Küresel kriz 2009 bütçesini sarstı

Edinilen bilgiye göre, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazine Müsteşarlığı bürokratları, 2009 bütçesine dönük çalışmalarını hızlandırdı. 


17 Ekim akşamına kadar TBMM Başkanlığına sunulması gereken 2009 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde temel büyüklüklerin belirlenmesi sırasında Orta Vadeli Program çerçevesinde hareket ediliyor. Ancak, son dönemde ortaya çıkan küresel finansal krizin ekonomiye olası yansımaları da ekonomik büyüklüklerin tespitinde göz önünde bulunduruluyor. 


Bu çerçevede, Orta Vadeli Programda yaklaşık 259 milyar YTL olarak öngörülen 2009 yılı Merkezi Yönetim Bütçe büyüklüğünün 260 milyar TL’yi (2009’da YTL’deki Yeni ibaresi kalkacağı için bütçede rakamlar TL olarak yer alacak) biraz aşması bekleniyor. Bütçe harcamalarının 261-262 milyar TL seviyelerine çıkabileceği belirtiliyor. 


Bütçe gelirlerinin 245 milyar TL dolayında olmasının tahmin edildiği 2009 yılında, Merkezi Yönetim Bütçesinin 15-16 milyar TL dolayında bir açık vermesi öngörülüyor. 


Faiz dışı fazlanın da, yüzde 2,7’si Merkezi Yönetim Bütçesine ait olmak üzere, yüzde 3’te tutulması planlanıyor. 
     
BÜYÜME RAKAMI DÜŞÜYOR


2009 yılı bütçe çalışmalarında, ekonomi yönetimini en fazla büyüme hızı uğraştırıyor. 4 ay önce yayımlanan Orta Vadeli Programda 2009 yılının büyüme hedefi yüzde 5 olarak yer almıştı. 


Ancak bu yılın ikinci 3 aylık döneminde büyüme hızının yüzde 1,9’a gerilemesi, 6 aylık büyüme rakamının da yüzde 4,2 olarak gerçekleşmesi, bunun ardından da küresel finansal krizin dünyaya yayılması, 2009 için büyümede daha ihtiyatlı davranılması gereğini ortaya çıkardı. 


Ekonomi yönetiminin bütçe çalışmalarında, 2009 yılı büyüme oranı için yüzde 4 ile 4,5 alternatifleri konuşuluyor. Bürokratlar, ağırlıklı olarak yüzde 4,5 rakamı üzerinde duruyor. Büyüme hedefinin Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplantısında netleşeceği ifade ediliyor. 


Öte yandan Orta Vadeli Programda, 2009’da gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) cari fiyatlarla 1,1 trilyon TL olması öngörülmüştü. Büyüme hedefinin yüzde 5’den 4,5’a indirilmesi halinde, bunun GSYH rakamını da aşağı çekmesi bekleniyor. Ancak deflatördeki (milli gelir enflasyonu) artış, GSYH’daki yüksek bir düşüşü engelleyecek ve olumsuz etkisi 1-2 milyar TL’yi aşmayacak. 


Orta Vadeli Program hazırlanırken esas alınacak 1,40’lık ortalama dolar kurunda da herhangi bir değişikliğe gidilmiyor. 
     
EKONOMİ BÜROKRATLARININ GÖRÜŞLERİ


Bu arada üst düzey bir ekonomi bürokratı, küresel kriz ortamında makro ekonomik dengelerin mutlak surette korunması gereğine dikkat çekerek, ”Krizin tırmandığı bir ortamda daha fazla harcama lüksümüz yok. 2009 bütçesi de bu anlayış içinde hazırlanıyor” derken, bir başka ekonomi bürokratı da AA’ya şu değerlendirmede bulundu: 


”Küresel kriz, Türkiye’yi iki noktada etkileyebilir. Birincisi ticari ortakların bizim mallarımıza olan talebi düşürebilir.. Bu da ihracatı azaltacak. Böylelikle dış talep ayağından kaynaklanan bir sıkıntı yaşanabilir. İkinci olarak da kredi kanallarında düşüşe, tıkanıklığa sebep olabilir. Kısa vadeli kredilerin geri ödemesinde sorunlar ortaya çıkabilir. Bu da özel sektörün yatırım kararlarında revizyona gitmesini ve frene basmasını beraberinde getirebilir. 


Bu durumda, ödemeler dengesinin finansman ayağında bir miktar zorluk çekilebilir. Cari açık bu kadar yüksek olmasaydı, krizden belki daha az etkilenirdik. Bu kriz sırasındaki en büyük zaafımız yüksek cari açık olarak görülüyor.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.