Kutuplaşmanın düşmüş yıldızları…

PAYLAŞ

Bilinen tarih boyunca, zamanlarının en büyük iki gücü, mutlaka karşıt kutupları oluşturdular… Hititler ile Mısır uygarlığı yıllarca karşı kutuplar olarak savaştı… Truva mitolojisinin kaynağı Sparta’lılar ile Atina’lıların kadim savaşları, tüm zamanların en yaygın imparatorluğu Cengiz Kağan’ın savaşkan barbar Moğollar’ı ile dişli Pers’ler ve Selçuklu’lar arasındaki güç çatışmaları, hepsi zamanlarının karşıt kutuplarını oluşturmaları nedeniyle birbirini çeken sıcak ilişkilerdi… ABD ile SSCB’nin geçen asırdaki soğuk kutuplaşmaları ise fırtına öncesi sessizlikti sadece…


Ancak bu kutuplaşmalar bazen büyük patlamalara neden olurken, bazen de karşıt büyük güçlerin birbirlerini nötralize etmeleriyle durağan, zorunlu barış dönemlerine sebep olmuşlardır, her ne kadar içten içten kaynasa da soğuk savaş kisvesiyle… Şimdi ise global kutuplaşma ve üniversal kutuplaştırma müessesesi çok profosyonel metodlarla, tetikçi devletler atayıp,  teşeronlaştırarak gerçekleştirilmekte… Zamanın temel kutuplaşma sebebi ise aslında zahiri olduğu kadar kadim bir sebep… Din… Aslında her dönem olduğu gibi din, ekonomik minarenin kılıfı… Ve baş tetikçi ülke, Danimarka… Kaşıyan ise minareleri süngü yapan zihniyet… Al birinden vur ötekine… Kutuplar erirken dünyada , şu zavallı insanoğlunun kutuplar inşa etme telaşındaki salaklığa bakın…


Basit bir pil bile artı ve eksi yüklü kutuplarının varlığı ve bunların karşıtlığının yarattığı gerilim nedeniyle işlev görür ve enerji yaratır… Dünya acaba karşı kutupların çarpışması olmasa, dönmesi için gereken enerjiyi bulamıyor da onun için midir bunca gerilim, bunca kutuplaşma ve bunca hızlı dönmeler? Kutuplaşan kutuplaşana ve dönen dönene… Tayyip bile Ahmet Hakan’dan önce dönmüştü hesapta … Konuyla hiç alakası yok ama dönmek denince çağrıştı,  çağa uygun, arkandalıklı, sığ  gazeteciliğin timsali, sınıfın çalışkan talebesi görünümlü, az batı görüp, kendini batıdan gelme yiğit sanan Orayı burayı eğin tatlı çocuk da istikbal vaadeden potansiyel döneceklerden… Dönme dolap gibi dönecek topaç, dönemeçlerinden bellidir…


Şimdi bu ara taksimden sonra, pat diye bizdeki iç siyasi çekişmelere ve bundan doğan kutuplaşmalara geçersek, uzayın enginliklerinden ilkel ve sığ bir gezegene düşmüş gibi olacağız ama ne yapalım ana gündem bu… Bu gündeme yumuşak geçiş mümkün değil zaten… Hatta zamanında pirleri haşmetli ulema Hoca efendi buyurmuştu… “ Kanlı mı , kansız mı olacak ? “ diye…


İşte onun zamanında yatırımı yapılmış, temel zifti atılmış ve o zifiri karanlıkta, ışıksız yetişen alacakaranlık kuşağı, şimdi ülkedeki kutuplaşmanın kifayetsiz muhteris  mimarları olarak çıkıyorlar esas sahneye… Ama sahne de döner ve kaygan… Bugüne kadar pravo yaptıkları oyunu, ya sahneye koyacaklar, ya da rating korkusuyla kutuplarına geri dönüp, küresel ısınmayı bekleyecekler eriyip gitmek için… Zeki oldukları malum… Hedeflerine giden her yolun mübah görüldüğü de malum… Gizli olan kendi aralarında bastırdıkları iç kutuplaşmalar… Tıpkı tarikatlararası sürtüşmeler gibi… Yani Danimarka cümründe üfürükten provakatif bir tetik harekatını isabet alsalar, dağılıp gidecek kadar birbirini iten bu aynı kutuplar, bilenip, bilenip, kenetleniveriyorlar yılan balıklarının yumurta lavraları  gibi…


Darbeyi başka yerden beklerken, halktan, beklemedikleri çapta bir mesaj/darbe gelmesinin şokuyla ve yiğitliğe bok sürmeme kaygısıyla çarptıkları duvarın sünger olduğuna kendilerini ve terliksi tabanlarını inandırmaya çalışıyorlar aczin şirretliğiyle…


“ Cumhurbaşkanı artık dindar olacak “ diye tarifleyecek kadar densiz,  ne dediğini bilmeyen, Atatürk’leri, İnönü’leri, Bayar’ları, Demirel’leri, hatta fikir besinleri olan Özal’ları bile dinsiz addeden küstah hükümleriyle, bırakın aportta beklediği cumbaba makamına, ya da bırakın tesadüfen gelip, henüz hazmedemediği, iğreti mevcut mevkiine, meclisin nizamiye kapısına dahi yakışmayacak sığ ve ucuz tavır sergileyebiliyor, bu en tarafsız makamda olması gereken ve iktidar için mesir macunundan medet uman baş tetikçizade kutup soğuğu…


Mesir macunu bu kadar ayağa düşerse, o zaman, daha çoook aganigi naganigi olur bu topraklarda… Yersen… Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan… Altta kalanın canının çıkacağı… Zaten o da, bir nevi ters kutupların birbirini çekmesinden kaynaklanan itiş kakış değil mi?



 

CEVAP VER