M. Kemal Erdemol’dan yeni kitap: Deri Değiştirmeden Yaşamak

Erdemol son kitabını Savaş Karşıtı Kampanya’nın militan ismi Brian Haw’a ithaf etti. Geçen Haziran’da 62 yaşında yaşamını yitiren Haw, Westminister Parlamentosu önünde 2001’de kurduğu savaş karşıtı çadırında yaz kış demeden 10 yıl boyunca İngiltere ve ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerini protesto etmiş ve kendisine ilgi gösteren turistlere İngiliz parlamenterlerinin iki yüzlülüğünü anlatmıştı…

Cumhuriyet gazetesi yazari ve yazı işleri müdürü Güray Öz’ün özsöz yazısı şöyle:

“Mustafa Kemal Erdemol’un Anlattığı

Tarihin bütün zamanlarında rotasını değiştirenler, geçmişlerinden pişmanlık duyanlar, güç karşısında boyun eğenler ya da yükselen dalgaya binmek için yanıp tutuşanlar oldu. Biz bunlara siyasi literatürümüzde “dönekler” diyoruz. Elinizdeki kitabın değişik yerlerinde onlardan söz edildiğini göreceksiniz. Mustafa Kemal Erdemol dönekleri iki ayrı kümede toplamayı yeğlemiş. İlk kümede “dönenler” yer alıyor. Onları yine de, her şeye rağmen eski görüşlerinden büsbütün kopmamış, kopamamış, o eski zamanlardan izler taşıyan kişiler olarak görüyor Mustafa Kemal. Onları anlamaya çalışıyor, empati ile yaklaşmayı deniyor. İkinci kümedekiler “vazgeçenler” içinse aynı şeyleri düşünmüyor. Haklı olabilir, çünkü nihayet insan kafası karışsa da öyle kolay vazgeçilebilecek bir değer değildir; eğer kendisi, kendisinden vazgeçmemişse.
O nedenle bu ikili yaklaşıma iyimser bir gülümseme ile bakıyor ve iki kümeli dönekleri, dönmeyenlerden, benimsedikleri düşünceleri geliştirmek onları çağın biriktirdikleriyle zenginleştirmek isteyenlerden ayırıyoruz. Ayırıyoruz ki çağın alçak gönüllü savaşçıları, aydınları, entelektüelleri ötekilere bir sığınak olmasın.
Mustafa Kemal’in kitabı biraz işte bu tarihin savrulmuş insanlarına döneklerine, ruhlarını satmış ya da kiraya vermiş olanlarına dairdir. Çokturlar, korkutacak kadar çokturlar, çünkü kendi başına bir şey olmayanlar, desteklerini zorbaların hizmetine verdikleri zaman bir şey olurlar.
Mustafa Kemal derisini sık sık değiştirenleri anlatıyor, ama asıl hedefinin onlar olduğunu da söyleyemeyiz.
Peki ne anlatıyor Mustafa Kemal?
Mustafa Kemal, şu geçen zaman içinde geçmişten bu güne geniş bir alan içinde karşı olduğu insanları, durumları anlatıyor. İyi de anlatıyor. Neden karşı olduğunu anlatıyor, karşı olduklarının ciğerlerine neşter vuruyor, kurumuş yüreklerini masanın üzerine fırlatıyor.

***

Önceki kitaplarından biliyorum, bildiğini iyi bilir Mustafa Kemal. Sık sık rastlayabileceğiniz “malumatfuruş”lardan değildir. İki nedeni var bunun; birincisi kitapları koklamadan, okşamadan elinden bırakmayacak bir kitapsever, ikincisi ince eleyip sık dokuyan bir gazeteci olmasıdır.
Onun yazdıklarının öteki deneme kitaplarından bir farkını da okuyunca göreceksiniz. Çünkü yazarınız size bir şey anlatıyor gibi değildir, sizi sürece dahil ediyor. Siz kitabı okurken onunla konuştuğunuz izlenimi edineceksiniz ve bundan kaçamayacaksınız,
“Konuşur gibi yazıyor” derler ya hani, Mustafa Kemal onlardan değil, o sizinle gerçekten konuşuyor.
Peki yalnız sizinle mi konuşuyor? O kitaba girmiş olanlarla, karşı olduklarıyla, onların kopyalarıyla, dönenlerle, vazgeçenlerle de konuşuyor. Üstünde harmanisiyle Sokrates gibi delilden delile, çağın gelişmiş sınanmış bilgisiyle konuşuyor.
Okumaya başlayın, konuşmanın tek taraflı olmadığını da göreceksiniz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here