan Kanlı, Türkiye’ye kültür turizmi yatırımlarına hazırlandığını söyledi. Kanlı ile söyleşimiz şöyle:


– KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Gazimağusa’ya bağlı İncirli Köyü’nde görülen tavuk ve hindi ölümlerinin H5N1 virüsünden kaynaklandığının, İngiltere’de yapılan tahliller sonucunda kesinleştiğini açıkladı. KKTC’ye en çok yabancı turist götüren bir şirket olarak TWI Yönetim kurulu Başkanı’na haberin KKTC turizmine nasıl bir etki bekliyorsunuz?
– Şu anda gelişmeleri izliyoruz. Turizme bir darbesi olabilir. Bize gelen bilgileri dikkatle inceliyoruz. Şu an KKTC’ye yönelik rezervasyonlarda bir baskı yok. İngiletre Dışişleri Bakanlığı’nın bir uyarı olursa iptaller olabilir. Umarız o noktaya gelmeden sorun çözülür. Eğer kuş gribinin üstesinden gelinmezse uzun dönemde turizme darbe vurur. Her şeyden önce biz de toplumsal bir sorumlulukla tehlikeli bir bölgeye tatil satmak istemeyiz. Bu konuda basınımıza da önemli iş düşüyor, Olayı gereğinden çok abartararak gereksiz yere KKTC turizmine darbe vurulması kimsenin yararına değildir. Bu konuda hassasiyet bekliyoruz. Kuş gribi sınır tanımadığı için ancak uluslararası mücadeleyle üstesinden gelinebilir.


“BARIŞ SONRASINDA DENGELER DEĞİŞECEK”


– KKTC’de kalıcı barış giderek yaklaşıyor gibi. Ülkenin en önemli sektörü turizm bu süreçten nasıl etkilenecek…
– Barış öncesi ve barış sonrası turizm stratejileri farklıdır. Barış öncesinde yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışıyor ve barış sonrasındaki rekabete de kurumsallaşarak hazırlanıyoruz. Şu anki çalışmalarımız şöyle;  KKTC’de kendi işlerimizi yürüten acentamız, kendi uçuşlarımızı satacak ofislerimiz ve Türkiye bağlantılı uçuşlarımızda bizi temsil eden bir ofisimiz var. İngiltere’deki ana ofisimizde ‘call centre’ çağrı merkezimiz bulunuyor. Türk toplumuna yakın olabilmek için Kuzey Londra’da ofisimiz var. Bu arada kendi ofislerimiz dışında bizimle yakın ilişkiye girmek isteyen şirketlerle stratejik iş ortaklığı yapıyoruz. Taşıdığımız turist oranında yurtdışındaki Türkler yüzde 10 oranında. TWI’ın gelişmesinde çekirdek rolü oynadığı için bu yüzde 10’a vefa borcumuz olduğunu düşünüyoruz. 


Barış öncesinde rekabet uluslararası olmadığı için büyük ya da küçük olmak çok önemli değil… Barış sonrasında turizmde dengeler tamamen değişecek. Bir Thomas Cook bir TUI, bir Firs Choice KKTC’yi bir özel market olarak bile görseler, 50 bin turistle işe başlayacak… Toplam yatak kapasitenin  200 bin olduğu adada üç büyük şirketin kendi uçuşlarıyla Kuzey’e gitmesi boyut değiştirecek…Bu şirketlerle stratejik bir ortaklığımızın olacağını sanıyorum. Onlar için de tekerleği tekrar icat etmenin anlamı olmayacak. KKTC kökenli şirketler olarak bizim de barış sonrası dönem için rekabete hazırlanıp uluslararası standartları yakalamamız gerekiyor. Ne yazık ki bu atılımı yapamayan küçük operasyonlar içindeki şirketlerin kaybı büyük olacaktır. Kendi kendimizi koruma veya koruyabilme şansımız pek bize ait olmayacak.


– Thomas Cook ya da benzeri devlerle ileriye yönelik yatırımlar konusunda görüşmeniz oldu mu?
– Bu şirketlerle sürekli iletişim halindeyiz. Gelişmeyi izliyorlar. Bu şirketler KKTC’ye yatırım için ortamın olgunlaşmasını bekliyorlar.


– Turizm KKTC’nin lokomotif sektörü. Özel şirket olarak barış sonrası döneme hazırlanmanız çok iyi. Devlet bu konuda neler yapıyor?
– Devletin yapması gerekenleri öngörebiliriz… Turizm sektöründe doğru bir strateji izlenmeli. İspanya örneği çok önemli. İngiliz turistler İspanya’ya İngiletre’nin bir kasabasına gider gibi gidiyorlar. Artık turizm güneş, deniz, kumdan daha ötelere taşındı. Bir kültür, tarih, kaplıca turizmini gözardı edemezsiniz. Turist farklı bir ülkeye gittiğini hissetmeli. O ülkede yaşayanlarla iletişim kurabilmeli. Bugün turist yerel halkla ne kadar ilişkiyi girerse o kadar zengin bir kültürel alışverişe girecektir ve mutlu ayrılacaktır. Türkiye’deki turizmin gelişmesinde Türklerin sıcakkanlı, misafirsever olmalarının çok önemli bir rolü olduğu söylenebilir. Temmuz ağustos aylarından söz etmiyorum tabii. Turizm yılın bütün aylarını kapsamalı… Turizm yatırımlarında ülkenin otantik olduğu gibi ekolojik yapısı da korunmalı. Turizm tesislerinin ömrü 15 yıl. 15 yıl sonrasında tesis mezarlığı yaratmamalı. Bu tesislerin bir süre sonra fizibilitelerini yitireceği ve turistlere itici geleceği düşünülmeli.


– Kuzey Kıbrıs, Güney ile kıyaslandığında biraz daha şanslı değil mi?
– Şimdiye kadar Kuzey Kıbrıs’ın en büyük güzelliklerinden birisi Güney’den çok daha iyi koruduk. Bunun nedeni de aslında paramızın olmamasından yatırım yapamayışımız… Çevre korunması çok önemli. Çevreyi korurken turist talebine göre yatırım yapılması çok hassas bir denge…


– İzolasyonların içindeki İngiltere’den KKTC’ye direk uçuş ne zaman başlayabilir?
– Şu an da ticari olmasa da politik bir gelişme söz konusu. İngiltere ve ABD, direk uçuşların olmamasının Kıbrıslı Türklere bir haksızlık olduğuna inanıyor. Direk uçuşların olmaması bir anlaşma olduğu anlamına da gelmiyor aslında. Ne yazık ki AB üyesi olan Kıbrıs Rum Kesimi’nin elindeki kozları yitireceği korkusuyla yaptıkları girişimler bu süreci uzatıyor. Annan Planı Referandumu’nda ürk tarafının “Evet” demesi izolasyonların kaldırılması için zemin hazırladı. Direk uçuşların, bizim politikacıların başarısına da bağlı olarak en yakın 6 ay, en geç de 2 yıda başlayacağı öngörüsünde bulunabilirim. “Eğer ABD, Kıbrıs’a coğrafi olarak İngiltere kadar yakın olsaydı, çoktan başlamıştı” diyebilirim. Ne yazık ki ABD’den uçuşlan ekonomik değil. İngiltere AB’yi ikna ederek bu uçuşları başlatmaya çalışıyor. Siyasi olarak izolasyonlar hemen kalkmasa bile ekonomik olarak direk uçuşlara izin verileceğini umuyorum… 


– KKTC’nin dışa açılan bir pençeresi olarak TWI’ın ileriye yönelik yatırımları nelerdir?
– Geçen yıl İngiltere’den KKTC’ye 100 bin turist gitti. 2006’da TWI olarak KKTC’ye 50 bin turist taşımayı planlıyoruz. Şirket olarak şu anda sadece Kıbrıs’ta çalışıyoruz.


Atlas Jet ile yaptığımız anlaşma ile Türkiye’deki iç hatlarını da kullanarak yurtdışındaki Türk vatandaşlarımıza Adana, Urfa, Kayseri, İstanbul, İzmir, Antalya gibi şehirlere bağlantı verebilecek şekilde çalışabiliyoruz.


Kıbrıs’ta kalıcı barış olmadığı süreçte bizim büyüme kapasitemiz de sınırlıdır. Bu da bizi tatmin etmiyor. Bu nedenle Türkiye’ye açılım yapmak istiyoruz. İstanbul’da sürdürdüğümüz şehir turlarını güçlendirmek istiyoruz. Türkiye turizm açısından şanssız dönemlerden geçti. Terör bitti derken kuş gribi çıktı… Türkiye bizim anavatanımız. Üniversitesinde okuduğum, beni iş hayatına hazırlayan Türkiye’ye benim ayrıca vefa borcumun da olduğunu düşünüyorum. Barış öncesi, sonrası düşünmeden Türkiye’ye büyük operatörlerin gözardı ettiği dalda girmek istiyoruz. Bu da golf, kültür, din, yürüyüş, kuş izleme gibi özel dalda olabilir… Bunun Türkiye’ye de döviz kazandıracağına inanıyorum…


FOTOĞRAF: TWI Direktörü İbrahim Kanlı
 

BİR CEVAP BIRAK