Kubilay’dan Mumcu’ya Cumhuriyet Şehitleri ve TGB Avusturya

Benim de hala yönetiminde olduğum Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği (AADD) dernek lokalinde her sene geleneksel olarak Türkiye’nin Cumhuriyet Şehitleri anılır. Geçtiğimiz yıl bu görevini yine AADD yönetim kurulu üyesi öğretmen bir arkadaşım ile bana vermişlerdi. Kubilay’dan günümüze kadar Cumhuriyet kazanımlarının korunması uğruna şehit verilen aydınlarımızın katledilmelerini film ve fotoğraflar eşliğinde anlatmıştık. Sunarken kelimeler boğazımda düğümlenmiş, konuşmakta zorlanmıştım.
Bu sene, bu işi AADD gençlik kolunun pırıl pırıl üyeleri üstlendiler. Bir çoğunun Avusturya’da doğmuş, büyümüş olmalarına rağmen anlatımları, konuşmaları kusursuzdu. Anmada izleyenleri sıkmamak için Kubilay’dan Necip Hablemitoğlu’na kadar seçmiş oldukları Cumhuriyet Şehitleri vardı.

AADD’nin her etkinliğinde olduğu gibi bu etkinliğinde de bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın hep beraber okunması geleneği sürdürüldü. Açılış konuşması mutlaka AADD adına olmalıydı. Bu konuşmayı genç ve çalışkan arkadaşımız AADD Başkanvekili Yusuf Genç yaptı.

Genç konuşmasında dernek olarak „ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettigi Cumhuriyet’in emanetinin kuyusunu kazmaya çalısan iç ve dış düşmanlarını, bizlere ve gelecek nesillere anlatabilmek uğruna canlarını feda eden Cumhuriyet Şehitlerimizi her yıl Ocak ayında anıyoruz“ sözleriyle başladı. Cumhuriyet Şehitlerini saygıyla anan Yusuf Genç Cumhuriyet‘in Kubilay’ı kaybettikten sonraki yıllarda ülkenin yetiştirmiş olduğu son derece değerli araştırmacılarımızı, yazarlarımızı ve biliminsanlarımızı kaybettiğimizi belirtti.

Cumhuriyet Şehitlerini katstederek „Yandaş medyanın yayınlarında belirttiği gibi bu cinayetler kesinlikle faili meçhul cinayetler değildir“ dedikten sonra „Tetiği çekenin dahi bilindigi bu elem olaylarda arkadaki karanlık güçler hep kollandı ve hep saklandı“ dedi. Cumhuriyet Şehitlerinin katillerinin „arkasinda NATO-Gladyo-Mafya şeytan üçgeni vardı“ açıklamasından sonra konuşmasına „Ülkemizdeki son gelişmelere bakılırsa Gladyo artık F-tipi bir Gladyo’ya dönüşmüş, ülkenin tüm önemli makamları bu şahıslar tarafından ele geçirilmiş durumdadır“ sözleriyle devam etti. Genç konuşmasında „Yasama-Yürütme ve Yargı tamamen siyasileşmiş, aydınlar ve gerçek vatanseverler Silivri ve Hasdal‘da esir kamplarına toplanmışlardır, halen görülmekte olan davalarda ise gerçek adaletin yerini bulmasını beklemek ise hayalperestliktir“ tespitinin altını çizdi.

Seçktin bir topluluğa konuşan Yusuf Genç, „Türkiye’yi canları pahasına kurmuş bir milletin çocuklarıyız, Cumhuriyetimizin gelecegi icin elimizden geldiğince çalışmalıyız ve gerçekleri daha cok vatandaşımıza bıkmadan, usanmadan ve yorulmadan anlatmalıyız“ sözleriyle konuşmasını bitirdi.

Daha sonra ise AADD’nin gençlik kollarının hazırlayıp sundukları anma programında, Cumhuriyet Şehitleri teker teker kişilikleri, çalışmaları ve mücadeleleri film ve fotograflar eşliğinde anlatıldı. Kubilay ie başlayan Cumhuriyet Şehitleri sırasıyla Doğan Öz, Abdi İpekçi, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok,Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okkan ve Necip Hablemitoğlu anlatıldı. Anmada film de gösterildi. Filmlerden ilki ilk Devrim Şehidi Kubilay’ı konu alan film olurken, son film ise Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını konu edinen filmdi. Dia gösterisinde ise kaybedilen Mahir Çayan’dan Erdal Eren’e kadar genç devrimciler de anıldılar.

Cumhuriyet Şehitlerinin anılması sonrasında ise bağlama eşliğinde „Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor“ ve „Uğurlar Olsun“ türküsü okundu. İzleyicilerin de katıldığı türkülerin söylendiği sırada duygulu anlar yaşandığı görülürken, bu duygulu an AADD yönetim kurulu üyesi Mümtaziye Güçlü tarafından dile getirildi.

Kapanış konuşması görevi ise bana verilmişti. Kaybettiğimiz aydınlarımızın anlatılması ve onlar için söylenen türkülerin yükü yüreğimi ezmişti. Yüreğimin bu ezikliği dilime de yansıyacaktı elbette. Bir metin hazırlamıştım. Metnin hepsini orada söyleyebildim mi, bilmiyorum, zira sözcüklerin dudaklarımın arasından çok rahat çıkmadığını fark ediyordum. Ama buna rağmen hazırladığım metin şöyleydi: „Cumhuriyetimizin ilan edildiği yıllardan bu yana, cumhuriyet düşmanları çalışmalarını sinsi sinsi sürdürdüler. Bu süre içerisinde cumhuriyet kurumlarına teker teker saldırarak, kapattırdılar ve kapattıramadıklarını ele geçirmeye çalıştılar. Ele geçiremediklerini ise toplumun gözünde itibarsızlaştırma çalışmalarını sürdürdüler. Bunu da ellerine geçirdikleri gazete ve televizyonlar aracılığıyla yaptılar.

Kurumların yanında Cumhuriyet’i savunan, onun birer neferi olan güçler ise genç arkadaşlarımızın anlattıkları gibi teker teker katledildiler. Onların yokluğunu fırsat bilen her türlü Cumhuriyet düşmanı çalışmalarını daha da hızlandırdı.

Cumhuriyet devrimcilerinin katledilmesi ve kurumlarının birer birer ele geçirilmesi veya kapatılması Cumhuriyetimiz’in altından çekilen birer tuğla oldu. Cumhuriyet ve Türkiye düşmanları, Cumhuriyet neferlerini aramızdan aldılar. Aramızdan alamadıklarını ise BALYOZ, KAFES, ERGENEKON, ANDIÇ, DARBE VE ODATV gibi kurmaca belgelerle hapislere tıkıp, esir aldılar. Ülkenin kahramanlarına terörist muamelesi yaparak, kimisini intihara sürüklediler, kimisi ise Silivri’ de Hasdal’da her şeye rağmen direnmektedir.
Bizim, AADD üyeleri, taraftarları olarak görevimiz: Hasdal ve Silivri toplama kamplarında esir tutulanların direnişine destek vermemizdir.”
TGB-Avusturya

Cumhuriyet Şehitlerini Anma etkinliğinden sonra, aynı çevreden yeni bir ses yükseldi: “Ülkemizi seviyoruz, ülkemizin bağımsızlığı bizim için esastır. Cumhuriyet bizimdir, koruyacağız” sözleriydi.

Uzun süredir tek tek kişilerin çalışmalarıyla Avusturya’da kurulmaya çalışılan Türkiye Gençlik Birliği Avusturya’nın kurulduğu ilan edildi. Geçtiğimiz hafta Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği lokalinde tanışma toplantısına çağrılan üniversite ve lise öğrencileri, TGB-Avusturya’yı kurduklarını ilan ettiler.
TGB-Avusturya adına yapılan açıklamada “TGB’nin vatansever, devrimci, bağımsızlıkçı ve Atatürkçü çalışmalarını uzun süredir ilgiyle izlemekteydik” denildi. Emre Er ve Dilara Amed’in çabaları sonrasında 28 Ocak günü bir araya gelen gençlere Atatürk’ün Gençliğe Hitabesiyle başlayan toplantıda, TGB’nin bugüne kadar ses getiren eylemlerini kapsayan video gösterildiği ve TGB’nin tanıtıldığı ifade edildi.

Daha sonra ise uzun süren kurma çalışmaları sonlandırılarak, TGB- Avusturya’yı kurduklarını ilan eden gençler, Kerem Deveci’yi kendilerine başkan seçtiklerini de duyurdular. TGB Avusturya Başkanı Kerem Deveci seçilmesi sonrasında görevlerine vurgu yapan bir konuşma yaptığı yapılan yazılı açıklamada dile getirilirken, kendilerine destek olan insanlara teşekkür edildiği belirtildi.

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Gençlik Kollarının da kendilerine önemli destekler verdikleri duyurulan mesajda, TGB Avusturya’yı kurmaya çalışan Cem Yurt’a, Aydınlık Gazetesi Avrupa Temsilcisi Ali Mercan’a ve TGB Almanya 2. Başkanı Ümit Doğancı’ya kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür ettiler. Açıklamalarında TGB Avusturya “Çalışmalarının merkezine gençliği Kemalist Devrim değerlerinde birleştirmek, ABD ve AB emperyalizmine karşı bağımsız Türkiye için mücadele etmek, Cumhuriyet Devrimlerini gericilik karşısında savunmak olarak belirlemiştir” denildi.

Bu değerlerde çalışma yapmak isteyen Avusturya’da yaşayan Türk gençlerini kendilerine katılmaya Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’i savunmaya ve O’na sahip çıkmaya davet ettiler.

TGB-Avusturya’nın kuruluş toplantısı Atatürk’ün Bursa Nutku’nun okunmasıyla bittiği de yapılan açıklamada ifade edildi.
Not.: Haber olarak hazırlamış olduğum iki ayrı haberimin vaktinin geçmesi nedeniyle yayımlanması sonrasında köşeme taşımayı uygun gördüm.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.