Kozmopolit olmak

Kozmopolit olmak

0
PAYLAŞ

Bu “kozmopolit” sözcüğünün Türkçesi yok mu? Sanırım yok. İyi ki de yok. Eski yunan dilinde “kosmos” yani evren’le “polites” yani yurttaş’dan geliyor. Almanlar gibi yaparsak, sözcüğün boyu uzun olmasına aldırmazsak “kozmopolit”i bal gibi “dünyayurttaşı” diye türkçeleştirebiliriz. Gördünüz mü işin garipliğini. Bu nasıl bir adam böyle bu dünya yurttaşı? Böyle bir imge bizi doğruca ticaretin alanına götürür. Adam koyu külrengi takım elbisesiyle uçağa yetişmek için acele ediyor. Paris’e gidip iş bağlayacak, oradan Toronto’ya geçecek. Havaalanında acele dizüstü bilgisayarını açıp bir şeyler yazıyor, sonra cep telefonuyla bir yerleri arıyor. O arada yolcuları uçağa çağırıyorlar. Bizimki yerini alıyor. Yanında oturan adam bir Uzakdoğulu. Onunla ingilizce konuşmaya başlıyor. Sonra nasıl oluyor bilemeyiz, konuşmayı Fransızca üzerinden götürmeye başlıyorlar. Bir ara çantasından çıkardığı Le Monde’a bir göz atıyor.

Bu adama kozmopolit diyebilir misiniz? Kozmopolit olma yolunda diyebilirsiniz ama kozmopolit diyemezsiniz. Özel yaşamındaki özellikler yani oturup kalkma biçimi, yemek yeme biçimi, Paris’liyi ne kadar öykünse de Fransızca konuşma biçimi onun belli bir toprağın insanı olduğunu ortaya koyacaktır. “Küreselleşme” kavramı bu adamın işiyle ve kendiyle ilgili durumunu açıklayabilse de “kozmopolit” kavramı bu adamın üstüne bol gelir. Diyeceğim kozmopolitlik şimdilik bir düştür ve olsa olsa ticaret ve sanayi alanında at oynatanların boş ve büyük düşü olabilir.

Bendeniz de efendim kültürlerin yapısı konusunda düşünürken onların ne ölçüde kozmopolit olurlarsa o ölçüde zengin olacaklarına inanmışımdır. Ulusçu bakış açısının arı kültür kavrayışı karşılığı olmayan bir kavrayıştır ve ne olursa olsun bir kültür başka kültürlerden etkilendikçe güçlenir. Buna kültürlerin birbirlerini döllemeleri de diyebiliriz. Ama ne olursa olsun, her türlü döllenmeye açık olmakla birlikte bir kültür kendi olmaktan öteye geçemez. Çünkü bir yerden bir yere taşınan kültür ögeleri ulaştıkları yerde yeni özellikler kazanırlar, artık çıktıkları topraklarda oldukları gibi değillerdir. Bu bir zenginliktir, bir kültür ne kadar etkilenirse o ölçüde güçlü ve etkileyici olur. Bu yüzden kültür emperyalizmi sözü kötü niyetle oluşturulmuş ve postalanmış sözde kültür ürünlerini anlatmadığı sürece boş bir sözdür.

Bir insanın ya da bir topluluğun kozmopolit olacağım diye yola düşmesi aptallıktan başka bir şey değildir. Bu düpedüz bir açgözlülüktür, biraz da aşağılıkduygularının getirdiği bir kabuğunu kırıp daha uygar ortamların insanlarına benzeme tutkusudur. Azgelişmiş ülke yarı aydınlarının gelişmiş ülkelerdeki düşünce ve yaşam biçimlerine pek de altını kurcalamadan özendikleri bilinir. Bu ülke insanı için bu özlem bildik bir özlemdir. Amerikalı gibi kafa tıraşı olmak, Amerikalı gibi giyinmek, Amerikalı gibi el kol sallamak, Amerikalı gibi çatlata çatlata İngilizce konuşmak ya da konuşuyormuş gibi yapmak bu toplumda bir kesimin garip ve itici alışkanlıkları arasındadır. Amerikalı olmak özel olarak iyi bir şeymiş gibi her anlamda onu öykünen genç gerçekte ne Amerikalıdır ne de Türktür, acaip bir yaratıktır.

Bir liseliler toplantısında bir öğretmen hanımefendinin başkanlığında kozmopolit olmanın önemini anlatmaya çalışan, kozmopolitlik gösterileri yapan ve bunu yaparken tam anlamında dünyayı yeniden kurar gibi duran gençleri dinlerken içim acıdı. Biraz sonra salondan çıktım. Amerikan kaynaklı bir okulda okusalar da bu gençler dünyaya böyle bakmamalıydılar. Onların kültürde etkilenmenin önemini ve koşullarını anlatmalarını isterdim. Bunu beklerdim onlardan. Onlar uzun uzun dünya yurttaşı olmanın güzelliklerini anlatmaya çalıştılar. Çok sorunlu bir ülkenin az sorunlu kesiminden geliyor da olsalar böyle yapmalıydılar diye düşündüm. Dostlarım, kaba ulusçuluk ne kadar çıkarsız bir bakışsa dünya yurttaşlığı da öylesine kaba bir bakıştır.

Önemli olan bir toplumun insanı olabilmektir ve bir toplumun insanı olurken bütün bir dünya kültürüne açık olmayı becerebilmektir. Bilimin de felsefenin de sanatın da geniş kaynaklardan beslenmesi gerektiğini biliyorum. Ama bir başka dünyaya özenmenin toplumlara da topluluklara da ne kadar sıkıntılı sonuçlar getirebileceğini de biliyorum. Ne yaparsınız ki bazı insanlar bizim kendi olmak dediğimiz şeye biraz uzak bakıyorlar. Bu bazı insanlar zor yolları yürümektense kısa yoldan birilerine ya da bir şeylere benzemenin daha uygun olacağını düşünüyorlar. Çok önemli mi diyeceksiniz? Önemli bence.

BİR CEVAP BIRAK