Kopya intiharlar

Kopya intiharlar

0
PAYLAŞ

Geçen hafta medyada yer alan bir haberi gözden kaçıranlar olacağını düşünerek tekrar dile getirmek istiyorum. CHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tomanbay, son altı ayda Aselsan’da çalışan üç mühendisin intihar etmesi olayını TBMM gündemine taşıdı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan bu intiharların aydınlatılmasını istedi.


Tomanbay 1975 yılında kurulan Aselsan’ın en önemli üretim alanlarından birisinin askeri araç ve gereçler olduğunu ve Aselsan’ın savunma sanayi ve ulaştığı teknolojik birikim açısından ülke ekonomisi için vazgeçilmez ve ihmal edilemez bir konumda olduğuna dikkat çekti.


Ardından bu intihar vakalarının şirketin çalışma koşullarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını, eğer çalışma koşullarından kaynaklanmıyorsa bu intiharların arkasında başka hangi nedenlerin olacağının incelenmesi gerektiğini söyledi.


Tomanbay ayrıca Başbakan Erdoğan’a sunduğu yazılı önergeyle “Aselsan yönetimi bu konuda bir çalışma yapmakta mıdır? Bu intiharlar arasında bir psikolojik bağ var mıdır? Aselsan’da bu intiharları besleyen bir ortam söz konusu mudur?” sorularının cevabının bir an önce öğrenilmesini istedi.


***


Hatırlarsanız ilk intihar vakası geçen yıl Ağustos ayında yaşandı. Aselsan’da çalışan ve çok önemli projelere imza attığı söylenen 31 yaşındaki makine mühendisi Hüseyin Başbilen, 7 Ağustos tarihinde Ankara Pursaklar – Ayancık Yolu’nda aracının içinde ölü bulunmuştu. ODTÜ mezunu mühendisin sol el bileğinde 2 cm ve boyunda 20 cm kesik izleri vardı.


Aselsan’ın “Kanas” silahlarına monte edilen ve gece atış yapılmasını sağlayan çelik nişan dürbünlerini geliştiren mühendislerinden biri olan Hüseyin Başbilen’in vücudundaki kesik izlerinden şüphelenen savcılık soruşturma açtı ve otopsi yapılmasını istedi.


Bir süre sonra otopsi sonucu “intihar etmiştir” şeklinde geldi ve böylece  4 ağustos sabahı, işe gitmek için evden ayrılan ve üç gün sonra arabasının içinde ölü bulunan Hüseyin Başbilen’in ölümünün ardındaki sır perdesi de aydınlanmış oldu.


Mühendisin üç yıl önce tanışıp iki ay önce evlendiği psikolog eşi Gülsen Seda Başbilen, eşinin depresyonda olduğunu ve intihar etmiş olabileceğini söylerken, anne ve babası oğullarının cinayete kurban gittiğinde ısrar ediyordu. 


Hüseyin Başbilen’in üzerinde bulunan “Eşim artık istediği gibi rahat yaşayabilir. Ailemden çok özür diliyorum” şeklinde bilgisayarda hazırlanmış ve altında imzası olan not ise düşündürücüydü.


***


Bu şüpheli intiharın üzerinden baş ay sonra Aselsan’da çalışan bir başka mühendisin intihar haberi geldi.


Yine ODTÜ mezunu olan ve Aselsan’da 3 yıldır çalışan elektrik mühendisi 30 yaşındaki Alim Ünsem Ünal, 16 Ocak 2007 tarihinde Ankara Gölbaşı’nda tabancayla başından vurulmuş olarak bulundu.


Arkadaşlarına, Eymir Gölü’ne bakan yamaçta olduğunu ve intihar etmek istediğini bildiren genç mühendis “Birçok sorunum var. Artık yaşamak istemiyorum. Hakkınızı helal edin” diyerek cep telefonundan yakınlarına mesaj gönderdi.


Olay yerine gelen yakınları Alim Ünsem Ünal’ın cesedini tepedeki ağaca yaslanmış halde kanlar içinde buldu. Polis kayıtlarına genç mühendisin babasına ait 7.65 çapındaki tabancayı başına dayayarak tetiği çektiği yazıldı.
 
Yakınları mart ayında evlenmeye hazırlanan Ünal’ın psikolojik tedavi gördüğünü söylediler.


***


İkinci intihar olayının üzerinden 10 gün geçmişti ki, 26 Ocak 2007 tarihinde Aselsan’da çalışan mühendislerden birinin daha intihar ettiği haberi geldi.


Bu kez yine ODTÜ mezunu bir başka elektrik mühendisiydi intihar eden. 2 yıldır Aselsan’da çalışan ve yüksek lisans tezi için çok yoğun çalıştığı için psikolojisinin bozuk olduğu iddia edilen Evrim Yançeken, Ankara Batıkent’teki Alihisar Sitesi 7. katda bulunan evinin penceresinden atlayarak yaşamına son verdi.


Olay gecesi sabaha kadar uyumadığı öğrenilen Yançeken’in, bıraktığı notta “Artık dayanamıyorum. Psikolojim çok bozuldu. Yüksek lisans tezimle ilgili büyük sıkıntılar yaşıyorum. İntiharımdan kimse sorumlu değildir. Ailemin üzülmesini istemiyorum” yazıyordu.


***


Altı ayda üç intihar olayının yaşanması medyada yeterince yer bulmadı belki ama, elektronik posta yoluyla gelen bilgiler pek çok kişiye ulaştı. Gelen postalar ilginç bilgiler içeriyor. Bunlardan birini sizinle paylaşmak istiyroum:


“Aselsan, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltmak için kurulmuş bir şirket. En önemli özelliği aviyonik üzerinde çalışması ve bunu büyük ölçüde başarmış olması. Bu aviyonik meselesi çok önemli. 650 milyon dolara F-16’larımızı ABD modernize edecekti… İşte o uçaklarda bizimkilerin yapamadığı tek şey aviyonik sistemler. Dışa bağımlılık o yüzden. Türkiye’nin en parlak üniversitesinden mezun olmuş üç parlak mühendis. Türkiye’nin en parlak kuruluşlarından birinde iş buluyorlar. Türkiye standartlarına göre hayli iyi maaş alıyorlar. Ve ‘yüksek lisans tezi sıkıntısı’ onları intihara sürüklüyor. Yüksek lisans neden yapılır? Daha iyi maaş, daha iyi mevkii için. Adam zaten 26 yaşında bunu başarmış. Diğerleri de…


Aselsan’ın internet sayfasına giriyorum, intiharlarla ilgili tek açıklama yok. Türkiye’nin en gözde kurumunun üç mühendisi intihar ediyor, herkes sus-pus.


Ölenler Aselsan’ın çalışanı değil yalnızca, bu ülkenin yetiştirdiği beyinler, Olay sadece ruhsal sıkıntı ise, ilk intiharın ardından çalışanlarına yönelik tedbir almayan Aselsan yönetimi yine kusurlu sayılır. Türkiye’nin en gözde mühendisleri bu ölümleri görünce Aselsan’da çalışmak ister mi? Kurum, adeta içine kapanarak kendi bacağına kurşun sıkmış olmuyor mu?


Yanıtı gizlidir ama yine soralım: Bu mühendisler hangi proje üzeride çalışıyorlardı? Geleceklerini garanti altına almış üç kişinin art arda intihar etmesini ‘yüksek lisans’ notu açıklamaya yetmiyor.”


***


Elbette üç mühendisin peş peşe ölümü akla birçok olasılık getiriyor. Bir başka elektronik postada da bu olasılıkların sözediliyor:


“1- Her üçü de ihanet etmeleri için sıkıştırıldı ama ihanet etmedikleri için yok edildiler.
2- Her üçünün de ihanet ettiği saptandı ve yok edildiler.
3- Her üçü de Aselsan’da dönen bir dolabı öğrendiler ve açıklama yapmamaları için susturuldular.”


Eğer bu iki elektronik postada sözü edilenler doğruysa, bundan değişik sonuçlar çıkarmak mümkün. Tabii bugünden bilemediğimiz, düşünemediğimiz başka nedenler ve sonuçlarla da karşılaşabiliriz.


Kim ne derse desin, bu üç intihar birbirine benzemektedir. İntihar edenlerin üçü de aynı yerde çalışmaktadır, üçü de mühendistir ve ODTÜ mezunudur. İntihar etmende önce üçü de yakınlarına not bırakmıştır. Üç notta da intihar gerekçesi olarak psikolojilerinin bozuk olduğu yazılıdır. Ve bu intiharların hiçbirinin tek bir görgü tanığı yoktur.


Şimdi oturup düşünme zamanı. Her fırsatta kriminal konulardaki bilgileri ve analizleriyle karşımıza çıkan medyamızın mümtaz isimleri o sonsuz bilgi ve becerilerini ortaya döksünler ve Aselsan’ın görmezden geldiği, savcılığın çözemediği bu intiharların arkasındaki gerçekleri çözüp bizi de aydınlatsınlar.

BİR CEVAP BIRAK