Mal varlıkları siyasiler ve köşe yazarları

Mal varlıkları siyasiler ve köşe yazarları

0
PAYLAŞ

Köşe yazarı, yazılarına her daim yüreğini, içtenliğini, davaya inanırlığını, dürüstlük ve cesaretini koyamıyorsa, bizce ne yazarsa yazsın hiç önemli değil. O tür yazılar zaten okunası yazılar olamıyor.


Okur, yazarın gerçekte hangi sevdalarda uçarken, yazılarında neyi ya da neleri adet yerini bulsun diye köşesinde dile getirmiş olduğunu çok iyi anlar. İnsanın doğası adaletsizliğe ve samimiyetsizliğe son derece duyarlıdır. Gerçeği hemen sezer ve anlar!


Son birkaç gündür, yazarlığı her zaman “süs olarak” üzerinde bulundurduğu bilinen, en azından bizim bildiğimiz, yazar olmanın gerçek sorumluluğundan uzak, “sanal vatan milletçi yazarlarımız”,   her zaman olduğu gibi yine karşımıza birer “dürüstlük abidesi” ve “vatan kurtaran kahraman” olarak çıkmaya başladılar. İnsanın kahrolmaması elde değil! Bir örnek verelim. Diyelim ki adamın ibadetle yakından uzaktan ilgisi yok, karşınıza geçiyor her gün namazın faziletlerinden söz ediyor. Ayni onun gibi bir şey.


Başbakan Tayip Erdoğan’ın malvarlıkları konusunda, partisinin grup toplantısında ki söylemlerinden sonra, Genel medyada (ulusal değil), internet sitelerinde,  yerel medyada, konuyla ilgili neredeyse yazı yazmayan köşe yazarı kalmadı…


Çizgilerini, özyapılarını, ahlaki kriterlerini öteden beri bildiğimiz ve bu yönde kendilerini zaten yayın alanlarında ki okur kamuoyuna kanıtlamış köşe yazarlarına, bu yönde söyleyeceğimiz söz yok. Yazılarında her zaman şovdan uzak, dürüst ve samimi duygular içersinde olduklarına inanıyoruz. Mal varlıkları konusunda da anlamlı isabetli yorumlarıyla,  görevlerini yerine getirdiler.,


Ne yazık ki dürüstlükleri, çevrelerinde sürekli tartışılan, en azından yazmış oldukları yazılarından bile birer “sanal kahraman” oldukları açıkça anlaşılabilen genel, yerel ve internet medyasındaki şovmen, şekilci, bukalemun yapılı yazar takımı, bu sıra meydanı yine boş buldu, köşelerinde okurlara çalakalem boyuna, vatan millet edebiyatı ile kahramanlık ve fazilet dersleri veriyorlar. Bunların durumlarını bilen okurlarına Allah sabır versin! Neyse ki kimileri yavaş yavaş hadlerini bilir oldular… Bunlar, geç de olsa iyi gelişmeler


***


Başbakan Tayip Erdoğan, Salı günkü partisinin grup toplantısında yaşamının en talihsiz konuşmasını yaptı. Söylediklerinden ve yapamadıklarından ötürü, gerek partisi ve gerekse kendi adına büyük ölçüde puan yitirdi. Başbakan’ın içine düşmüş olduğu çaresiz durum, hem şahsı yönünden hem de şahsına güven duymuş partililer ve seçmenler açısından son derece üzücü bir tabloyu ortaya koymuştur.


Başbakan’ın bundan sonra yapacağı mal bildirimi açıklamasının hiç mi hiç önemi kalmamıştır. Yapılacak mal bildirimine, servet ölçüsü az da olsa çok da olsa mutlaka güvensizliğe dayalı eleştiriler gelecektir. Çünkü millet, Başbakan’a bu konularda güvenini büyük ölçüde yitirdi. Çevrenizde mini bir anket yaparsanız gerçeği görmüş olursunuz.


Mal bildirimi gizlidir açıklanamaz sözleri, Başbakan adına son derece talihsiz bir açıklama olmuştur. Kişi servetini ortaya çıkıp açıklayacaksa. Buna kim ne diyebilir? Varsayalım ki, gizlilik hükmüne uyulmadı ve kamuoyu önünde açıkça mal varlığı açıklandı. Her kural dışı davranışın bir cezası olduğuna göre, servetini çıkıp ortaya gürül gürül açıklamış olan siyasetçiye, böyle bir durumda yasalara göre ne tür ceza verilebilecektir? Cezanın tanımı yasada ya da yasalarda yapılmış mıdır? Bunu Sayın Başbakan çıkıp ortaya açıklayabilir mi?


AKP’li  üç milletvekili mal varlıklarını, ikisi basın toplantısıyla biri de internet üzerinden açıklamak suretiyle suç işlediler(!) Bu milletvekillerine ne ceza verilecek? Neye göre nasıl verilecek? Yanıtını kim verebilir acaba?


Konuyu nereden tutsanız elinizde kalıyor. Başbakan mal bildirimlerinde, gizlilik konusunda yasalardan söz ediyor ve geçmişten bu yana uygulamanın gizlilik esasına dayandığını söylüyor ve iddia ediyor.


Yasalar öyle olabilir. AKP’nin elinde neredeyse anayasayı değiştirecek çoğunluk var. Yeni bir yasa çıkarıp ta siyasette ve bürokraside mal bildirimlerinde ki gizlilik kaldırılmıştır, mal beyanları bundan böyle kamuoyu önünde açık ve seffaf biçimde yapılacaktır. Biz de, Başbakan olarak başta ben olmak üzere tüm AKP’liler servetlerimizi halkın önünde, eşlerimiz, çocuklarımız dahil kuruşuna kadar açıklayacağız, demiş olsaydınız, bu millet  küsüp size sırtını mı dönerdi Sayın Başbakan?


2-B denilen orman vasfını yitirmiş arazilerin sahiplerine satışı konusunda ki akla en son gelebilecek yasalara varıncaya değin, birçok yasada değişikliğe gitmek konusunda canı gönülden meclis çalışması yapmaya hazır olduğunuz halde, siyasetçilerin mal varlıklarının açıklık esasına göre yapılacağı konusunda yeni  bir yasa çıkarmak bu zamana değin acaba neden aklınıza gelmedi? Doğrusu buna şaşmak mı yoksa gülmek mi gerekir karar veremedik.


CHP’nin önerisiyle, gelinen noktada konuya dair, açıklık esasına dayalı yeni bir yasayı çıkarmaya AKP’nin eli mahkum! Bundan kaçabilmesi söz konusu değil. Kaçarsa seçimlere kalmadan AKP’nin şimdiden biteceğini kendileri de biliyor. Yasa çıkarılırken gereken tüm ayrıntılara girilmezse yine bir yararı olmaz. Eşlerin, çocukların mal varlıkları, kuruşuna kadar bildirim içersinde ayrıntılı olarak kesinlikle yer almalıdır.


***


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu, bundan iki yıl kadar önce,  Kocaeli’de bir yerel televizyonda,  Her hafta cumartesi geceleri iki saat süreyle ekrana taşıdığımız “Serbest Kürsü” adlı programlarımızdan birine canlı yayın konuğu olduğunda;
“Kimlerin İsviçre bankalarında, ne kadar parası olduğunu isim isim biliyoruz, iktidara geldiğimizde, bu paraların hepsini ülkemize geri getireceğiz!” şeklinde bir söylem ve iddiada bulunmuştu.


Sayın Yazıcıoğlu’nun iddia ettiği gibi, İsviçre bankalarında önemli kişilere ait önemli miktarda paralar mevcutsa ve bu paralar gizlilik esasına göre bankalarda saklanıyorsa, bu zatı muhteremlerin içinde önemli görevlerde bulunmuş çok sayıda siyasetçi de yer alıyorsa, mal bildirimlerinin ne ölçüde anlamı ve inanırlığı kalabilir ki?


Hele bir düşünün sevgili okurlar!
Yoksa bütün bunlar boş kayıkçı kavgası mı?


burhanaozbey@yahoo.com 

BİR CEVAP BIRAK