“Kronik hasta sağlık çalışanlarına izin yok!”

Bilkent Şehir Hastanesinden bir sağlık emekçisi Evrensel’e gönderdiği mektupta “Kronik hastalıkları olan sağlık çalışanları ısrarlı bir şekilde idari izinli sayılmıyorlar” diye yazdı.

Bilkent Şehir Hastanesinden bir sağlık emekçisi
Ankara

Merhaba Evrensel okurları;

Koronavirüs salgınına karşı yaşadığımız sorunları size anlatmak istiyorum. Sağlık çalışanlarına pandeminin dışında bir unsur, bir ekipman gibi davranılmış, onların fikirleri, kaygıları dikkate bile alınmamıştır.

Hamileler, süt izni kullananlar, kronik hastalığı olan sağlık çalışanları Sağlık Bakanlığının genelgesinin doğru bir uygulama olmadığını anlatmaya çalıştıklarında, tutanaklarla tehdit edilmişlerdir. İnsan oldukları, aileleri oldukları, hasta oldukları, yıllardır canla başla hizmet ürettikleri gerçeği birden farklı bir boyuta taşınmıştır.

Sağlık emekçilerinin olağanüstü durumlarda nasıl hareket edeceği, görev ve sorumluluklarının neler olduğunun belirlenmesi, konu ile ilgili eğitimlerin verilmesi, görevlendirmelerin yapılması ve yılda bir kez yangın, salgın gibi senaryolarla tatbikatların yapılarak çalışanların farkındalık düzeyinin yükseltilmesi de kurum yöneticilerimizin görev ve sorumlukları arasındadır. Pandemi hazırlık planları da yine kurum yöneticilerinin hazırlaması gereken planlardan birisidir. Eğer bu planlar yapıldıysa çalışanlarla paylaşılmalı, çalışanlara görev ve sorumlulukları normal dönemlerde yazılı olarak tebliğ edilmelidir. Şu an pandemi içerisinde alınmaya çalışılan ve birkaç saat içinde değişikliğe uğrayan düzenlemeler, HAP komutunun verilmemesi, kliniklerden, yoğun bakımlara ani kararlarla WhatsApp mesajlarıyla yapılan görevlendirmelere baktığımızda, hastaneler görevlerini ihmal edenler tarafından bu sürece hazırlıksız yakalanmıştır.

BİRİLERİ BİZE GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR
Sağlık yöneticileri tüm koruyucu ekipmanın yeterince var olduğu yönünde kamuoyuna yönelik açıklamalar yapsalar da sağlık çalışanları siperlik istediklerinde, sıvı geçirmez apron önlük ya da sıvı geçirmez tek kullanımlık tulum istediklerinde tıbbi sarf depo görevlileri bu malzemelerin ellerinde olmadığını söylemekteler. Bu durumda neye ve kime inanalım? Birileri bize gerçeği söylemiyor.

Dünya Sağlık Örgütü rehberleri, şüpheli hastaya girişimsel bir işlem yaptığımızda ve yakın temas halindeysek N95 maskenizi takın, sıvı geçirmez tulumunuzu giyin, koruyucu gözlüğünüzü ya da siperliğinizi takın, çift kat eldiveninizi giyinin diyor. Koruyucu ekipmanlar olarak adi kol bileklerinin lastikleri tutmayan tek kullanımlık sıvı geçiren önlükler veriliyor. Ardından “Enfeksiyon Kontrol Komitesi kararıdır, uymalısınız” deniliyor. Can güvenliğimiz, bilimsel bilginin ihtiyaca göre biçimlendirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının sürece aktif müdahale etmemesinden ya da edememesinden dolayı tehlikededir.

KARANTİNADA KİMİN ÇALIŞTIĞI BİLE SAKLANIYOR
Karantinaya alınan birimler, karantinada kimlerin çalıştığı adeta devlet sırrı gibi saklanıyor. Bu bilgilerin şeffaf bir şekilde çalışanlarla paylaşılması ve paniğin engellenmesi, kurumsal güvenin sağlanması, çalışanın endişe ve kaygılarının giderilmesi için elzemdir. Çalışanlar gizlenen bilgilerle paniğe kapılarak hatalı davranışlara yönelebiliyorlar. Örneğin; koruyucu ekipmanın yanlış ve gereksiz kullanımı, kanıtlanmamış bilgiyi yayma, paniği artırma vb.

Sağlık çalışanlarına koruyucu ekipman sınıflandırmaya uygun veriliyor ama sınıflandırmada önlük deniliyor. Örneğin; şüpheli ya da pozitif alanda önlük kullanılmalı diye genel bir ifade yazılmış. Sıvı geçirmez önlük denilmemiş. Pozitif vakadan kan alınırken negatif basınçlı kabinlere hasta sokularak örnek alınan ülkeler var. Bunu sosyal medyadan da takip ediyoruz. Bize ise önlük yeterli deniliyor. Hayatımız olasılıklar üzerinden kurgulanmamalı.

KÂR GÜDÜSÜYLE HAREKET EDİLMEDİĞİNE İNANMAK İSTİYORUZ
Hastanede poliklinikler halen hizmet veriyor. Acil olmayan hastalar da gelmeye devam ediyor. Ameliyatlar, endoskopi, kolonoskopiler, MR, tomografi randevuları kabul ediliyor. İl dışından hastalar kontrole geliyor ya da çağrılıyor. Çalışanlar olarak aciliyeti doktoruna ve hastanın kliniğine göre değişmekle birlikte kamu özel ortaklığı olan şehir hastanelerinde böyle bir dönemde kâr güdüsüyle hareket edilmediğine inanmak istiyoruz.

Kurum amirlerinin inisiyatif almasıyla 65 yaş üstü çalışanlar sürecin başından beri idari izinli sayıldı. Bazı 50 yaş ve üzeri çalışanlar da ilerleyen günlerde idari izinli sayıldılar. Çin, İtalya ve İran’da ölüm istatistiklerinde diyabet, hipertansiyon, KOAH, immün sistem yetersizliği olanların sayılarının fazla olmasına rağmen, bu tür kronik hastalıkları olan sağlık çalışanları ısrarlı bir şekilde idari izinli sayılmıyorlar.

Şüpheli ve pozitif vakalarda dünya standartlarına uygun çalışma koşulları sağlanmaz ve koruyucu ekipman temin edilmezse, çalışmaktan kaçınma hakkı için dilekçeler yazmakta ya da tutanaklarla iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından destek istemektedirler. Özetle sağlık çalışanları sadece korona ile mücadele etmeli, görev ve sorumluklarını vaktinde yerine getirmeyenlerle değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.