‘Mahkumlar yanarak öldü’ iddiası

‘Mahkumlar yanarak öldü’ iddiası

0
PAYLAŞ

Şanlıurfa Cezaevi’nde, 13 mahkumun yanarak öldüğü olayla ilgili korkunç iddialar ortaya atıldı. Mahkum yakınları ve insan hakları örgütlerinin temsilcileri, resmi ağızlardan yapılan açıklamaların aksine, mahkumlar arasında kavga çıkmadığını, aylardır klima ve insani yaşam standartları talep eden mahkumların seslerini duyurma kararı aldıklarını, bu nedenle yatakları yaktıklarını ancak kapılara vurmalarına rağmen müdahale edilmeyince yanarak öldüklerini ileri sürdü.

Bir mahkum yakını, eyleme katılmak istemeyen 5 kişinin müdahale etmemeleri için arkadaşları tarafından banyoya kilitlendiğini, bunun kavga gibi sunulduğunu, hayatı kurtulanların da kilitlenen bu mahkumlar olduğunu söyledi. İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan ise “Aslında bu kısma bakan gardiyan olaydan haberdar oluyor. Ancak kapıyı açmak için amirinden izin almayı beklediğinden geç kalınıyor. İçeridekiler, bu nedenle yanarak ölüyor” dedi.
Şanlıurfa Cezaevi’nde meydana gelen olayda yaşamını yitiren 12’si tutuklu 13 kişinin yakınları ve avukatları, kamuoyuna yapılan “Vantilatör için kavga çıktı, yangında öldüler” açıklamalarının aksine iddialarda bulundu.

‘Kömürleşmişler’

Ailelerin, ölenlerin cenazesinin otopsi için Gaziantep’e götürülmesine tepkili olduğu belirtildi. Bir mahkum yakını, şunları anlattı:

“Bize verilen bilgilere göre, içeride birlikte yemek yiyorlar. Akşam yemeğinden sonra birlikte çerez yiyip, konuşuyorlar. Cezaevi koşullarına karşı bir tepki geliştirmek gerektiğini söylüyorlar. Ancak yaşça büyük olan 5 kişi itiraz ediyor. Bunun üzerine, zarar görmemeleri ve idareye haber vermemeleri için banyoya kilitliyorlar diğerleri bu kişileri. Ama kavga söz konusu değil. Ateş yakıp, protesto etmek niyetleri. Ancak ateşe rağmen tepki gelmiyor. Sonrasında kapılara vuruyorlar. Kapılara vurmalarına rağmen ses gelmiyor. Kapı açıldığında zaten ölmüş durumdalar, kimse hastaneye bile götürülemiyor. Kömürleşecek kadar yanmışlar. Zehirlenme değil, yanık. Diğerleri de banyodan güç bela çıkartılıyor.”

Barikat dedikleri 18 yatak

Ölen mahkumların avukatlarından Aynur Özlü de “Burada kapının açılmasına engel barikat dedikleri, sonuçta 18 yatak, yastık ve yorgan. Ranzaları çekseler bile cezaevi idaresinin bunları aşması birkaç dakika. Burada yatanların 10 tanesi, son bir ayda tutuklanmış, 20-25 yaş aralığındaki. Neden kendilerini öldürsünler? Bu cezaevinde yatanlar, aylardır klima istiyor. Gölgedeki sıcaklık 45 derece bu kentte. Bir klima bile verilmedi ve şimdi nedenler araştırılıyor” dedi.

Bazı mahkum yakınları da cezaevi kapısının dışarı doğru açıldığını, içeridekilerin ölmelerine neden olabilecek bir eylem yapmalarının mümkün olmadığını, koğuşta aşılamayacak nitelikte barikat kurulmasını sağlayacak materyallerin de bulunmadığını ifade etti.

İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan da “Olay kavga değil kesinlikle. Birarada kalan insanlar, kavga edip birbirlerini öldürmezler. Bu insanlar koşulların olumsuzluğu nedeniyle protesto için yatakları tutuşturmuşlar. Bu uyarı ile beraber sorunlar düzelir diye bir düşünceleri varmış. Koridordan sorumlu gardiyan olaydan haberdar. Kapıyı açmak için amirinden izin almak istiyor. Geç müdahale ediliyor bu nedenle. Bu arada yanıyorlar. Aynı cezaevinde Erkan Gümüştaş, koşulları protesto için Temmuz 2010’da kendini yaktı. Bu yangına da geç müdahale edildi ve çocuk öldü. O zaman da aynı müdür yine cezaevindeydi. Yaralılara müdahale eden doktorların son olayla ilgili söyledikleri de ‘kavga olmadığı, protesto yapılmak istendiği’ şeklinde” diye konuştu.

Sırayla yatıyorlardı

Şanlıurfa Barosu, kısa süre önce cezaeviyle ilgili yaptığı açıklamada, klimasız koğuşlarda 10 yerine 30 kişinin barındırıldığını, konferans salonunun bile koğuşa çevrildiğini, mahkumların yatmak için sıraya girdiğini açıklamıştı.

Kurban kestiler

Batman’dan kente gelen Halis İlgi, cezaevinde 3 kadın yakınının kaldığını, yangın sonrası büyük endişe yaşadıklarını ve yakınlarının hayatta kaldığını öğrenince kurban kesmeye karar verdiklerini söyledi. İlgi ve yakınları daha sonra yanlarında getirdikleri koyunu dualar eşliğinde kesti. (GÖKÇER TAHİNCİOĞLU / Milliyet)

BİR CEVAP BIRAK