“Ülkeye diz çöktürdüler”

“Ülkeye diz çöktürdüler”

0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz hafta helikopterle Artvin’in Yusufeli ilçesine giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte yapımı devam eden Yusufeli Barajı’nı inceledi. İnceleme öncesi nde Yusufeli’de vatandaşlara hitap eden Erdoğan, her zaman, “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” dediğini anımsatarak, eserleriyle anılacaklarını söyledi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ÇORUH’TA YAPILAN BARAJLARI ÖVDÜ
Yusufeli Barajı’nın 19 Mayıs 2019’da tamamlanacağını söyleyen Erdoğan, barajın üç sene gibi rekor bir zamanda biteceğini dile getirdi. Çoruh Havzası’nda bulunan Artvin’in doğal güzelliklerine dikkati çeken Erdoğan, Muratlı, TBMM 85. Yıl Milli Egemenlik Barajı ve HES, Borçka Barajı ve HES’in yanı sıra Deriner Barajı’nın isimlerini sayarak bu güzelliklerin iftihar vesilesi olduğunu dile getirdi.

‘SADECE ARTVİN’DEKİ BEŞİ KONUŞUYORUZ’
Çoruh Havzası’nın barajlar havzası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bir de tabii Erzurum’a komşu olduğumuz barajlar var, 3 tane de öyle baraj var, onları konuşmuyorum zaten. Biz sadece şu anda Artvin’deki bu beşi konuşuyoruz” dedi.

‘BARAJLA DENİZE NAZIR BİR YUSUFELİ İNŞA EDİYORUZ’
Yusufeli ilçesinin de bir değişim, dönüşüm yaşadığını dile getiren Erdoğan, “Barajıyla inşallah Yusufeli, bir başka olacak ve denize nazır bir Yusufeli inşa ediyoruz. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, iş olsun diye söylüyorum. Proje hazır. Biz de laf ola beri gele yok, bizde talimat verilir, adım atılır ve ondan sonra da uygulamasıyla da ortaya eserler çıkar” dedi.

YUSUFELİ BARAJI 486 MİLYON LİRAYA MALOLACAK
13 Ağustos 2012 tarihinde ihalesi yapılan, Aralık 2012’de ise inşasına başlanan Yusufeli Barajı’nın, 486.875.000 TL’ye mal olacağı belirtiliyor. Limak-Cengiz ve Kolin grubunun birlikte üstlendiği baraj inşaatının gezisi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Eroğlu’na Limak’ın patronu Nihat Özdemir de eşlik etti.

ARTVİNLİ MÜHENDİSTEN YUSUFELİ BARAJI HAKKINDA ÇARPICI İDDİALAR
Çoruh Havzası’ndaki baraj projelerinin ülkeyi borç batağına sürükleyeceğinin savunan İnşaat Mühendisi Naci Özen ise konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Artvin kökenli olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Kadir Topbaş’ın ekibinde çalıştığı dönemde barajın suları altında kalacak olan ilçenin yerine inşa edilmesi planlanan yeni Yusufeli’nin kuruluşunda görevlendirilen Özen, bölgede yaptığı çalışmaların ardından Çoruh Havzası’ndaki baraj projelerinin Türkiye için ihanet projeleri olduğunu öne sürerek, bununla ilgili görüşlerini ve bulgularını anlatan bir de kitap yazmıştı.

BARAJLARLA İLGİLİ KİTAP YAZIP CUMHURBAŞKANINA GÖNDERDİ
Bölgedeki baraj projelerinin yanlışlığını öne sürdüğü ve “Kusursuz Enerji Planı” adını verdiği kitabını, dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil devletin ilgili her kurum ve kuruluşunun yetkilisine ulaştıran Özen, yetkililerden hala bu tezlerini çürütecek bir yanıt alamadığını söylüyor.

‘7 YIL ÇALIŞTIM, BÜTÜN YAPTIKLARI ALGI YARATIP YANDAŞ KAYIRMAK’
7 yıl birlikte çalıştığı AKP yönetimini giderek akıl, bilim ve insanlık yolundan uzaklaştığını savunan Özen, “Bütün yaptıkları algı yaratmak, yandaş kayırmak ve daha önemlisi uzaklardan verilen talimatları yerine getirmektir” diye konuştu.

‘CUMHURBAŞKANI’NIN YUSUFELİ İÇİN SÖYLEDİKLERİ BOŞ HAYALLER’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yusufeli için söylediklerinin halkı kandırmaya yönelik boş hayaller olduğu görüşünü savunan Özen, başta Yusufeli Barajı olmak üzere Çoruh Havzası’ndaki diğer projelere yönelik şu iddiaları dile getirdi: “Bu barajın da görev yapmayacağı 2007’den itibaren ısrarla ortaya konmuştur. 2005’ten beri kendisine (Erdoğan’a) defalarca bu barajın görev yapmayacağı her vesileyle ve her araçla iletilmiştir. Bana göre, kendileri sokulduğu yoldan geri dönememenin sonuçlarını seslendiriyor. Yusufeli Barajı, Çoruh Enerji Planının en vahşi yapısıdır. Görev yapmasının imkân ve ihtimali yoktur. Çoruh Enerji Planı, ülkenin başına barajlarla geçirilen BOP çuvalının ağzının büzülmesidir. Yusufeli barajı ise bu büzme işleminin son ilmeğidir. Kendisi de BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) eş başkanıdır, bunu defalarca açıklamıştır. Bana göre başka bir söze ihtiyaç yoktur.

BARAJLAR ARTVİN’İN 40 BİN İNSANINI YERİNDEN ETTİ
Barajlar başladıktan sonra Artvin en az 40 bin insanını kaybetmiştir. Çünkü bu barajlar dağlık bir bölge olan Artvin’in bütün kışlaklarını yok etmiştir, etmektedir. Yusufeli 1965-70’lerde 55-60 bin kişiyi coğrafyasında yaşatıyordu. Emperyalistlerle iş birliği yapan ülke yöneticilerinin yönetimi sonunda nüfusu, 2000’lerin başında, 28 bine düştü. Son aldığım bilgiye göre ilçenin toplam nüfusu 18 bin civarına inmiş. İlçe merkezi 6 bin kişiyi barındırıyordu. Yapılan araştırmalara göre ilçe nüfusunun yüzde 40’ı yerinde kalacakmış. Yeni yerleşim yerine kaç kişinin ikametgâh için müracaat ettiğini bilmiyorum. Yeni yerleşim yeri, jeologların raporlarına göre heyelana hazırdır. Barajın su tutmaya başlamasından birkaç sene sonra kayacağı beklenmektedir. O coğrafyada tarih boyunca heyelanlar olmuştur. Yusufeli 1960’da bu heyelanın yarattığı su birikiminde kendini kendi gayretleriyle kurtarmıştır.

‘YENİ YUSUFELİ BİR OYALAMACADIR’
Yeni Yusufeli, bir oyalamacadır. Yürümekte olan insansızlaştırmanın örtme işlemidir.
1500 konut yapılacakmış. Barajın yerlerinden sökeceği kişi sayısı, resmi rakamlara göre 12 bin kişi, bana göre en az 18 bin kişidir. Bunların ne kadarı gerçekten Yusufeli’nde kalır, coğrafyadan göçün hızına göre siz tahmin edersiniz.

‘BOP’UN ALTYAPISININ İNŞASI BÜTÜN SEFALETİYLE SÜRÜYOR’
Söyleyeceğim şudur: BOP planının alt yapısının inşası, bütün sefaletiyle yürüyor. Havza insandan boşaltılıyor. Bunu baraj konusunda 20 yıldan fazla mücadele veren bir iki kişiden başkası fark edemiyor. Çünkü günlük geçim gailesi ve siyasilerin beyanları, Yusufeliliyi düşünmekten alıkoyuyor. Sonuç onların felâketidir, Ülke coğrafyasının parçalanma sürecinin sonudur.

‘BARAJLAR ÜLKEYE DİZ ÇÖKTÜRME YOLUNU AÇTI’
10 yıldır süren çalışmalarım şunu öğretmiştir: Özellikle ülkemizdeki barajların hemen hiç birinin ülkeye faydası olmamıştır. Aksine ülke her yıl milyarlarca Dolar faiz ödemek mecburiyetinde kalmıştır. Bunun açıklaması şudur: Barajlar ülkeye ekonomik olarak sömürülme ve diz çökme yolunu açmıştır. Bunu ancak stratejik plan başarabilirdi; başarılmıştır. Ülkemizde yapılan barajların durumunu hep anlattım. Özellikle iki nehir, Fırat ve Çoruh ana kolları üzerindeki barajlar bu stratejik planın alt yapısını oluşturmak için planlanmışlardır. Görevleri coğrafyamızı yırtmaktır. Enerji üretimini azaltmaktadırlar, ekonomik olarak diz çöktürmektedirler. Bunun aksini söyleyenler bu barajların görev yaptığını ispat etmelidirler.”

BİR CEVAP BIRAK