Makro ekonominin (!) mikro tablosu!

halka hep ayni masalı okuyorlar: Ekonomide makro rakamlar çok iyi…


Neymiş bu makro rakamlar? Yeniliyor mu, içiliyor mu ya da insanlara mutlu yaşamlar armağan eden sihirli bir güç kaynağı mı acaba? 


Sade vatandaşa, ekonomide makro rakam nedir diye sorun bakalım ne yanıt alacaksınız?


Karşıdan gelmekte olan orta yaşlı düşünceli, şu yüzü asık vatandaşa soralım:


– Merhaba, ekonomide makro rakamlar iyiye gidiyormuş, ne dersiniz?
-Ne dedin Makara mı ?
-Yok yok Makro dedim makro ekonomik rakamlar?
-Kardeşim ne diyorsun, makara diyeceksin de dilin mi dönmüyor yoksa?
– Makro, makro!..
– Yav sen beni yoksa makaraya mı alıyorsun, git kardeşim işin mi yok!…
– Makro ekonomi beyefendi, makro!…
– Fazla üstüme gelme! Geçim sıkıntısından, yokluktan zaten fırttırmış vaziyetteyim, sıkarım boğazını, hırsımı senden alırım!.. Makara mı neyse onu da alır sokarım…


Aldığımız yanıt hiddet ve şiddet.


Soruyu orta sınıftan hangi vatandaşa sorarsanız sorun, alacağınız yanıt aşağı yukarı böyle. Vatandaşın makro ekonomiyle hiçbir ilgisi yok. Nasıl olsun ki? Bugünlerde suya atılmış kuru yaprak misali, akıntıya kendini bırakmış, bilinen fıkrada olduğu gibi, “du bakali ne olacak” yani durun bakalım işin sonu nereye varacak sabrı içerisinde kader yolculuğunu sürdürüyor…


Seçim yaklaşınca, dört yıldır vatandaşa insanca yaşayabileceği iş ortamını sağlayamayan, yüreğine geleceğe güvenle bakabileceği umudu koyamamış olan hükümet yetkililerinin, sonunda ayakları yere değmeye başladı.


AKP’nin ağır toplarından Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener bakın ne diyor:


“Elimizde sihirli formül ve bugünden yarına yapılacak bir şey yok”(Vatan-6Aralık 2005)


Hani sizin ACİL EYLEM PLANINIZ vardı sayın Bakan?
Hani iktidara gelince, bu plan doğrultusunda ilk üç ayda, altı ayda ve bir ve üç yılda yapacağınız çok önemli icraatlarınız olacaktı?
Hani iktidarınızın üçüncü yılından sonra vatandaş cebinde bir şeyler olduğunu görüp refaha erecekti, Sayın Başbakan böyle söylüyordu?


Sayın Bakan, seçim kapıya dayanınca, yapamadıklarınız ve de hiçbir zaman yapamayacaklarınız için, mazeretler mi üretmeye başladınız? Meydanlarda sizi umutla dinleyen halka, seçimden önce ayni şeyleri söyleseydiniz ya; “elimizde sihirli değnek ve bugünden yarına yapabileceğimiz bir şey yok” diye…


Genel basının (ulusal değil) bakın yavaş yavaş sizleri yani AKP’yi artık dokunulamazlar sınıfından çıkarmaya başladığının farkındasınızdır her halde. Bu zamana değin, partinize söz söyleyemeyen kimi anlı şanlı gazetelerimiz, artık gerçekleri halktan uzun süre saklamış olmanın vicdan azabına dayanamamış olacaklar ki, manşetlerinde halkın feryatlarını dile getirmeye başladılar. Küçük esnafın ayaklarına kadar gidip çektikleri ızdırapları dinlemeye başladılar… (neden bunu daha önceleri yapmıyorlardı, tabi dikkate değer)


Ünleri şanları bilinen kimi ekonomi profesörleri, yakın zamana kadar allayıp pulladıkları ekonominiz modellerinin; MAKRO RAKAMLARIYLA halka umut verici mesajları bir kenara bırakarak, artık vicdanlarının sesini dinleyip vatandaşın harap halini dile getirir olmaya başladılar.
“Refah seviyesi arttı gibi görünüyor ama doğru değil. Büyüme hızı düşüyor böyle giderse duvara çarparız.” Asaf Savaş Akat-Vatan-6 Aralık 2005)
Günaydın!.. Daha önceleri nerelerdeydiniz?


Lütfen söyler misiniz sayın Bakan, iktidarınız döneminde hangi yeni fabrikanın temelini atıp üretime geçirdiniz, geçirdiyseniz bile gerçek manada bunların sayısı ne kadardır? Hangi büyük projeyi hayata geçirip istihdam sağlayabildiniz? Sayıları 10 milyona dayanmakta olan işsiz ordusunun sayısını azaltacağınıza neden artırdınız?
Hani ne oldu  “ACİL EYLEM PLANINIZIN” aktivitesi, icraatı?


Yoksulluk dediniz, yolsuzluk dediniz, iş, aş, kazanç, mutlu yaşam ve gelecek dediniz, hiç birine dokunmadınız. Kaldıracağız dediniz milletvekillerinizi  sürekli “DOKUNULMAZ” yaptınız!


Sayın Bakan.


Vatandaşın makro ekonomi rakamlarına kafası ermiyor.
Görünen o ki artık ünlü profesörlerin de kafası ermemeye başladı…
Makro diye diye halkın yaşamını iyice mikrolaştırdınız.
Gazetelerde okuyoruz, esnaf şaşırmış durumda. Sizler her şey iyi gidiyor derken, durumunun bir türlü iyi gitmediğini gören ve siftah yapamayan esnaflar,  hocalara, hacılara gidip onlardan medet ummaya başladılar.
Dükkanını okuyup üflettirerek sorunu aşmaya çalışanların, hurafeden de yardım göremedikleri yönünde ki itiraflarını basından okudukça çaresizliklerinin boyutunu daha iyi anlıyoruz.(Vatan- 6-7 Aralık 2005)


Sonuç olarak;


Sayın Bakan.


Üretimin ve istihdamın artmadığı, işsizliğin giderek azalmadığı, asgari ücretin insanca yaşanabilir seviyeye çıkarılmadığı, çalışanların her an işten atılıp çoluk çocuğu ile ortada kalma tehlikesinin ortadan kaldırılıp yasalar çerçevesinde güvenceye oturtulmadığı, Ülkeyi yönetenlerin maddi olanak ve servetlerinin halkın kazancı ve yaşam biçimi ile entegrasyon içerisinde olmadığı sürece…


Sokakta ki insanımızın, Makro rakamlar iyiye gidiyor nakaratlarıyla, sefaletten kurtulup refaha ulaşması söz konusu olamaz!..


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.