Madrid, 20 yıl sonra ‘sol’a geçti

Madrid, 20 yıl sonra ‘sol’a geçti

0
PAYLAŞ

İspanya’da 24 Mayıs’ta özerk bölge seçimlerinin yanı sıra yapılan yerel seçimlerin ardından 8 binden fazla kentte belediye başkanları kesin olarak belirledi. Bu seçimlerde iki önemli gelişme ortaya çıktı. Bunlardan birincisi iktidardaki muhafazakar sağ Halk Partisi (PP) çoğunluk oyu almasına rağmen büyük ve orta büyüklükteki kentlerin genelinde daha önce elinde olan belediyeleri kaybetti. İkincisi hiçbir parti önemli kentlerde mutlak çoğunluğu elde edemedi.

MADRİD’DE KAZANDIĞI HALDE KAYBETTİ

24 Mayıs’tan bu yana partiler arasında yapılan ittifak görüşmeleri Halk Partisini (PP) dışarıda bırakmak doğrultusunda yürütüldü. Halk Partisi, Madrid, Valensiya ve Valladolid gibi 20 yıldır elinde bulunan kentleri kaybetti. Podemos (Yapabiliriz) ve sosyal demokrat Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE), bazı bölgelerde Birleşik Sol’un (IU) ve bazı bölgesel küçük sol partilerin destek verdiği halk birliği adayları, belediyelerde radikal değişimler oluşturdu.

Madrid’de eski bir yargıç olan ve Franko faşizmine karşı mücadelesi ile de tanınan “Ahora Madrid”in (Şimdi Madrid) kadın başkan adayı Manuela Carmena, PSOE ile ittifak sonucu belediye başkanı seçildi ve görevi devraldı.

BARSELONA GELENEKSEL BURJUVAZİDEN ÇIKTI

“Barcelona en Comun” (Barselona Kolektifi) lideri Ada Colau, yıllardır Katalan burjuvasinin temsilcisi Yönelim ve Birlik Partisi´nin (CIU) elinde olan Barselona´nın yeni belediye başkanı oldu. Barselona tarihinde ilk kadın başkan olma sıfatını alan Ada Colau’ya, Podemos, Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) ve Katalonya Cumhuriyetçi Sol Partisi (ERC) destek verdi. Madrid ve Barselona’dan sonra İspanya’nın üçüncü büyük kenti olan Valensiya’da başkanlık, Sosyalist İşçi Partisi ve farklı kesimlerden sol hareketlerin desteği ile çeşitli sol gruplardan oluşan Compromis’in oldu.

DİĞER KENTLERDE DURUM

Diğer kentlerde de benzer durumlar yaşandı. Endülüs özerk bölgesinin en büyük kenti olan Sevil’de başkanlık PP’den PSOE’ye geçti. PSOE, PP’nin kalesi olan Kastilya-Leon özerk bölgesinin en büyük kenti Valladolid’de belediyeyi aldı. Balear Adaları’nda bölgeye ait ilerici nitelikteki partiler ittifak yaparak PP’nin elindeki belediyeliği aldılar. Aragon Özerk Bölgesi’nin en önemli kenti Zaragoza’da Podemos ve PSOE’nin desteği ile “Zaragoza en comun” (Zaragoza Kolektifi) kazandı. Galiçya Özerk Bölgesi’nde de hemen tüm kentlerde kaybeden yine PP oldu. Bu bölgenin başkenti olan Santiago de Compostela ve Coruña’da sol eğilimli “Marea Atlantico” (Atlantik Dalgası), Vigo’da PSOE, başbakan Mariano Rajoy’un (PP) kenti olan Pontevedra’da ulusalcı solcular kazandı.

PP’YE KARŞI İTTİFAKLAR KAZANDI

PP, Bask bölgesinde başkanlığı elinde bulundurduğu tek kent olan Vitoria’da da kaybetti. Bu kentte kazanan Milliyetçi Bask Partisi (PNV) oldu. Yine Bask bölgesinin önemli kentlerinden olan ve Bildu’nun (Bask’ta Yeniden Birlik) elinde bulunan Bilbao ve San Sebastian’da başkanlık Milliyetçi Bask Partisi´nin eline geçti. Bağımsızlık yanlısı Basklıların Bask bölgesinin parçası olarak gördükleri Navarra özerk bölgesinin önemli kenti Pamplona’da diğer üç partinin desteği ile Bildu kazandı.

Özetle Halk Partisi Granada, Almerya, Murciya, Jaen, Leon ve Salamanca gibi bazı önemli kentleri elinde tutmayı başarmış olsa da, “ilerici güçler”in oluşturduğu ittifaklar ezici bir şekilde büyük bir atılım yaparak önemli kentlerin büyük çoğunluğunu ele geçirdi. Jesus de la ROZA / Gijon (Evrensel.net)

BİR CEVAP BIRAK