Konsolosluk işleri…

Konsolosluk işleri…

0
PAYLAŞ

Konsolosluk işleri yurt dışında olunca insanın başına bir gelme ihtimali vardır ama yurt içindeyken başka bir ülkenin konsolosluk ile ilişkiler içinde olmak normal koşullarda hiçbir anlamı olmaz, çünkü yabancı biri, bir konsoloslukta ne arar?

Günümüz koşullarında konsolosluklar bir anlamda duvar görevini görmektedir. Görülmeyen duvarlar konsolosluk binaların kapısından başlar. O kapıdan girip yüzü güler çıkmak artık doğallaşmış ve kapıdan içeriye girmenin önemi anlatılır olmuş. Hele o kapıdan geç, bak güneş daha parlak olacak gibi inançlar insanların beyinlerine kazınmıştır. Bir başka söylem ile umut kapısı konsolosluk önünde sırayı getirir.

Konsolosluklar vatandaşından çok başka ülkenin vatandaşına hizmet verir konuma gelmiştir. Bu konsolosluklar; genelde gelişmiş ülkelerin toprakları sayılır. Gelişmiş olan ülke, kendisinden daha az kalkınmış ülkenin vatandaşını topraklarda görmek istemez, ama bir an gelir ki, o ülkenin vatandaşları kendisi için bir umut kapısı dahi olabilir, fakat bu umut olacak insanlarında iyi seçilmesi gereklidir. Dişlerine bakarlar, sağlıklı olup olmadığı tırnaklara bakarak anlarlar. Onlar, teknolojinin en üstünü, yaşam kalitesinin çok üstünde yaşadıklarına inanılır, çünkü o gidilmeyen ülke ve insanları için destanlar üretilmiştir, o destanlar ancak hiçbir şeyi görmeden yaşayanlar için doğrulardır.

Konsolosluk çalışanı doğal olarak hizmet verdiği vatandaşa göre daha üstün olduğunu düşünür, kendisinin en alta olduğunu unutarak. Burnunu havaya kaldırıp konuşmayı sever. Elinde maddelere bakar ve o maddelerin katı bir şekilde uygulaması için kendisi efendisinden daha çok ülkeyi seven vatandaşı ilan eder.

Bir ülkenin efendisi kimdir? Elbette hizmetlerinden en doğru ve kapsamlı yararlanandır. En doğru hizmeti kim alır? Parası olan! Parası kadar adam olanlar için zaten vize sorunu yoktur.

Gelişmiş ülkeler, gelişmişini engelledikleri ülkenin insanlarını hakir görürler, az gelişmiş olarak algılarlar, çünkü onlara verilen eğitim sistemi bunu doğal olduğunu söylemektedir. Akıllı insanların verdiği eğitimi kim yanlış diyebilir ki? Onların doğrusu, evrenin doğrusu olduğunu düşünürler ve tüm dünya insanları onları anlamak ile yükümlü olduğuna inanırlar. Hizmeti bile kendi dillerinden satın alırlar.

Konsolosluklar; ülkeler arası ticaretin gelişimi sonucu doğmuş olmasına rağmen, zaman içinde, o konsolosluklar ticari anlaşmazlıklar dışında, teknoloji casusluğu için kullanmışlardır. En son aşaması olan emek hırsızlığını ‘en iyisini’ seçerek geliştirmişlerdir. Kendileri için gerekli olan kas gücünü karşısındakini küçümseyerek ve küçülterek seçmiştir. Konsolosluklar, emperyalist zaman dilimin en önemli saldırı ve müdahale merkezi işlevini görmüştür. Kendi vatandaşının daha rahat ticari alana yayılması ve ticaretinin kendi vatandaşının lehine olması için koşullar hazırlamış ve uygulamıştır.

Konsolosluk çalışanları, ülkelerine hizmet etmekten büyük gurur ve onur duyarlar. O onur o kadar büyüktür ki, ülkeleri için sakladıkları sırlar ile ölürler. Konsolosluk çalışanın en altından en üst kademesine kadar hepsi tek vücuttur ama hayat standartları farklıdır, tıpkı ülkelerinde olduğu gibi. Konsolosluklarda çalışanlar o kadar çok işlerine kendilerini verirler ki, ülkelerinde üretilmiş kuralları en titiz şekilde uygularlar. Hiçbir şekilde eğilim göstermezler, onlar Newton’un bulduğu yer çekim kurallının hala doğru olduğuna inanırlar, zaman ve evrenin eğilmesinden haberleri yoktur.

Konsolosluklar vize konusunda uzmanlaşmıştır, kime nasıl davranacağın kuralları vardır. Kuralları esnekleştirmek çalışanın elinde olmasına rağmen, üstten biri bir şey demediği sürece bildiğini ve katı kuralı uygulamaya devam edecektir. Çünkü onlara verilen kuralları yerine getirmek ile yükümlüler, çünkü devletlerinin geleceği verdikleri bu vizeler garanti altında tuttuklarına gönülden inanırlar. Bir ülkenin her yerinde dalgalanan bayrak yerine kendi bahçelerinde kendi bayraklarını dalgalandırmaktan gurur duyarlar ve kendilerini ayrıcalıklı ve dokunulmaz görürler.

Konsolosluklar vize hizmetini bir gereklilik olarak değil, lütuf gibi yapmaya alışmışlardır. Bir ülke toprağında bir ülkenin konsolosluğu önünde vize için sıra olunuyorsa, o ülkenin yöneticilerinin o ülkelerin önünde kapı kulu olduğunu göstermektedir bir anlamda. Vize kuyruğu olan ülkenin insanların gururunu yok saymak anlamına gelir.


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK