Mahalleye RTÜK baskısı

İngiltere’de yayınlanan The Economist dergisi, AKP hükümeti döneminde Türkiye’de sanat ve sanatçıya hoşgörünün azaldığını yazarken, nedense bizim medyamızdan bu konularda güçlü bir ses çıkmıyor. Fazıl Say’a bile sahip çıkmayan Türk medyasının Seyfi Dursunoğlu’na, nam-ı diğer Huysuz Virjin’e sahip çıkmasını beklemiyordum zaten ama, İngiliz medyasından utanır da belki konunun hassasiyetine parmak basarlar diye düşünüyordum. The Economist dergisi, “Türkiye ve Tolerans” başlıklı yazıyla Seyfi Dursunoğlu’na uygulanan sansürü eleştirirken, biz göz ardı etmeyi tercih ediyoruz.


Seyfi Dursunoğlu ilk kez kadın kıyafetleriyle şov yapmıyor ki… O, Huysuz Virjin tiplemesiyle 1970 yılından beri sahnelere kadın kıyafetleriyle çıkıyor. Milyonlarca hayranı onu böyle kabul edip sevmiş zaten. Peki bu kişi bunca yıldır topluma kötü örnek teşkil etmiyordu da, neden şimdi kötü örnek olmaya başladı? Bu Türkiye’de hoşgörünün ne kadar azaldığının en belirgin örneği değil de, nedir? 38 yıl önce Huysuz Virjin’i bağrına basanlar, bugün onu dışlıyorlarsa, The Economist’in haber başlığı olan “Türkiye ve Tolerans” konusunda ciddi ciddi düşünmek gerekir.


Seyfi Dursunoğlu, bugüne kadar Huysuz Virjin tiplemesiyle kimsenin söyleyemediklerini söyleyerek sevildi. Gerçekleri biraz espri, biraz zeka ve biraz da sivri ifadelerle ortaya seren Huysuz Virjin, kendisine uygulanan sansürü televizyon ekranından herkese duyurdu. Huysuz Virjin, kendi ifadesiyle “üzerindeki tazyikler” yüzünden ekranlara veda ettiğini söyledi.


RTÜK, Seyfi Dursunoğlu’nun kadın kılığında televizyonda program yapmasına izin vermiyor.


Benim ekranlardan tanıdığım Huysuz Virjin bu yasağı deler geçer. Televizyon ekranında olmasa da, sahnelerde sevenlerine ulaşarak RTÜK’e bir anlamda ders verir. Normal hayatında Seyfi Dursunoğlu olduğunu sık sık vurgulayan ve adı hiçbir sansasyona karışmayan biri olarak, bunca yıldır gösterdiği bu özen için kendisine teşekkür ettirtir.


Biliyorsunuz Huysuz Virjin’e ekran yasağı getiren RTÜK’ün başında Zahit Akman var. Zahit Akman geçen hafta Beyaz’ın programında evlenen Can Tanrıyar’la Petek Dinçöz’ün nikah şahidiydi. Zahit Akman, nikahtan sonra çifte Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı hediye etti. Hediyelerini verirken de, toplumun gözü önünde olan insanların topluma örnek olmaları gerektiğini söyledi. Bu sözler sekiz yıldır birlikte yaşayan Can Tanrıyar’la Petek Dinçöz’ün evliliğinde de baskı olduğunu düşündürttü bana. Her gün televizyon ekranından kadınlara seslenen Petek Dinçöz’ün evlilik dışı bir ilişkisi yaşaması, RTÜK’ü rahatsız etmiş olabilir.


Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Fethullah Gülen’le birlikte dilimize iyice yerleşen “hoşgörü” kavramının bugün geldiği noktayı görmek açısından bu iki örnek yeter sanırım.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here