Köylüler yıkım şantiyesinin bekçisi yapılıyor!

“aslında ironik olan; çevresini, doğasını, yaşam koşullarını yok etmek için köylünün bekçi yapılmasıdır, yıkım şantiyesini beklesin diye oraya konmasıdır. Oysa Pervin Ana yine yaptığı bir söyleşide; ‘biz o kara çadırların bekçisiyiz’ diyor” görüşünü dile getirdi.

Sinemakavram’ın resmi internet sitesinde yayınlanan “Entelköy, Efeköy’e Karşı Galasında Yaşananlar: Çatışmanın Kuruluşu” başlığını taşıyan yazıda, şu görüşlere yer verildi:

‘ASIL ÇATIŞMA SAVUNMASIZ DOĞA VE KÜRESEL SERMAYE ARASINDA’

‘Yeşil sermaye’, ‘ekolojist sermaye’ gibi iyi huylu sermaye de olurmuş gibi, ‘ekolojist entellik’ tanımlamasının da muhalefeti ve alternatifi parçalayan bir söylem olduğunu, bakış sorunu yarattığını açmamıza gerek yoktur herhalde. Filmin merkez olayında iş-güç ile ekolojist entellerin romantik davası arasındaki çatışmadan bahsediliyor. Ya da en azından bu indirgeme, bilinçaltından böyle bir ön kabule zorluyor gibi bizleri. ‘Doğa ve oksijen isteği’ ile ‘köylülerin iş isteği’ arasında bugünü yansıtan bir çatışma yok, asıl çatışma, savunmasız doğa ve onun gerçek sahipleri ile küresel sermaye arasında, çatışmayı yatıştıran devlet ise ortada hiç yok…

‘PERVİN ANA, GALALARDA BOY GÖSTEREN BİR SÜS DEĞİL!’

Pervin Ana’yı tanımayanlar için, sadece galalarda boy gösterme fırsatı bulan yöresel kıyafetten oluşan bir süs olmadığını anlatalım biraz… Pervin Ana bu sıralar uluslararası yaşam için mücadele eden kadınların bir araya geldiği bir toplantıya katılıyor. Dünyada 20 kadından biri olarak seçilmiş. Birçok yerde gidip sözünü söylüyor, çekinmeden, bıkmadan usanmadan. Pervin Ana, ‘Anadolu Yürüyüşü’nün ve Ankara Gölbaşı direnişinin öncülerinden… Avrupa’da katıldığı bir toplantıya ilişkin şöyle demişti daha önce;“Brüksel’de çok derin şeyler anlattık. Anadolu’da alev alev bir yangının olduğunu anlattık. Ama ülkemizin coğrafyası gibi insanlarının da çok farklı olduğunu söyledim. Ülkemin insanları da dağları, dereleri, engebeleri gibidir dedim. Bunlar benim ülkemdeki gerçekler, belki siz çözüm olmayacaksınız ama bunları bilin dedim. Yani ben Avrupa’dan bir çözüm geleceğine de pek inanmıyorum dedim ama davulun sesi uzaktan uzağa hoş gelirmiş bunun için bir kez de burada konuşma gereği duydum dedim.”

‘YAŞAMI TAHRİP EDEN YATIRIMLARIN BAŞINDA HES’LER GELİYOR’

Filmde olduğu gibi termik santraller, HES’ler kadar bugünlerde yine gündemde. Adana, Yumurtalık, Sinop, Gerze ve İğneada’da benzer projeler gündemde. Gerze’de Anadolu Grubu, yani Coca-Cola, Özilhan yatırımcı. Yaşam alanlarını tahrip eden yatırımların başında bugün HES’ler geliyor. Hadi bırakalım bunları ve sadece ABD’nin bile doğaya verdiği tahribat ile elde ettiği enerji kazanımı arasında basit bir alternatif maliyet hesabıyla bile bugün yüzlerce HES’i yıktığını birilerinin anlatması lazım. En azından bunun için aydınlara çok ihtiyaç var. Oralara giden aydınların meseleleri nasıl anlattıklarına, engellemelere rağmen ve devletin öyle hakemliği olmaksızın bilinci dönüştürmeye uğraştıklarına ve sonuç aldıklarına şahitliğimiz vardır, bir şey yapmıyorlar iddiasına karşı…

ASIL İRONİK KÖYLÜNÜN YIKIM ŞANTİYESİNE BEKÇİ YAPILMASI!

Muhalifler ve doğal yaşamı korumak için mücadele eden enteller, fantastik gelecek üreten, ağzı iş yapan kendi iş yapmayan takımı olarak, sermayenin ve köylünün karşısına konuveriyor. Gerçek olan iştir, yatırımdır, enerji ihtiyacıdır, ülkenin kalkınmasıdır, gerisi safsatadır şiarının herkesin beynine dayandığı bir dönemdeyiz. Kalkınmayı işe indirgeyen, ekonomik kategori olarak veri alan bir şey beliriyor algılarımızda. Mesela petrol şeyhlerinin yönettiği ülkelerde kişi başına gelir onlarca bin doları bulabiliyor. Bu kişi başına gelir gerçekten halkın geliri mi? Yoksullaştırmayan, çevreyi yok etmeyen bir kalkınma var mı acaba? Birçok yerde gördük ve duyduk, santrallerde çalışanlar sadece bekçi olarak alınıyor işe, o da olursa… Aslında ironik olan; çevresini, doğasını, yaşam koşullarını yok etmek için köylünün bekçi yapılmasıdır, yıkım şantiyesini beklesin diye oraya konmasıdır. Oysa Pervin Ana yine yaptığı bir söyleşide; ‘biz o kara çadırların bekçisiyiz’ diyor.

AYDINLAR BUGÜN DAHA ÇOK KÖYLÜLERLE BULUŞACAK

Dünya’da topraksız köylüler hareketinin de önemli ismi, Türkiye Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı, aktivist Abdullah AYSU; uluslararası sermaye odaklarının, şirketlerin bölgemizdeki etkilerine dikkat çekiyor. Yıllardır sistematik bir biçimde, fiili-yasal uygulamalar ile tarımın ve hayvancılığın nasıl yok edildiğini, çiftçilerin köylülerin nasıl çaresiz bırakıldığını, doğanın nasıl tahrip edildiğini, küresel tekellerin gübrelemeden ilaçlamaya, enerjiden pazarlamaya kadar birçok alana nasıl el attığını, kendi karları için bırakın doğayı kişilerin yaşam alanlarına bile el koymaktan nasıl çekinmediklerini anlatıyor usanmaksızın… Evet, bugün enteller, aktivistler, aydınlar karikatürize edilmeye, indirgenmeye, ütopik bulunmaya, romantize edilmeye karşı duracaklar, oralara gidecekler. Hele hele bu dönemde, elbette ki şirketlerin ve küresel sermayenin eline bırakılamayacak kadar ciddi konuları köylülerle birlikte kendi gerçek gündemleri yapacaklar ve galalarda bu gerçek gündemi, gerçek çatışmaları konuşacaklar…”

GALADA NELER YAŞANMIŞTI?

Sarıkeçili Yörükleri Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, Yönetmen Yüksel Aksu’nun özel davetiyle gündelik giysileriyle katıldığı Entelköy Efeköy’e Karşı filminin İstanbul Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen galasında, heybesinde getirdiği ve yeni doğuran devesinin yavrusu Muharrem’in ağzından yazılan mektubu okumak isteyince Aksu tarafından engellendiğini öne sürmüştü. Aksu’nun geçtiğimiz yıl çektiği ‘Sarıkeçililer’ belgeselinin danışmanlığını da yapan Savran, “bizi dolgu malzemesi olarak kullanmışlar! Biz yaşam alanlarımızı savunmak için mücadele ederken, ‘çevreci’ diye bizleri yaftalayıp karikatürize ederek küçümsüyorlar” ifadelerini kullanmıştı.
Yazının tamamı, (http://sinemakavram.wordpress.com/2011/12/06/entelkoy-efekoye-karsi-galasinda-yasananlar-catismanin-kurulusu/) linkinden okunabilir.

——————————————————————————–

——————————————————————————–

——————————————————————————–

——————————————————————————–

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen − four =