Koca bir enkazla uğraşmak vakit kaybı

AKP’li Cumhurbaşkanı, AKP Hükümeti, AKP’li bakanlar ve AKP’li milletvekilleri AB’nin en önemli başkentlerinde, KKTC’de ve ABD’de de kimilerince “ikinci cumhuriyet” diye tanımlanan Türkiye’yi ve politikalarını anlatmaktalar. Oldukça da başarılılar.

Yurtdışından Türkiye’ye izleyenler politik arenada tek bir gücü izlemekteler: AKP’yi! Her alanda karşılarına çıkan ve kendilerini etkileyenler hep AKP’li. “Demokrasi” ya da “insan hakları” gibi konular söz konusu olduğunda AKP’yi “samimi” muhatap konumunda.

AB cephesinde MHP sorun yaratmadığı sürece kimseyi ilgilendirmemekte. DPT sadece belli bir alanda önemli bir muhatap. “DSP mi, o da ne?” dercesine bu partiye ilgisiz kalınmakta. DP, ANAP ya da SHP artık birer “posta kutusu” konumundalar.

CHP ise Avrupalı sosyal demokratların “Sosyalist Enternasyonal” ailesi içinde bile istemediği bir sevilmeyen üvey kardeş konumunda.

Hakikaten AB genelinde “avrupalı ve demokrat” olamamakla suçlanan, Sosyalist Enternasyonal’den atılması için uğraşılan, “AKP’li muhataplarının CHP’den daha sosyal demokrat olduğuna inananların” sayısının her geçen gün arttığı ve bir çok Avrupalı’ya “SSCB dönemlerini hatırlatırcasına” başkanının adı hala Deniz Baykal olan CHP fırtınada karaya oturmuş “koca bir enkaz” konumunda.

Berlin’de, Londra’da ya da Kopenhag’ta hiç bir sosyal demokrat CHP’nin önümüzdeki dönemde bir kurultay yaptığında değişebileceğine inanmamakta.

Hoş buna Türkiye’de artık kim inanıyor ki?

İmkan yok ama, büyük bir mucize olsa da Deniz Baykal’ın yerine Haluk Koç seçilse ne değişebilir? Hiç bir şey! Onca yıldır Deniz Baykal tarafından sosyal demokrasiden uzaklaştırılan ve eski “Doğu Bloku sistem partilerine benzetilen” bu partinin artık enkaz diye tanımlanacak halini sadece bir başkan değişikliği düzeltemez. İyi niyetli bir başkan ve ekibinin bu enkazın altında kalma tehlikesi başarılı olma ihtimaline kıyasla çok daha fazla.

“Ama CHP bir marka” diyerek hala ona çeki düzen vermeyi savunanlara hatırlatmakta yarar var: Doğu Alman otomobili “Trabi de” bir markaydı. Ancak artık o markayla varılacak bir yer kalmamıştı. Galiba CHP’de artık tarih olmaya aday.

Türkiye’de bir daha ki Genel Seçime kadar CHP, DSP ya da SHP gibi yeterince denenmişler ile gereksiz vakit kaybetmeden modern bir sosyal demokrat partinin oluşturulmasına özlem duymak bir lüks mü?

Bir enkaz geleceğe nasıl güven verebilir ?  Enkaz üstüne inşa etmektense yeni bir inşaata başlamanın vakti değil mi şimdi ?

Türkiye’nin güçlü ve doğru bir sosyal demokrasiye acilen ihtiyacı var! AB’den iyi niyetle  Türkiye’yi izleyenler işte bu yöndeki gelişmeleri görebilmek için bakmaktalar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 + 9 =