Kızılca kıyamet

Kızılcahamam’da kamp kuran Akepe İdmanyurdu milli takımı, günlerini orman koşuları yapıp nefes açarak ve  kondisyon yükleyerek geçirdiler…


Ve önündeki maçlara bakıp, çifkale antreman yaptılar… Birinci ligde oynayabilmek için sıkı çalışmaları ve kendilerini saydırmaları gerekiyor taraftarlarına… Toksin atmaları gerekiyor… Kızılca kıyamet kopmuş mudur acaba? Hamama girince kimin terlediği yakında anlaşılır…


Seyircilerin en önde oturanları vitrin… Başları açık bayanlarını kameraların ön kapsama alanlarına konuşlandırıyorlar ki, “ gocundukları bir şey mi var acaba?” diyesi geliyor insanın… Başı kapalılar arka sıralara yerleştirilmiş… Bir nevi aslı inkar… Demek ki takım, sağ kanattan uzun toplar yerine, göbekten saldıracak ki, liberal ! kanadını, muhafazakar kanadın önünde göstermekten medet umuyorlar… Onlarla gurur duyuyorlar… Ya da doğrusu şu… Ilımlı taraf önde piyon, esas kesim geride, kendi esas mevkiinde…


Ama bu sadece sanal bir görünüm… Taktik şaşırtmacası… Gerçekte esas kesim sahada, ılımlılar yedek kulübesinde… Paşa paşa  oynuyorlar oyunu… Oyun sıkıştıkça yedekler oyuna… Tribünlere oynamakla, puana oynamak arasında sıkışmış durumdaki takım, yeni taktikler üretip, yeni heyecanlar yaratıp, tribünlere taraftar çekme kaygısında… Ama faullü oynuyorlar, bire birde etkisizler, off side’a çok düşüyorlar ve kollektif oyun yok… Oyun tatsız, seyirci artık seyretmiyor…


Büyük kaptan, “ şort niyetine haşema ile sahaya çıkmayın “ diye tembih ediyorsa takım yerinde sayıyor demektir… Nasıl yenilik olsun? Takım olalıberi katettikleri bütün mesafe haşema giymemek,  yenilikçilik adına… O da güdümlü… Hem niye doğallığı bozuyorlar? Niye kendileri olmayıp, doğanın dengesini zorluyorlar?


Sakat oyuncular için bakalım bu kamp rehabilitasyon mu olacak? Yoksa eliminasyon mu? Kemale ermiş efsanevi oyun kurucudan sonra, yedek oyun kurucu yetiştirilip, sahaya sürülmeden ve verimliliği ölçülmeden,  eskinin sakat diye satılması takıma zarar verebilir… Sakat sakat oynaması ise daha zarar… Gerçi hepsi iyi oyuncular ama tribünler devamlı tenhalaşıyor nedense… Halk oyundan bıktı…  İşte kampın esas sebebi de bu…


Kamp ve antremanlar basına kapalı… Dışarı Medya çadırı kurulmuş… Bu durum bir kısım medyaya nankörlük… Kamptan alınan ilk izlenimler, PAF takımından yetişip, takıma girmek için  abilerini zorlayanların dikkatinin çekildiği ve takım içi muhalefetin sıkı bir muhalefet gördüğü doğrultuda… Abiler paşa paşa oynarken, PAF’ın yaptığı gaf çok safça… Laf ola beri gele… “ Çömez, sen kimsin ki, kaptanın kankisi kadim abini kızağa çekeceksin? “


Kırsal alanda oksijen yüklemesi yapsalar da bari , şehirde ciğerlerine dolan kirli havalar biraz temizlense… En geride oynayanlara destek vermek için geriye gelip top çıkaran libero, orta sahada mekik gibi çalışıyor ama ileride oynayan popüler oyunculara latife olsun diye pas atmadıkları için gol şansları yok… Sadece doldur boşalt toplarla şuursuzca saldırıyorlar… Bu kadar geriye dönük oynarsan ve geri pası yaparsan gol de yersin… Bazı oyuncuların da transfer zamanı geldiği için ayakları yere basmıyor…


Oyun % 33 ünün, geri kalan % 67 yi yönettiği, halkın oyunun oyuna geldiği, seçim sisteminde bile adaletin ve kalkınmanın olmadığı çamur sahalarda, bu adı taşıyan bir takımın lider olması garip… Dokunulmazlığı kaldırmadıkları müddetçe, hafif dokunuşlarla bile yere kapaklanıp, sakatlanacaklar… Bunun için tam takım olarak kampa çekildiler ki istişare edip kalkanları indirsinler.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.