Majör krizin balans ayarı…

Bazıları demokrasiyi sevmese de rejimin sübapları birileri tarafında zaman zaman açılabiliyor, balans ayarları yapılabiliyor ve daha sonra da halk sandığa gidip seçim yoluyla sıkıntıları aşmaya yardımcı oluyor.
Halkın sandığa gidip rejime, yani demokrasiye yol vermesi bazen isabetli olmayabiliyor.
Sandık başında “İnadına” ters karar alabiliyor.
Seçim günü “İnadına” aynı partiyi yıllarca cezalandırabiliyor.
Ve “inadına” merkez sağı bırakmamakta direniyor.
Ve ne yazık ki azınlık durumda kalan ve iktidara talip olan sol partilere, ya da kendisi sağda ama “illaki soldayım” noktasında kilitlemiş olan partilere “inadına” şans vermiyor.
Sistemde kilitlenme, ya da tıkanma biraz da bundan kaynaklanıyor.
Yani demokrasi kültürü yerleşik hale gelmediğinden…
Eğitim düzeyi istenilen noktaya taşınamadığından…
Sadece bu değil tabii ki…
Merkez sol partiler, ya da kadrolar sağ partilerin tezini çürütecek antitezlar ortaya koyamayınca, ısrarla halka inmeyince elitlikten taviz vermeyince siyaset üretemez hale geliyorlar ve iktidara giden yolu açamıyorlar.
Tabii merkez solda azınlıkta kalanlar sık sık  kaybetmenin verdiği duygularla “cumhuriyet kazanımları elden gidiyor” patırtısına neden olunca, belli odaklar harekete geçiyor ve sistem tıkanıyor.
Daha sonra sıra geliyor balans ayarına…
Yani demokraside fren tuttuklıuk yapıyor.
Son gelinen nokta 14 Mart günü bu kez yüksek yargının devreye girmesiydi.
Yüksek Yargının muhtıra günü yani
Oysa 27 Nisan 2007’de cihet-i askeriyenin internette hala duran e-rejim muhtırası sıcaklığını koruyordu.
Tabii sıcaklığını koruyordu derken, o günden bu yana yaşananların sıcaklığın azalmasına değil yükselmesine neden olduğunu da unutmamak gerekir.
Neler oldu peki?
Cumhurbaşkanlığı seçimleri tıkandı.
Nasıl tıkandı?
Uğursuz gelen 367 rakamı yüzünden.
Ne yazık ki yüksek yargı Anayasa Mahkemesi, kuruluşundan bu yana ufak-tefek hataları hariç ilk defa demokrasi ayıbı sayılabilecek bir karara imza attı
Bu kararı ilerde yargı kendi içinde ne kadar araştırır, inceler ve analiz ederse bence iyi eder.
Bir kere 27 Nisan 2007 e-rejim muhtırasından üç gün sonra alınan bu kararın getirdiği  ortamı fırsat bilen AK Parti’nin demokrasi ayıbı yüksek mahkemeden geri kalır türden değil.
Bunu da tesbit ve teyit etmek ve hatırlamakta yarar var.
Neydi o?
Erken seçimlerle Milli Görüşün hala etkisinde olan dışişleri eski bakanı Abdullah Gül’ü inadına Çankaya’ya taşımaktı.
Bunu “Ben sandıktan yüzde 47 oy alarak çıktım. İstediğimi yaparım” ile izah etmek mümkün değil.
Evet iktidara tek başına gelip gelen partiler, demokrasi gereği kendi programlarını hayata geçirirler ve muhalefetle uzlaşmaya yanaşmazlar. Demokrasi bu açıdan “uzlaşma zorunluğu” olan bir sistem değil. Ama gelişmiş demokrasiler için geçerli bir neden.
Ama azınlıkları da korumak zorunda olan bir sistem. İktidardaki partinin, azınlıktaki insanlarla kavgalı olduğu bir sistem asla demokrasi olamaz, olmamalı.
Ne var ki AK Parti birçok hata ve yanlışlar yanında kendisine oy vermeyen tüm seçmenleri yani 7 milyon kişiyi CHP’li addedip silahlarını bu kitleye yönelik “intikam” ve “inadına” kullanmayı tercih etti.
Ve sonunda majör bir siyasi krize neden oldu.
Bu büyük ve çok önemli siyasi krizden nasıl çıkılır, Anayasa Mahkemesi ne türlü karar verir tartışmasına girmeyeceğim. Hem erken, hem de yüksek yargının en doğru kararı alacağına olan inancımı muhafaza etmek istiyorum.
Süreç başladı ama en az 5-6 ay sürebilir.
Eğer ilk hamlede yüksek mahkeme dosyayı iade etmezsse…
Sistemin geleceği verilecek kararın ucunda…
Bu karardan çıkarılacak ders “inadına” bir başka karara dönüşmezde, inatlaşma ve zıtlaşma körüklenmezse ayar zamana bırakılırsa sistem kendi kendisini korumaya çalışır.
Aksini düşünmek dahi istemiyorum.


Not: Bir önceki “bazıları demokrasi sevmez”başlıklı yazıma olumlu olumsuz tepki veren okuyucularımın hepsine tek tek yanıt vereceğim. Görüşler biraz daha biriksin diye bekliyorum.Hepsine şimdiden teşekkür ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.