Kriz ortamı

Kriz ortamı içinde iş arayanları bekleyen en büyük tehlike, iş mektuplarının çöpe atılmasıdır. Büyük umutlar ile yazılan mektupların amacına dahi ulaşmadan çöp kutusuna gitmesidir. Umut ile cevap bekleyenler ise umutlarını Godot’u bekler gibi bekleyenlere döndermiştir. Hiç gelmeyecek olana yönelik umut, büyük hayal kırıklıklarını ve gelecek için yapılacak olan enerjinin tükenmesidir.

Kriz ortamı içinde yaşayanların enerjileri tükenmiştir. Tükenen sadece enerji değil, umutlardır. Umudu olmayanın bu dünyada beklentisi de olmaz. Umudun yaratılması için kişinin yapabileceği fazla bir şey yoktur, çünkü o güne kadar kişi, görev adamı olarak yaşamıştır. Görev verilmiş ve o görevi gerektiği gibi yerine getirmiştir. Bütün görevleri en iyisini yapan birinin, bir gün işinden olması anlaşılır gibi değildir. Verilen her işi titiz olarak yapan vatandaş, bir gün kriz adı verilen büyük bir ekonomik durgunluk ile kapının önünde olmasıdır.

Çalışan insanlar genelde görev adamıdır. Çünkü çalışan insan, o güne kadar verileni yapmıştır ve çalıştığı kurumun ilerlemesi için her türlü özveriyi göstermiştir. Bir gün yaptıklarının anlaşılacağı ve takdir göreceğini düşünür. İş aslanın ağzındadır ve ne görev verilirse onu yapmak ile yükümlüdür. Hiçbir zaman görevini aksatmamış, patronun gözde elemanıdır. Onun sanki bir sırdaşıdır. İşte yaşananlar, işte kalmıştır. Eve iş götürmüş ama evdekilere dahi bir şey söylememiştir. Mutsuz olduğu durumlarda dahi içine atmıştır. Dışarıya sır vermemiştir. Her türlü olumsuz durumu görmemezlikten gelmiştir, örnek bir çalışan olarak, hep önde olmuştur.

Kriz yaşananların yok olmasıdır. Onca yılın birikimin kapı ile ayrılmasıdır. Kapının arkasında olmak ile önünde olmak gibi bir çizgidir. O çizginin hangi tarafında olduğu önemlidir. Önünde olduğunda, sıra beklemek zorundadır, çünkü kapının arkasındaki masa başındaki ile görüşmek için araya adam koymak zorunda olduğunu yaşayarak öğrenecektir. Çünkü yazdığı iş başvuruları, çöpe gittiğini bir telefon konuşmasında öğrenecektir.

İş başvurusu yaptıktan sonra, bir süre beklemiştir ve tecrübeleri ile o işe layık olduğunu düşünmüştür ve işe alınacak en şanslı insan olduğunu peşinen kabul etmiştir. Fakat zaman geçer ve beklediği yanıt gelmemektedir. Eski çalıştığı yerden bilir, iş peşine düşülmeden olmaz. İş başvurusunun peşine düşer ve telefon ile arar. Telefonun arkasından gelen sakin bir ses ile konuşur ve durumunu anlatır. Aynı tek düzeydeki ses, şirketin durumu ve başvurular hakkında bilgi verir. Bu kriz ortamında eskisinden daha çok fazla iş başvurusu geldiğini ve o başvuruları okuyacak elemen bulmak zorunluluğu ortaya çıktığını ama o elemanı alacak ekonomik güç olmadığına göre, başvuruları ilk önce görüntüsel olarak ayırdığını, pulun yapıştırmasına göre, yazının biçimine göre ön eleme yapıldığını anlatır. Hiç içi açılmayan bir çok başvuru mektubu baştan elenir. İçeriği dahi bilinmez. Sonra en az düzeye indirildiğinde, bir kaçının zarfının açıldığı ve ilk cümlelere bakıldığını bildirir. Fotoğrafları genelde yakışıklı ve güzel olanlar tercih edilir, diğerleri elenir. Bu elemeler sonucunda, en aza indiğinde, genç ve maliyeti en düşük olan tercih edilir, çünkü şimdi ne kadar aylık ile çalışmak istediğine ilgili bilgi başvuruda vardır. Eğer bu bilgi yoksa peşinen elenir. Tıpkı ihaleye giren firma gibi başvurular olur. En düşük maliyetli ve en tecrübeli, yakışıklı / güzel biri ile, ön görüşme için randevu yapılır ve çağrılır. Diğerlerine yanıt dahi yazılmaz, çünkü maliyet sorunu vardır. Bütün bunları aşanlar şanslıdır.

Bunların dışında en önemli tercih, birinin başvuran kişiyi o firmaya tavsiye etmesidir. Tavsiye edenin patronlar ile samimiyeti bu aşamada önemlidir. O orana göre kişinin iş başvurusu kabul edilir ve incelenir.

Günümüzde bütün bunları aşarak işe başlayanlar çok şanslıdır ama işe başlayan kendisini kanıtlayabilmek için, hasta dahi olsa rapor almaz, en zor koşullarda olan görevi bile gönüllü kabul eder. Kadın ya da erkeklerin iş yerinde taciz ya da birlikte yaşama tekliflerine açık olması gereklidir. Çünkü iş artık ağızda değil, başka yerdedir. İş için yapılmayacak özveri yoktur. Hükümetin vermiş olduğu her türlü teşviklerden de yararlanır işveren. Yeter ki iş yeri açık kalsın!

Günümüzde iş arayanlar, tecrübelerine göre değil görünümlerine göre tercih edilmesine itiraz etmemeleri kendi çıkarları açısından önemlidir. İşi olanlar, eskisi gibi hak için greve akıllarına bile getiremezler. Daha uzun çalışmaya itiraz etmemeleri gereklidir. İş için görev bekleyen milyonlar artık kapının önünde sıraya girmiş durumdadır. Tanıdık arayanlar da sırada olduğunu unutulmamalıdır.

Kriz ortamı demek, sefaletin ve açlığın daha fazla olması yanında, kimliksizleşmiş insanlarında çoğalmasını getirir. Kimliksizleşen insanların çoğalması yaşam kalitesinin düşmesi ve kriminal olayların artması tesadüfi değildir.

Kriz ortamı birilerini teğet geçerken, birilerinin yüzünü güldürür, birilerinin yüzlerine yeni maskelerin takılmasına sebep olur. Kriz toplumlarının mutluluk üzerine bir araştırılma yapılmış olsa, nasıl bir sonuç ile karşılaşırız dersiniz?


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.