Kritik dönemeç Ekim

Kritik dönemeç Ekim

0
PAYLAŞ

Kıbrıs’ta tarafların yapacağı yoğunlaştırılmış görüşmelerin sonunda, ekim ayı çözümü getirebileceği gibi müzakerelerin sonu da olabilir.

Kıbrıs sorunun çözümü yönünde sürdürülen müzakereler kapsamında ekim ayında New York’ta yapılacak dördüncü üçlü Kıbrıs zirvesi büyük önem taşıyor. Kıbrıs sorununun çözümünün olup olmayacağının netleşmesi ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un bu konuda bir karar vermesi bekleniyor.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Kıbrıs Rum yönetimi lideri arasında sürdürülen müzakerelerde, taraflar arasında, ana konularda derin görüş ayrılıkları var.
7 Temmuz’da Cenevre’de yapılan üçüncü üçlü Kıbrıs zirevinde, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, taraflardan, ekim ayına kadar yoğunlaştırılmış görüşme yapmasını ve ekim sonunda New York’ta yapılacak dördüncü üçlü görüşmeye daha yakınlaşmış halde gelmelerini istedi.

Cenevre’da toprak konusunda açılım yapan Kıbrıs Türk tarafı, ekim ayına kadar yapılacak yoğunlaştırılmış görüşmlerde al-ver sürecine hazır.

SÖZCÜ ERTUĞ: ”DÜĞMEYE BASILDI

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Sözcüsü Osman Ertuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un, 7 Temmuz’da Cenevre’de yapılan Kıbrıs zirvesinde, ‘Kıbrıs sorununun sonlandırılması süreci için düğmeye bastığını” söyledi.

Türk tarafının yıl sonuna kadar çözüm ve 2012’in ilk aylarında çözüm hedefinin gerçekçi olduğunu, 2012 sonrası çözüm hedefinin ise gerçekçi olmadığını belirten Osan Ertuğ, ”Kıbrıs sorununun sonlandırılması, sonuçlanması süreci için düğmeye basılmıştır diyebiliriz. Yani sonun başlangıcı, ama bu sonuçlandırma muhakkak çözüm olacak noktasındadır diyemeyiz. Olabilir de olmayabilir de ama her iki durumda da bir sonucun ortaya çıkması için Genel Sekreter düğmeye basmıştır diyebiliriz” dedi.

Ertuğ, Kıbrıs müzkererlerinin gündeminde 6 ana başlık olduğunu, hiç bir başlığın kapatılmadığını, hiç ele alınmayan konular da olduğunu söyledi.
Ertuğ, bir anlaşmanın engellenmesinin önüne geçmek için, toprakla bağlantılı harita ve sayı konusunu en son görüşeceklerini söyledi.

Müzakerelerde iki tarafın görüşemeyeceği tek konunun garantörük konusu olduğuna, garantörler görüşülürken garantör ülkelerin de katılımının gerektiğine işaret eden Osman Ertuğ, ancak güvenliğin iç boyutlarını görüşmeyi kabul ettiklerini ve federal polis ve kurucu devletin polis gücü konularının ele alındığını belirtti. Ertuğ, polis konusunda açılımlar yaptıklarını, Rum tarafının bunları kabul etmdiğini, bu açılımlar sayesinde Cenevre görüşmesinin başarılı geçtiğini anlattı.

7 TEMMUZ CENEVRE SONRA

7 Temmuz’da Cenevre’de yapılan Kıbrıs zirvesinden sonra müzakerelerin yoğunlaşacağına değinen Ertuğ, Kıbrıs Türk tarafının zaten yoğunlaşmış görüşme sürecine hazır olduğunu her zaman belirttiğini, Rum tarafınınsa süreci ağırdan aldığını ifade ederek, yine Türk tarafının talebi olan görüşmelerin bir bir takvime bağlandığını söyledi.

Ertuğ, ”Resmi olarak bir tarih yazılmamış olsa bile fiili bir takvim ortaya açıktı; bu da ekim ayı” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin taraflara, ”Ekim ayına kadar yoğunlaştırılmış görüşmeler yapın, bütün ana konularda uzlaşmaya çalışın ve New York’a bunlarla gelin” dediğini, Türk tarafının bunu yapmaya çalışacağını kaydeden Ertuğ, dördüncü üçlü görüşmenin yapılacağı New York’ta önlerini görebilecek bir noktada olmaları gerektiğini söyledi.

Ertuğ, ”Bu işin bir yere gidip gitmeyeceği konusunda Genel Sekreter’in artık bir yargıya varması ve bu yargıyı, vereceği raporda, BM Güvenlik Konseyi’ne duyurması beklenmektedir” diye konuştu.

BM’nin Cenevre sonrası daha aktif hale geleceğini ve rolünün yükseleceğini, bunun da taraflara bazı önerilerde bulunacağı anlamına geldiğini kaydeden Osman Ertuğ, süreçten sonuç alınamaması halinde BM’nin adadaki varlığını gözden geçirme durumunun ise gündemde olduğunu söyledi.

Ertuğ, ”Bu da artık gündemdedir. Uluslararası topluluk bu işten usanmıştır. Enerjisi artık burada tüketilmemeli diye bir düşünce vardır… Yani uluslararası topluluğun sabrı tükenmektedir” dedi.

2012 ÇÖZÜM HEDEFİ

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Osman Ertuğ, Türk tarafının yıl sonuna kadar çözüm ve 2012 yılının ilk aylarında referanduma gidilmesi hedefinin, ”gerçekci bir beklenti” olduğunu söyledi.

2012 sonrası çözüm bekletilerinin gerçekci olmayacağına işaret eden Ertuğ, şöyle devam etti:

”Eğer bir şey olacaksa; …Sayın Davutoğlu’nun da dediği gibi 2012’nin ilk ayları içerisinde bir referandum hazırlığı yapılması. Zaten o dönem içerisinde bu gerçekleşmezse, ondan sonra Kıbrıs Rum tarafının AB dönem başkanlığı dönemi başlar, daha da katılaşırlar, esneklik gösteremezler. 2013’te de Rum başkanlık seçimi geliyor. Onun için 2012’nin ilk çeyreğinden sonra olabilecek beklentilerin hiç birisi gerçekçi değil. Eğer bu dönem içerisinde bir şey yapılabilirse yapılır.”

BİR CEVAP BIRAK