Maharetler ve taharetler…

Maharetler ve taharetler…

0
PAYLAŞ

Güneş ışınlarını depolamak için organik dokularında taşıma katmanıları olan kutupsuz perovskit piller geliştirildi enerji maliyetini düşürmek ve ucuzlatmak için.

Bizde ise organikleşemeyen boş enerjiler, ya ayrışma katmanlarını körükleyip karşı kutba atarlanmak, ya da bütün üretimi çocuk üretmek sanan aktivitelere harcanmakta… “ Her aç nüfus daha fazla reydir aç zihniyete…“ hesabı…

Bakterilerle bilgi iletişimi teknolojisini 10 yıllardır ticari kaygılarla geciktiren küresel teknoloji ağababaları, 10 milyon kat hız ve kapasite getirecek bu gelişmeye girmek konusunda birbirlerinden atak bekliyorlar. Yani elektron yerine virüsler kullanılarak aktarılacak artık sms’ler, msn’ler, gugıllamalar, dıgıl dıgıllamalar… Aşırı organikleşilecek cümbür cemaat… “ Haydi dünyalılar ele ele !!! “

Biz de yaparız, bizde ne babayiğit virüsler var, laf taşımakta bunlara nal toplatır. Birbirine laf yetiştirmekte kimse ellerine şerbet dökemez… Bakteri ne ola ki? Biz de bilimum sütübozuk mayalar var, koltukları kabartma tozu var. Bilgi zaten herkeste, taşımaya ne gerek var… Elalemin bilgisiyle değirmen döndürecek adam mıyız biz?

Astronomlar, telefoto lenslerini bir araya getirerek geliştirdikleri yeni teleskop ile spiral bir galaksiyi araştırırken yakın çevrede yaklaşık 7 adet cüce galaksi keşfettiler. Keşfedilen galaksilerin karanlık maddenin ve galaksinin evrimleşme sürecinin anlaşılmasına ışık tutacağı düşünülmekte…

Ne ışığı? Bizde göklere yükselmeye hazırlananların ötesinde, ümmet bildiğine yukarıdan bakan nice cüce şeyhler, şıhlar var. Yediğimize, içtiğimize ve seks hayatımıza nizam veren ne bilgiden muaf bilgeler var, evrim düzeyi cüce kalmış ve kendi karanlığında nereye ışık tutacağını göremeyen…

Bilim adamları daha küçük elektronik aygıtların üretilmesine olanak sağlayacak, nanometre seviyesinde inceliğe sahip, eğilebilen, bükülebilen bir güç kaynağı üretmeyi başardılar.

Eğilip, bükülme bize uyar… Ama bizde bilim adamları baskı altında zaten küçük kaldıkları ve bu yüzden hep güdük geliştikleri için ve tek güç alma kaynakları bilime, mazallah alternatif güç müç üretir diye yamuk bakan otoriteler olduğundan, güç kaynağı üretmektense, güce teslim olmayı daha pratik bulurlar. Bakınız; 12 Eylül sonrası profosörlerin fos’ları… ve bunlardan günümüze düşenler…

Google’da gizli anahtarlara sahip binlerce android uygulaması bulundu… Bu küresel ve planlı bir güvenlik boşluğu demek…

Hah işte bize bu işlemez! Bizde andrapoz it çok var, ama androit henüz boşlukta… Güvenlik desen, neyimizde var ki? Sosyal Güvenliği maaş ve emekli kesintisiyle finanse ediyoruz zaten. Can güvenliği desen senin elinde değil… Rasgele Dünya’ya gelip, tesadüfen yaşıyoruz… İhmalden ölmemiz hariç herşey tesadüf…

Batı’da teknoloji danışmanlarına astronomik paralar ödeniyor, ama mesela bir devlet adamı hızla gelişen Dünya’yı bu sayede anında öğrenebiliyor. Danışmanları sayesinde, teknolojik, siyasi, sanatsal gelişmelerden anında haberdar olabildiği için, gezegenin dönüş ritmini, zamanın ruhunu, hayatın temposunu yakalayabiliyor ki, doğru düşünebilsin…

Bizde ise, adamcılık ürünü başdanışmanlara ödenen paranın batıdan az olması koca Osmanlı’ya yakışmayacağından, bunları öğrenmeleri için başdanışmanlara akıl şaapan danışmanlar tutuluyor… Bu yüzden alaturka tuvaletlerin sayısı hızla artıyor… İcad yapması için birine el verecek bir el olmayınca, elaleme rezil oluyoruz her konuda… Ama taharet için el var… Egemenlerin taharetini almak için… Parayla, mevkiyle, ünvan karşılığı çalışıyor… Ne kadar pislik silerlerse o kadar da prim alacaklar ama genelde hat şamar oğlanı kıvamında vücut buluyor…

BİR CEVAP BIRAK

9 − one =