Lider kim?

Susurluk uzantısı olduğu  kesinleşmeye başlayan Ergenekon’un açılan derin çukurları, bu çukurlardan çıkan silahlar ve bu silahların “av partisi” için kullanılır türden olmadıklarının anlaşılması, acaba “Av tüfeği ile darbe mi yapacaklardı”diye yazan gazeteleri ve onun yöneticilerini utandırır mı?

Bilemem.

Bu mesleğin içinde 50 yıldır doğrular için çırpınan bir emekci olarak, gazeteciliğin böylesine irtifa kaybedebileceğini beklemezdim, ummazdım.

Ama ben yine de bu mesleğin seviyeli olduğuna inanıyorum.

Umudumu kaybetmiş değilim.

Bu meslekte sadece ve sadece doğruları yazanlar var.

Halka, okuyucuya doğru ve tarafsız biçimde haberleri aktaranlar var.

Basın ahlak ve ilkelerinden sapmadan yayın yapanlar var.

Etik çizgisinden bir milim taviz verneyenler var.


Ancak karşı tarafta, bu mesleğin dalkavukları, borazancıları da var, bindikleri arabanın düdüğünü çalanlar da var, menfaat peşinde olanlar da var, ihale takipcileri de var, rejim düşmanları da var.

Hatta alçak olanları da var.

Dahası onun da altında, çukura düşenler var.

Bütün bunlar, “seviye ölçüsü” olarak basın tarihinde kayda geçecektir bir gün..

Çukurdakiler ve üstündekiler diye.


Ben Ergenekon’u küçümseyenler, onunla alay edenler, hatta yok sayanlar  karşısında gazetelerin, yöneticilerin ve köşe sahibi yazar çizerlerin doğruyu bulacaklarına inanıyorum.

Zaten gerçeği görenlere de rastlanıyor.


Esas olan Ergenekon çukuruna düşenler değil.

Bu çukura iteni, lideri, yöneteni ortaya çıkarmak önemli

Dokunulmazlık zırhına dokunmak önemli.

Bence CHP Lideri Baykal’ın yapacağı tek şey, yıllardır savunduğu dokunulmazlıkların kaldırılmasını bugünlerde gündeme getirmek.

Halkın desteği bana göre var.

Halk hazır.

Iktidar da, halkın bu desteğine, baskısına dayanacak güçte değil artık.

Eğer iktidar Ergenekon’da samimi ise bu örgütlenmenin nerelere kadar uzanacağını da tahmin ediyordur.

İtalya bunu yaşadı.

Dokunulmazlıklar kaldırılmadan, sadece üç savcının çabaları ile inandırıcı sonuca ulaşılması mümkün olmayabilir.


Böylesine örgütlenme 100 veya 200 kişiyle sağlanamaz.

Eğer Susurluk’ta olduğu gibi bir  çıkmaz sokağa girilmek istenmiyorsa, Ergenekon savcılarının önü açılmalıdır. Onlara yeni yetkiler verilmelidir.

Yetkili kılınmalıdır ki, devlette, bürokraside, siyasi partilerde tepe noktalara kadar ulaşabilsinler.

Aksi halde Ergenekon liderine ulaşılamaz.

Lider bozuntularına dahi ulaşılamaz.

Eğer dokunulmazlıklar kaldırılmazsa, sonuç almak hayal olur..

Sonuca ulaşılmayacağı gibi, beraat edecek tüm sanıklar cezaevi önünde  birer kahraman lider gibi karşılanırlar.

Çukurların içindeki silahlar bana bunları hatırlattı.

Bu, ava çıkılacak kadar küçümsenecek silahla değil çünkü.
 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two + five =