Krize rağmen Türk işyerleri arttı

TAM’ın verilerine göre ”girişimci” sayısı 2003 yılında, bir önceki yıla yüzde 7,9 artarak 61 bin 300’e çıktı.

TAM’ın her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği ”Almanya’daki Türk Girişimciliğin Ekonomik Boyutu” isimli araştırmada Türkiyeliler’in yatırım yaptıkları alanların çeşitlendiğine dikkat çekiliyor. Türkiyelilerin en çok perakende ticaret (yüzde 34,1) alanında yoğunlaştıkları bildirilirken, bunu yüzde 23 ile gastronominin takip ettiği bildirildi.

2003’de yüzde 19,2 olan hizmet sektörüne yönelmenin 2004’de yüzde 22,8’e çıktığını bildiren TAM yetkilileri, ”Bu ciddi bir büyümeye tekabül etmektedir” görüşünü savundular.

Türkiye kökenli girişimcilerin birçok sorunla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilirken, özellikle bankaların kredi verme konusunda tutuk davrandıkları bildirildi. Bu konuda bir takım kolaylıkların yapılmasını talep eden TAM yetkilileri, ayrıca devlet dairelerinde de sorunların yaşandığına dikkat çektiler.

İÇ REKABET DEĞİŞMELİ

TAM’ın Türkiye kökenli girişimcileri özellikle rekabet konusunda uyarıyor. Gastronomi ve gıda sektörlerinde yaşanan yoğunlaşmadan dolayı ”Türklerin kendi içlerinde rekabet etmekte oldukları”nı tespit eden TAM yetkililerinden Yunus Ulusoy, ”Bunun için alternatif sektörlere yönelinmesi gerekiyor” görüşünü savundu.

Girişimci patlaması”nın yaşandığı döneme bakıldığında yığınsal olarak işten atmaların gerçekleştiği görülmekte. Paralı çıkışlarla küçük bir işyeri açmak ve geçimini sağlamak isteyen ”yeni girişimciler”in sonu genelde hüsranla bitiyor.

Bir süredir paralı çıkışların gündemde olduğu Opel’de işçiler arasında yapılan tartışmalara bakıldığında bu gerçek iyice ortaya çıkmakta. Birçok Opel işçisi alacakları tazminatla küçük bir işyeri kurarak geçimini sağlama hayalini sürdürmekte. Ancak bu hayallerin kısa sürede yerle bir olduğu da bilinen bir gerçek. Zira bu yılın başında açıklanan rakamlara göre bu tür işyerlerinin yüzde 30’unun iflas ettiği bildirilmişti.

”Türk girişimcileri” rekabet konusunda uyaran TAM yetkilisi Ulusoy, ”Türklerin kendi içlerinde rekabet” etmemeleri için başka alanlara yönelmelerini öneriyor. Kapitalizmin temel yasası olan rekabetten kaçılamayacağını bilmesine karşın bunu öneren Ulusoy, alternatif yatırım alanı sunma konusunda sessiz kalıp ”tercihi girişimciye” bırakıyor.

EMEK SÖMÜRÜSÜ YOĞUN

Türkiye kökenli ”girişimciler” hangi alanda ticarete atılırlarsa atılsınlar rekabet koşullarından kurtulamayacaklardır. Rekabet koşullarında başarılı olabilmenin tek koşulu ise emek gücünün sömürüsünü daha da yoğunlaştırmaktır.

Türkiyelilere ait küçük ve orta ölçekli birçok işletmede genelde yine Türkiye kökenli emekçiler çalıştırılıyor. Bunların hangi koşullarda çalıştıkları da ortada. Özellikle inşaat ve döner imalathanelerindeki çalışma koşullarının çok kötü olduğu, çalışma sürelerinin sınırsızlaştırıldığı, çoğu kez ücretlerin aylarca ödenmediği de biliniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.