Ölçüsüz vaatler…

1960 Askeri İhtilal sonrası bütün seçimleri gazeteci olarak izledim.
İlk başlarda belki acemiydim ama 1965 sonrası seçimlerde ustalaştım ve partilerin iktidar tahminlerinde pek yanılmadım.
Yani seçim öncesi halkın arasına katılıp nabız yoklamalarından sonra yaptığım tahminler beni pek yanılttı diyemem.
Sadece eski CHP Genel Başkanı rahmetli Bülent Ecevit’in oyunu yüzde 42 oranına çıkarması hariç.

Bu seçimler için tahmin yapmaya gerek yok.
Birinci gelecek olan parti belli.
İkincisi de belli.
Ama üçüncü parti konusunda kafalar karışık.
Kürtlerin bağımsız olarak beklenmedik sayıda milletvekili çıkaracağına kesin gözüyle bakıyorum.
Yani grup kurmak için “yandan” destek istemeyecek. 3O milletveili rahat çıkarırlar gibi.

Benim bu seçimlerde dikkatimi çeken ağız kavgaları, polemikler, gerginlikler ve karşılıklı hakarete varan atışmalar değil.
Beni şaşırtan liderlerin halka vaat ettikleri.

Muhalefeti de, iktidarı da tüm partiler “ at atabildiğin kadar” misali vaatler konusunda salladılar durdular.
Asgari ücreti iki katına çıkarmak ne demek?
MHP’nin vaadi asgari ücret nerdeyse bir milyara çıkacak noktada.
Nerden vereceksin bu parayı?
Türkiye’de bilmediğimiz bölgelerde, bilmediğimiz derinliklerde, bilmediğimiz milyar metreküplerde ham petrol mu bulundu?
Akıl almaz bir vaat.

Keza CHP’nin sigorta ve ailelere yapacağı yardımlar konusundaki vaatleri.
Hepsi parasal soruna dayanıyor.
Hemen hepsi Türkiye yeni bir kaynak bulmuş gibi atıyor da atıyor.
Hesabı kitabı nasıl yapılmış bilen yok.
Bilenler partilerin kurmayları sadece.
Nasıl hesap yaptıkları önemli değil.
Ekonomi konusunda bir yandan “ Ülkeyi batırdınız” naraları, diğer yandan seçimde iktidara gelirse eğer komşumuz Yunanistan’a parasal yardıma koşacak kadar iddialı söylemler.

Bunun birinci izahı şu:
Ülkemiz zengindir, ben iktidara gelince Yunanistan’ı da ekonomik sıkıntıdan kurtarırım.
İkinci izah ise herhalde şöyle olmalı:
Ülkemiz ekonomik açıdan batmıştır. Ama ben siyaset meydanında atıp tutarım.

Her ikisi de yanlış.

Gelelim iktidar partisinin vaatlerine.
İktidar partisinin vaatleri yok mu insanın tüylerini ürpertiyor.
İstanbul ikiye katlanacak.
Kanal açılaca, iki büyük kent haline gelecek İstanbul.
Keza Ankara’da da Güney Kent kurulacak. 500 bin nüfuslu bu kent ile Başkent adeta uçacak.

Zaten iktidarın bugüne kadar yaptıkları akılları durduruyor.
Yerli uçaklarımız gökyüzündeymiş.
Göktürk adlı uydumuz fezadaymış.
İlk yerli otomobilimiz yoldaymış.

Bence bu işte bir yanlışlık var gibi.
Bizim mahalledeki terzi ne zaman rastlasam beni durdurur ve “Abi ben hala Alman malı toplu iğne kullanmak zorundayım. Henüz yerli toplu iğne yapamadık. Yaptık ama ya kırılıyor, ya bükülüyor. Bunu dahi beceremedik” diye yakınırken, otomobili yapamadık ama yerli uçak ve uydu göklerde süzülüyormuş.
Bu ne yaman çelişkidir.

Ey Aziz Nesin hocam ey.
Bir kalk da bak Türkiye’deki son duruma.
Muhalefet atıyor ama ya iktidar?
İktidar ise halkı hepten aptal yerine koymaya çalışıyor…
Hem de senin halka biçtiğin aptallık oranı, iktidarınkinin yaninda hikaye kalır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × two =