L. AMERİKA’DAN… Kokaya ‘evet’, kokaine ‘hayır’

PAYLAŞ

Yıllardır Bolivya’nın  birinci dereceden koka yetiştirici bölgesi Chapare’de 10 dönümlük bir koka tarlası olan 54 yaşındaki yerli Seberino Marquina; “Komutanları kesin dedi, onlarda kestiler”  diyor.

Bolivya’da, Evo Morales’in göreve başladığı tarihden beri ABD’nin finansal olarak desteklediği  “Uyuşturucu ile Savaş” programı çerçevesinde Bolivya Ordusu  askerleri düzenli olarak olarak koka tarlaları imha ediyorlar.

46 yaşındaki Aymara yerlisi Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales’in de çocukluğu ve gençliği Chapare bölgesinde, yoksulluk içinde ve koka yetiştiriciliği yaparak geçmişti. Devlet başkanının kendisi şahsi olarak çok derin yorumlar ve açıklamalar yapmasa da, kabinesi koka yetiştiriciliğine izin vereceğini ama uyuşturucu trafiğine hiç bir şekilde hoşgörülü davranmayacağını söylüyor. Yani kokaya evet, ama kokaine hayır!

En başından beri koka üreticiliğini savunan Morales, bitkinin fizyoterapik etkilerinin yanı sıra  Bolivya köylüsü için geleneksel bir değeri olduğunu, yerli halkın açlık hissini gidermek ve zinde kalabilmek için koka yaprakları çiğnediğini söylüyor. Üretimi durdurmak yerine koka üretimine, şampuan, sabun, un, diş macunu ve benzeri ürünlerin imalatı için dış pazar bulma zorunluluğunu dile getiren Morales’e
Amerikalılar biraz kuşkuyla bakıyor. Dünyada bu denli büyük bir kokain pazarı varken, yetiştirilmesinin ve kanuni yollardan pazara girme etaplarının gerçek, ciddi ve sıkı bir  kontrolle yapılamayacağı endişesini taşıyorlar.

Şubat’ın ikinci haftasında Bolivya’da Evo Morales’in açtığı Koka Kongresi’nde “Yaşasın koka! Yankilere ölüm!” diye bağırıyordu cocaleros(koka yetiştiricileri). Evo Morales geçen ay devlet başkanı olarak 300 yerli ve yabancı diplomatlara verdiği ilk resmi yemekte koka pastaları, koka bisküileri, koka şarabı ve koka tatlıları yenmişti. 

Morales’in seçim kampanyalarında da kullandığı birinci hedefi 1961’de Birleşmiş Milletler’in uyuşturucu listesine giren koka ve koka üretimine bağlı olan kokaini listeden çıkarttırmak.  Kokainin yanında bu listede eroin, afyon, morfin, ve daha bir çok kimyevi uyuşturucu var. Ancak  bir çok uzman koka yapraklarının sadece alışkanlık yaptığı ve zararlı olmadığı fikrinde birleşiyor. 

Daha 15 yıl önce, Bolivya,50 bin hektarlık koka tarlalarıyla, yetiştirici ana ülkelerden biriydi.1988’de  ülke koka üretimini yasakladı ve koka üretimi ABD’nin himayesinde yürümeye başladı. Günümüzde Bolivya’da 26 bin 500 hektarlık koka üretimi yapılıyor. Dünyanın Peru ve Kolombiya’dan sonra üçüncü büyük koka üreticisi olan Bolivya’nın, bunu kokaine dönüştürdükten sonra pazarladığı birinci ve en büyük pazarı ABD. Evo Morales’in koka ile izleyeceği politikayı dikkatle takip eden ABD, yaklaşık 4 yıldır Latin Amerika’da  koka fidanlarını kökten yoketmek üzere büyük paralar harcıyor.

Ülkenin bu kadar verimli ve artık endüstrisi bulunan bir ürününü saf dışı bırakmak  sosyal ve politik olarak  hem Morales’i, hem de üreticiyi zorlayacak. Zaten bu yüzden yine barikatlar kurup, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmeye başladılar bile. Bolivya’nın ABD Büyükelçisi David Greenlee, ülkenin konuyla ilgili politikasını eleştirmiyor ama “imha edilen tarlalarda kökünden sökme yapılmıyor ve beni en çok kaygılandıran şey de bu!” diyor.
 
Koka ağacı(Erythroxylon coca)  Bolivya, Peru, Java, Sri lanka gibi tropik bölgelerde yetişen 1-2 m. boyunda çalı tipli bir ağaç. Ant dağlarında yabani olarak yetişmekle beraber, kokain içeren yaprakları içinde özel olarak yetiştiriliyor. Kokain sinirleri etkisiz hale getirdiği için uzun yıllar anestezik olarak kullanılmış. Düşük dozlarla kana geçtiğinde ise zindelik ve zevk hissi veriyor. Enjeksiyon veya burna çekerek keyif verici ve uyarıcı olarak kullanılıyor. Bir bölgede uzun süre kalırsa veya yüksek dozda alınırsa hücreleri öldürüyor.

La Paz’da son günlerde organize edilen, Perulu ve Bolivyalı 24  firmanın katıldığı bir gıda festivalinde sadece koka unundan yapılan ekmekler ve bisküiler  tanıtıldı. 25 yaşındaki Angelica Quisberth “ Dünyaya kokanın sadece kokain elde etmek için üretilmediğini göstermeye çalışıyoruz. Kokadan birbirinden faydalı bir çok ürün elde edilebilir” diyor. Bolivyalılar, koka çayını çok seven Çin’i  bir pazar olarak görmekle beraber koka yapraklarının çiğnenmesinin serbest ama ithalinin yasak olduğu Arjantin’e koka ihraç etmek istiyor. Koka üreticisi diğer bir ülke Kolombiya’da Nasa kızılderilileri Coca Cola’ya rakip Coca Sek diye koka bazlı bir içecek üretiyor. Yine Peru’da koka bazlı başka bir enerji içeceği Vortex var.  Bolivya şimdilik kokadan şampuan,yüz kremi koka çayı, yükseklik önleyici ilaçlar ve un yapıyor. Bolivya Dış İşleri Bakanı David Choquehuanca okullarda kahvaltı olarak kokalı yiyecekler verileceğini çünkü sütten daha fazla kalsiyum içerdiğini söylüyor. Hatta 1975 yılında üç Harvardlı profesör;  James Duke, David Aulik ve Timothy Plowman 100 gramlık koka yaprağının günlük kalsiyum, demir, fosfor, A vitamini ve  riboflavin gereksinimini karşılayacağını ispatlamışlardı.  Koka üreticileri lideri Anacleto Rodriguez, “koka ve kokain birbirinden farklı. Öncelikle bunu ayırd etmek lazım.Alkol ve tütün de zararlı ama yasal. Koka niye olmasın?” diyor.

Bu arada adı koka olan, çoluğumuzu çocuğumuzu bağımlılığından korumaya çalıştığımız dünyanın en fazla tüketilen  alkolsüz içeceklerinden Coca Cola herfırsatta reçetesinin gizli olduğunu  ve şirketin teknik olarak koka yaprakları almadığını söylüyor. Büyük olasılıkla da doğrudur.

Diğer taraftan bir başka ayrıntı: 1961’de Birleşmiş Milletler koyduğu 27. madde ile kokayı yasaklarken;  “ koka yapraklarının tat ve koku vermesi amacıyla kullanılması halinde, üretimine, ithalat ve ihracatına ve ticari olarak kullanılmasına bir engel yoktur” diyor.ABD’ye yasal yollardan koka yaprakları alan tek şirket New Jersey’de Stepan Co. of Maywood adlı bir ilaç şirketi. Kokain üretmeye lisansı olan şirket, yılda 172.000 kg. alıyor ve her yıl lisansını tazeliyor. Stepan, kokainin aktif maddesini aldıktan sonra, koka yaprakları büyük olasılıkla  tat ve koku verici olarak el değiştiriyor. Bunda da bir şey yok, şirket yasal yollarla ülkeye soktuğu malını kullanıyor.  Diğere taraftan, ortada  bu kadar ciddi bir pazar ve yoksulluk içinde bir halk, hem de bir zamanlar koka yetiştiricileri için sendikacılık yapmış bir devlet başkanı varken, ABD kaygılanmakta haklı. Ama dikkatli bakıldığında da “simanız yabancı değil, ama isminizi hatırlayamadım” gibi bir durum sanki

CEVAP VER