Kuyu!

çünkü yeraltında biriken suyu yeryüzüne çıkarmak için kullanılır.  Kuyu demek yaşam demekti eskiden, şimdi kuyulardan ölüm çıkıyor.
 
Yaşamından vazgeçen aşıklar, eğer kendilerini asamıyorlarsa kuyuya bırakırlardı, orada noktalarlardı yaşamlarını ama aşkları sonsuzluğun dehlizine bırakırlardı. Kuyular anıları da saklar. Kuyu etrafında ilk göz ağrıları, ilk gülüşler, kırılan testiler. Kuyular bir çok şeye şahit olmuştur ama seslendiremezler. Seslendirdikleri sadece ölümler olmuştur.
 
Uzun süren bir savaşın izlerini taşıyor kuyular. Kuyuların içinde bez parçası, iplikler çıkıyor. Bir de parçalanmış kemikler! Kuyular bir dönemin acısını yeryüzüne fırlatıyor.
 
Açılan kuyular, kapanan kuyular. Suyu çekilmiş ve işlevi kalmayan kuyular. İnsanlığın ilk köylerinin olduğu yerlerden bugüne kadar suyu eksik olmayan kuyular artık su barındırmıyor. Su çürüdü kuyularda, insanın çürüyüşünü anlatıyor!
 
Kuyular zaman içinde işlev değiştirdi, kullanılmayan artıkların saklandığı alana dönüştürüldü, asitler kuyularda toplanır oldu, kuyunun çevresinde yaşam yok oldu! Asit içine alanı eritti, yok etti, kuyunun duvarını yedi zaman içinde. Kuyu çevresine ölüm saçar oldu. Kuyunun içinden ölüm çıkar oldu.
 
Kuyuların içinden bağırın, sesiniz evrene yayılmaz, sadece ağzı kadar yukarıya çıkar ve yok olur. Ölümler kuyudan çıkarken, o yüzden kimse duymaz, çünkü haykırış kuyunun ağzı kadardır. Gökyüzü ölüm sesi, son anın nefesini saklar, kulaklar artık sağırdır, duyamaz!
 
İnsanlığın ilk yerleşim yerlerinde, bugünde yaşam var ama kimse kuyuya gidip su içemiyor, çünkü kuyuda su çürüdü.
 
Kuyulardan ölüm çıkıyor, kulaklarımız duymuyor, gözlerimiz görmüyor. Geçmiş yaşanmamış gibi davranıyoruz, fakat kuyular bunu yalanlıyor, geçmiş yüzleşmek istiyor, kuyularda ölüm neden var oldu?



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 − 1 =