Langırt ne ola ki?

Langırt denilen bir oyun var. Masa futbolu da diyorlar. Futbolun, masa oyunu haline getirilmiş şekli yani.

Dünyada yüz küsur yıldır oynanıyor. Türkiye’ye 60’lı yıllarda gelmiş. İlk langırt makinelerinin sinema yönetmeni Ertem Eğilmez tarafından getirtildiği söyleniyor.

Zamanla bu oyun o kadar popüler olmuş ki, birçok ülkede langırtın federasyonları kurulmuş. Hatta bu yüzyılın başlarında Fransa ‘da Uluslararası Langırt Federasyonu bile (ITSF) kurulmuş. Üstelik Türkiye bu federasyona üye olan ülkelerden biri.

Bunları niye anlatıyorum?

Efendim, bugünlerde bu oyun masaları öğrencilerin boş zamanlarını geçirmesi için okullara kuruluyor. Öğrencilerin dikkat ve el becerilerini geliştirebilmeleri için son derece güzel ve faydalı bir aktivite. Hem de sosyalleşmelerine yarıyor. Gençlerin sosyalleşeceği her alana ciddi ihtiyaç var.

Bir zamanlar gençler bir araya gelip anarşist olur korkusuyla yasaklanan bu masalar, belki sanal dünyaya kaptırdığımız çocuklarımızı bir araya getirir.

Hal böyle olunca “langırt kumardır, oynaması sakıncalıdır” gibisinden haberlerin ne anlamı var? Neden bu tür haberler, yazılar sık sık karşıma çıkıyor? Birileri bir şeylerden rahatsız oluyor, orasını anladım da, neden?

Önce kumarın tanımını yapalım.

Yanlış biliyorsam düzeltin. Kumar, maddi kazanç elde etmek umuduyla oynanan ve genellikle şansa dayalı oyunlar için kullanılan bir isimdir.

Yani bir işin kumar olması için şans faktörüyle birlikte maddi kazanç da elde etmelisiniz.

Langırt makineleri parayla çalıştığı için mi kumar kategorisine sokulmak isteniyor? Tıpkı bir lira attığında çalışan masaj koltukları gibi ya da bir lira attığınızda size şeker, leblebi, su, çay, kahve veren otomat makineler gibi langırt makineleri de parayla çalışabilir. Bu kumar değil, aldığınız ürüne ya da hizmete ödediğiniz bir bedel olabilir ancak.

Langırt tüm dünyada spor olarak kabul ediliyorken, bizde buna “kumardır” demek abesle iştigal değil de nedir?

Belki şu anda yazdıklarım size şaka gibi gelecek ama; 1968 yılında yürürlüğe giren 1072 sayılı kanuna göre, “Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri Hakkında Kanunun 1’inci maddesi, ‘umuma mahsus veya umuma açık yerlerde kazanç kastiyle oynanmasa dahi rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet isteyen otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet ve makineleriyle benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak” suç olarak kabul edilmiş. Bulunduranlara ve oynayanlara para ve hapis cezaları verilmiş.

… ve bu yasa 2016 yılına kadar yürürlükte kalmış. Anayasa Mahkemesi’nin düzenlemesiyle langırt “Masa üzerinde bulunan oyuncu maketlerinin bir sopa vasıtasıyla yönetilerek en az iki kişi tarafından oynanan ve daha çok el becerisine dayanan bir oyun” olarak tanımlanmış ve yasak kaldırılmış.

Yani langırt sadece iki yıldır serbestmiş.

Sonuç olarak langırt yasağı kendi eliyle iddaa oynatan bir devletin kanunları arasında tam 47 yıl yürürlükte kalmış.

Bu ayıptan dönüldü de, şimdi niye bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündeme geliyor anlamak zor.

Spor olarak kabul etmiyorsanız da oyun bu kardeşim, oynayın geçin. Eğlenin gülün biraz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.