L. AMERİKA’DAN… Ve Evo yeni Anayasa’yı ilan etti

Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, 25 Ocak’da anayasının değiştirilmesi için yapılan  referendumu kazandıktan sonra,  7 Şubat günü  Bolivya’nın El Alto şehrinde  “Bolivya’nın yeniden yapılanması “ adını verdiği dönemin başladığını ilan etti. Binlerce yerlinin, işçinin ve köylünün katıldığı törende, askeri bir geçit töreni ve kızılderili ayinleri de yer aldı. Evo Morales:

“Bolivya devletinin yeni anayasının, birleşik, çok uluslu, sosyal ve komuniter sosyalizm olduğunu ilan ediyorum. Bu Bolivya’nın ikinci bağımsızlığı ve gerçek egemenliğidir” dedi.  Törende OEA Genel sekreteri Jose Miguel Insulza, Venezuela Kançıları Nicolas Madura ve Peru’dan 1992 Nobel Barış ödüllü Rigoberta Menchu da yer aldı.

Morales resmi olarak imzayı attıktan sonra, Aralık’daki seçimleri % 70 oy ile kazanacağını ve böylece demokratik bir ‘devrim’ yapacaklarını söyledi.

Morales’in Bolivya tarihindeki ilk yerli devlet başkanı olmasının  muhalefetin hic hoşuna gitmediğini ve 2006’dan bu yana  bu gücü elinden almaya hatta öldürmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.  “Bolivaryan Anayasa çıktıktan sonra hiç önemi yok. Beni başkanlık sarayından da çıkarabilirler, hatta öldürebilirler!”

Muhalafeti oluşturan sağcı- beyaz  4 bölgenin en önemlisi ve zengini olan ve gecen yil ozerklik isteyen 4 bolgeden en buyugu Santa Cruz’dan yeni anayasanın işlemeceği eleştirisini yapan bölge valisi Ruben Costas, geçtiğimiz Mayıs ve Hazirán aylarında yapılan referéndum sonucu onaylanan otonom bölge kanunlarını kastederek ; ‘Tüzük ne söylüyorsa, biz onu yapmaya devam edeceğiz” diyor. 

Morales, Bolivya Anayasası’nın, komuniter sosyalizme dayalı olduğunu ve herbiri merkezi devlete bağlı 36  yerli bölgeye ayrıldığını ifade etti. Yeni anayasada, her bir etnik grup, onların dilleri, kulturleri ve hukukları tanınıyor ve yerli halklara daha çok güç ve destek vererek, ekonomik olarak devlet kontrolu sağlamlaştırılıyor. Ülkenin resmi dili ‘İspanyolca’ olarak kabul ediliyor. Anayasa mahkemesinin yedi üyesinden mutlaka en az ikisinin yerli halkdan seçilmiş olması gerekiyor.
 
8 Şubat Pazar günü  Evo Morales, yeni anayasayı uygulamak üzere 20 kişiden oluşan kabine heyetiyle birlikte yemin etti. Morales, “Eğer Bolivya’yı değiştireceksek, herşeyi en baştan değiştirmemiz gerekiyor, en önce de devlet başkanının, başkan yardımcısının, bakanların, yani bizim değişmemiz gerekiyor. Hepimiz çalışmak için buradayız.” dedi.
Kabinesinde, bir çok eski öğretim görevlisi, eski sendika görevlileri, köylü ve kızılderili halkların liderleri, bir çok entelektüel ve orta sınıfı temsilen bir çok melez ve yerli liderler bulunuyor.

Anayasanın içerdiği yenilikler şöyle devam ediyor;
Bolivya birleşik çokuluslu bir devlettir.

Doğal kaynaklar  devlet idaresinde Bolivya halkına aittir.
Yeni anayasaya göre, milletvekili sayısı azaltılmış senatör sayısı fazlalaştırılmıştır.
Karma ekonomi tesis edilecektir.

Hakimler, Millet Meclisi’nin atamasıyla değil, seçimle göreve geleceklerdir.
“Sucre”, Bolivya’nın başkenti olacaktır ancak La Paz’da bulunan idari ve yasal kurumların yerleri değiştirilmeyecektir.

Tarım bölgelerinde 5 bin hektardan fazlasına sahip olmaya izin verilmeyecektir.
 
Yeni anayasa, %61 oyla kazanılan referendumun ardından,  ilk 15 günün sonunda yürürlüğe giriyor ve en önemlisi Morales’e yeniden seçilme hakkı veriyor. Böylece Morales, 6 Aralık 2009 yapılan seçimleri kazandığı taktirde 2015’e kadar iktidarda kalabilecek.
Evo Morales 2006’da %54 luk oy çoğunlugu ile iktidara gelmisti. İktidara geldiginden bu yana, hidrocarburos , dogal gaz ve petrol üretimi ve dağıtımı ve bir telefon şirketini ulusallaştırmıştı. Bu dönemde ise ilk firsatta İspanya İngiltere ve Fransa’nın elinde bulunan elektrik endüstrisinde de değişiklik ve düzeltmeler yapılacağını söyledi.

Anayasa değiştirmek üzere ikinci bir referendum da Venezuala’dan gelecek bu hafta sonu. Her ne kadar fakirin, köylünün gereksinimleri ve reform zorunluluğu gibi güzel bir ön-metinde olsa öncelikle, hem Morales’in hem de Chavez’in başkanlık koltuğunda daha uzun süreli kalabilmesi için anayasa değişikliği yapmasının şart olduğunu hepimiz biliyoruz.
Venezuela, Küba,  Bolivya, Nikaragua, Honduras ve Dominik Cumhuriyeti’ne, bir de Ekvator’un eklenmesiyle Bolivaryan ittifak oluşturan ülkeler sol kanatta son yılların en büyük yapılanmasını oluşturuyor. Venezuela Devlet Baskanı Hugo Chavez’in 1999 ‘anayasa değişikliği referendumu’nu kazanmasının ardından, Venezuela  hükümeti Bolivaryan devrimi ya da 21. yüzyıl sosyalizmini dört dinamik üzerine başlattıklarını açıklamışdı.
1-Antiemperyalist devrim
2-Demokratik–burjuva devrimi
3-Neoliberal karşıdevrim
4- 21.yy. osyalist toplumun tesisi
Bu yapılanma süreci bir çok olumlu ve olumsuz iç ve dış tepkiyi beraberinde getirdi, ancak gerçek olan şu ki Allende’den sonra hiç bir Latin Amerika lideri Hugo Chavez kadar uluslararası platformda bir rol üstlenememişti. Bir çok Latin Amerikalı için Chavez, demokratik solun dogmatik olmayan ve çağdaş fikirlere sahip olan tek lideri olarak görülüyor. Yine bir çok kişi onun neoliberalizme ve emperyalizme karşı net olarak tavrını koyduğunu düşünüyor. Bunda mutlaka Chavez’in ‘şahsına münhasır’ denilen diplomatik olmayan, çoğu zaman kabalık  boyutuna varabilen ancak kendini ve fikirlerini çok net ve açık ifade eden ve karizmatik kişilik yapısının da önemi büyük. Ancak görülen o ki, Bolivaryan ittifak veya Latin Amerika’nın yeni sol hareketi çok iddialı, çok konuşuyor, ama dediğini de yapıyor.

Elbette, bir toplumun anayasasını değiştirmek çok ciddi bir iş, üstelik burada çoğunluk formülünün ne kadar sağlıklı olduğu da tartışılır.

Böyle büyük değişimler için toplumsal uzlaşma kanalları açık, geniş katılımlı, çoğulcu demokratik bir siyasal yapı gerekir. Ayrıca kalıcılığı sağlıyabilmek için, toplumun tüm katmanlarında tartışılması, alternatiflerin ve uzlaşma formüllerinin ortaya çıkabilmesi için, günün koşulları, geçmişin hesaplarından ve tepkilerinden ve politik beklentilerden arındırılmis bir çalışma zorunlulugu vardır. Detay gibi görünen ancak her biri birbirinden önemli bu noktaları atlamak bir çok istenmeyen sonuca ulaştırabilir. Bu yüzden hem Bolivya, hem Venezuela  anayasalarını insallah toplumsal uzlaşmayı yansıtan metinler olduğu hatırlayarak hazırlamışlardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here