Lavanta Kokulu Kadınlar

  Film I. Dünya Savaşı sırasında İngiltere’de geçiyor. Maggier Smith ve Judi Dench beyaz saçlı, zamanın eskittiği iki kız kardeşi canlandırıyor. Bir kıyı kasabasında birlikte yaşıyorlar. Fırtınalı bir gecenin sabahında, kıyıya vurmuş bir genç görüyorlar. Doktor çağırıp, bu gence istirahat edebilmesi için evlerinin bir odasını ayırıyorlar. Ve merak içinde kendine gelmesini bekliyorlar.

Genç adam iyileştikten sonra, iki kardeş şık giysilerini giyip erkek terzisine gidiyor ve en iyi kumaştan bir takım elbise ısmarlıyorlar.

Evlerindeki bu genç adam dillerini bilmiyor. Sonradan Polonyalı olduğu ve keman çaldığı anlaşılıyor. Yakınlardaki evlerden birinde yaşayan bir kadın ressam onun üstün yetenekli bir genç olduğunu düşünüyor.

Polonyalı genç adamla yakınlaşıyorlar. Ressam, Polonyalı gencin, ünlü bir keman virtüözü olan kendi ağabeyiyle tanışmasını istiyor. Bu düşüncesini kız kardeşlere yazıyor ama tahmin edebileceğiniz gibi bu mektuptan, evdeki Polonyalı misafirin haberi olamıyor. Filmin devamında ressam kadın ile Polonyalı bir yakınlaşma içine giriyorlar. Ve gelişmeler, izleyecinin beklediği yönde oluyor.

Gala gecesinde yönetmenin de söylediği gibi, filmde seks, cinayet, aksiyon yok. Ama Lavanta Kokulu Kadınlar’da, hangi yaşta olursa olsun insanın içinde hep taşıdığı duygular var. Aşk var. Belki vurucu diyaloglar, unutulmaz sahneler yok bu yumuşacık filmde. Ama bütünüyle ele alındığında, insanın yüreğini okşayan bir film.

Lavanta Kokulu Kadınlar, insana insan olduğunu hatırlatıyor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.