Ş. L. ajan mı?

Sanık olarak yargılandığı davada tanıklık yaptığım için hakkımda dizi yazılar yazmaya başlayan Ş. L., dünkü gazetesinde yine benimle ilgili kulaktan dolma bilgiler içeren ve büyük ölçüde internetten derlediği bilgilerle “saçma sapan” iddialar içeren bir yazı kaleme almış. Anladığım kadarıyla Ş. L., yargılanmaktan oldukça korkmuş ve ürkmüşe benziyor. Çünkü, davada gönüllü olarak tanıklık yapanlara yönelik gazetesini bir silah olarak kullanıyor. Bu da Ş. L.’nin seviyesini gösterir.

Ş. L.’nin davasında daha önce tanıklık yapan Kadir Atlansoy dostum, Ş. L. tarafından gazetesinde günün konusu haline getirilmişti. Daha sonra benim tanıklığımdan sonra da Ş. L. benim ne kadar önemli bir şahıs olduğumu anlamış ki, yıllar öncesinden beri devam eden kişisel bir davayı gazetesine manşet yapmış, yanına da resmimi koymayı unutmamış. Bu konuda “Birol Ertan’dan sorumlu” malum bir kişinin sayısını hatırlamadığım yazıları olmuştur. Bence, gazetesine bu şahsı transfer etsin ve güçbirliği yapsınlar.

Herşeyden önce, Ş. L.’nin her konuda olduğu gibi benimle ilgili iddiaları da kulaktan dolma ve internetten alınmış bilgilere dayanıyor. İnternetten alınan bilgilerin sağlıklı olmadığını, Ş. L. hakkında yazılan bir yazıyı örnek göstererek açıklayacağım.

Ş. L., çok değerli bir Profesör ile ortak yazdığımız bir kitabın, başkasının kitabı olduğunu iddia ediyor ki, hakkımızda bu iddia ile dava açılmamıştır. Kendisinden yaptığımız alıntılarla ilgili akademik “atıf kurallarına aykırı” kısım ya da kısımlar olduğu için kamu dava açılmış, ancak kamu davası takipsizlikle sonuçlanmıştır. Konu, şahsi dava haline gelmiş, davacının açtığı davada 2 Bilirkişi raporu alınmış, ikisinde de suç unsuruna rastlanmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın hakimi, kitabın tatamının kopyalanması gibi bir suç oluşsaydı, 2 yıl hapis cezası vermesi gerekirdi. Ancak, en düşük para cezası verip 5 yıl içinde bir daha aynı tür davadan hüküm giyilirse bu cezanın uygulanacağını karara bağladı. Yani, para cezası ertelendi. Biz buna itiraz ettik ve bu ceza bozuldu. Alt mahkeme para cezasını çok sembolik bir düzeye indiren yeni bir karar verdi. Buna da itiraz ettik. Yargıtay raportörü, bizim lehimize olarak davanın esastan ve şeklen bozulmasını istedi. Konunun Yargıtay’da nasıl sonuçlandığını biliyor değilim. Yakın zamanda belli olacaktır sanırım. Ancak, ortada bir şahsi anlaşmazlık sonucu açılmış bir dava var ve Ş. L. ise bunu bir başkasının kitabını alıp üstüne imza atmak olarak yorumlayıp bizi yargılamış. Bu da Ş.L.’nin bilgisizliği ya da kötü niyeti olmalıdır.

Ş. L., hakkımdaki yazısında bana meşhur “casusluk komplosu”nu soruyor. Sanırım Ş. L. hakkında bir “casusluk iddiası” söz konusu olmuş. Herkes de Ş. L.’nin hayatının detaylarını bilmek zorunda ya!

Ş. L. hakkında casusluk iddiası varmış. İnternete girdim ve “Ş. L. kimdir” diye yazınca gerçekten de böyle bir konuda yazı buldum. Yazı şöyle : “Ş. L., Moskova’da bulunduğu Sovyetler Birliği döneminde ve sonrasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinden aldığı onbinlerce dolar karşılığında hizmet vermiş bir kişidir. Bu bizim iddiamız değil kendisi defalarca makalelerinde bu konuya yer vermiştir. ….’nın Moskova’daki adamı olarak da görev yapmış ve bu arada CIA ve İngiliz İstihbaratına para karşılığı hizmet verdiği de yakınları tarafından söyleniyor.” Ş. L. haklıymış, bir internet sitesinde Ş. L. hakkında böyle bir iddia var. Ş. L. kendisi yalanlarsa, bu iddiaya inanmamız söz konusu olamaz. Çünkü, internetteki bilgilerin güvenilirliği sorgulanır. Benim görüşüm, Ş. L. ajan değildir, çünkü benim bildiğim ajanlarda çok özel ve üstün nitelikler bulunur ve Ş. L.’de bu niteliklerin olduğuna inanmıyorum.

İnternet bilgilerine güvenmeyip Ş. L. hakkındaki iddialara inanmadım, çünkü bunların ispatı için kendisine sormamız gerekir ve vereceği yanıtı doğru kabul etmeliyiz. Ancak Ş. L., benimle ilgili internet bilgilerini derleyip gazetesinin baş sayfasında yayınlayabiliyor. Şimdi benim de Ş. L. hakkındaki casusluk iddialarını doğru kabul etmem gerekmez mi? Hayır, bu doğru olmaz. Ben, böyle yapmayacağım ve Ş. L.’ye bu konuyu soracağım:

“Moskova’da bulunduğunuz dönemde ve sonrasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinden aldığınız onbinlerce dolar karşılığında hizmet vermiş bir kişi misiniz? Yanbancı istihbarat örgütlerine para karşılığı hizmet verdiğiniz doğru mu”

Ben, bu sorunun cevabının doğru olduğuna inanmıyorum. Herşeyden önce TSK, sizin gibi bir kişiyle çalışmaz, siz de TSK ile çalışmazsınız, ama yine de soruyorum. Çünkü, tek taraflı kulaktan dolma ve internetten alınmış bilgilere güvenilmez. Ş. L. güvense bile.

_____________________

* Doç. Dr. Sİyaset Bilimci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.