Komünizm bitti, irtica verelim (!)

Kimse kusura bakmasınlar  ama 70 yıl boyunca “bu ülkeye komünizm gelebilir” dediler, bir türlü gelmedi.
Gelmedisi veya gelemedisi bir yana, kendisine bile yaranamadı komünizm ve bir daha gelmemek üzere 2000’li yılları göremeden silindi gitti.

Rahmetli Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın her son baharda “Bu kış komünizm gelebilir” şeklindeki papatya falı da yanlış çıkmış oldu..
Bu korkular, soğuk savaş döneminin Amerikan yutturmacasıydı.

Komünizm gelir diye 1950 sonrası hayali korkular salan sağcı partiler –ABD’deki Mc Carty dönemini hiç de aratmayacak düzeyde etki yarattılar- seçim meydanlarında CHP’yi işaret ederek “Sakın ha onlara oy vermeyin komünizm gelir. Bir gün kalktığınızda kapı arkasında bir Rus askerinin şapkasını görebilirsiniz” diyerek oy toplamaya çalıştılar.

CHP lideri İsmet İnönü “Ortanın solundayız” lafını dediğine diyeceğine pişman oldu ama iş işten geçmişti.
Komünistler gelmedi ama sağcılar peşpeşe iktidara geldiler.

Bu korkuyla birebir örtüşmese de “irtica” tehlikesi biraz abartılıyor.
“Ne abartması” diyenlerin kızdığını hemen anlıyorum.
Laikler, cumhuriyetciler, Atatürkcüler nedense “İrtica var” diyorsa vardır.
Yani dayatmayı pek severler.

Oysa aynı ülkenin, yine Atatürkcü, yine laik ve yine Cumhuriyet ilkelerine bağlı kesimlerinin, yazarlarının, aydınlarının ve bilcümle kanaat önderlerinin “irtica tehlikesi olabilir ama öylesine büyük boyutta değil. Üstelik ihtilal yaptıracak kadar tahrik edilecek boyutta hiç değil” demelerine bile tahammül göstermezler.

Üstelik irticai tehlikenin var olduğunu kabul eden, ancak bu riskin ortaya çıkması halinde onları bastıracak güce sahip bir ordunun da varlığını gururla ifade edenlere karşı yine aynı koro “Ülkeyi bir gecede İran’a çevirebilirler” karşılığını vermektedir.
Pardon ama nasıl?
Kime rağmen irtica?
O zaman ordumuzdan da mı kuşkumuz var.
Yoksa çağı yakalamak isteyen, çocuklarını iyi eğitmeye çalışan, hatta batılı eğitim alması için çırpınan aileler hangi ülkenin insanları?

Binlerce, yüzbinlerce evladımız eğer batı eğitimi alıp, daha sonra ülkelerinde bunun hayata geçirilmesinde rol alıyorlarsa, bu çocuklar veya babaları nasıl olur da İran modeli gibi çağdışı bir rejimi içlerine sindirir?
Yapmayın hanımefendiler, beyefendiler.
Bu koku ve vehimle nereye varılacak?
Bana birileri anlatmalı.

1950’den bu yana kaç gerici ayaklanması oldu?
Kaç kalkışma teşebbüsü önlendi?
Kaç mürteci idam edildi?
Ama az da olsa bazı örümcek kafalılar yok mudur bu ülkede?
Vardır elbette.
Avrupa’da da var, Amerika’da da var.
Cahiliye dönemini özleyenler yok mudur?
İran’a ağzının suyu akarak imrenen yok mudur?
Varsa kalkar giderler oraya…Eğitimse eğitim, orda da var. Yaşam tarzı ise arzuladığı yaşam tarzının alası yaşanıyor orda.
Giderler yaşarlar.

Ancak bir avuç mürteciyi bahane edip mütedeyyin insanları, üstelik Atatürkcü, laik kitleleri, dahası demokrat ve hukuk devletini savunanları tedirgin etmemek gerek. Sosyal hukuk devletini savundukları için onlara pişmanlık duyguları verecek korkuları salmamak gerek.

Ben inanıyorum ki, 50 veya 100 yıl sonra da şimdilerde o korkusu salınan “irtica” bu ülkeye gelemeyecek.
Nasıl ki komünizm gelemediyse irticanın esamisi okunmayacak bu ülkede.
Bu ülkeden yaşayanlar, cumhuriyet gibi bir yönetimin tadını aldıktan sonra  ikibuçuk zibidi mürteci müsveddesine meydanı boş mu bırakacak sanıyorsunuz?
Boşuna beklerler.
Bir asır sonra “İrtica da komünizm korkusu gibi bir şeymiş” diye yazılara rastlarsanız şaşmayın.
Çünkü bizden sonrakiler aynen öyle yazacaklar.

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.