Mandela’nın 100’üncü doğum günü

Nelson Mandela yaşasaydı bugün 100 yaşını dolduracaktı. Irk ayrımcılığına son veren ve Güney Afrika’nın ilk siyah devlet başkanı olan Mandela, bugün hâlâ pek çok Afrikalı genç tarafından örnek alınıyor.

    
default

22 yaşındaki Mozambikli rap şarkıcısı, öğrenci ve aktivist Andre Cardoso “Mandela hakkında konuşmak, aynı zamanda belirli bir amaç uğruna yapılan mücadeleyi konuşmaktır” diyor. Cardoso, DW muhabirlerine Mandela hakkında görüş bildiren 15 Afrikalı gençten biri. Onunla ilgili ortak kanı, siyah liderin hayatını da özetler nitelikte: “Korku ve baskılar karşısında yılmayan bir savaşçı!”

Nelson Mandela’nın babası, 18 Temmuz 1918’de doğan oğluna “Rolihlahla” adını verdiğinde, onun bu ismin hakkını fazlasıyla vereceğini muhtemelen tahmin etmemişti. Yerel Xhosa dilinde “Dalkıran” anlamına gelen bu isim, halk arasındaki yaygın söylemde “Baş ağrıtan” ya da “Kışkırtıcı” manasında da kullanılıyor. Mensubu olduğu aşiret adına atıfla “Madiba” olarak da anılan Mandela, 1944 yılında ırkçılık karşıtı parti Afrika Ulusal Kongresi’ne (ANC) katıldı.  1948’de Milliyetçi Parti iktidara geldi ve ırk ayrımcılığını uygulamaya koydu. Avukat olarak çalışan Mandela, dört yıl sonra Johannesburg’da ülkenin siyahlar tarafından yönetilen ilk hukuk bürosunu açtı.

Bu süreçte ANC’nin Apartheit (ırk ayrımcılığı) rejimine karşı başlattığı sivil itaatsizlik eylemlerinde Nelson Mandelo ön plana çıktı. ANC’nin 1961’de yasaklanınca “Umkhonto we Sizwe” (Milletin Mızrağı” adlı gerilla teşkilatını kurdu ve komutan olarak devlet kurumlarına saldırılar düzenlenmesi emrini verdi. 1962’de gizlice yurt dışına çıkarak ANC kadrolarının desteklenmesi ve askerî yönden eğitilmesine uluslararası destek bulmaya çalıştı. İki yıl sonra ülkeye döndükten sonra tutuklandı.

André Cardoso aus MosambikMozambikli André Cardoso

Demokratik ve özgür toplum ideali

Savcılık mütalaasında idam cezası istendi. Efsane haline gelen sözlü savunmasını, adil bir Güney Afrika özlemini anlattığı bir propaganda konuşmasına çevirdi: “Hem beyazların hem siyahların üstünlüğüne karşı mücadele ettim. Tüm insanların uyum içinde ve eşit fırsatlara sahip olarak yaşadığı demokratik ve özgür bir toplu idealini gerçekleştirmeye çalıştım. Bu ideal için yaşayabilmeyi umuyorum. Ancak gerekirse bu uğurda ölmeye de hazırım.”

30 yaşındaki Zimbabveli gazeteci Mlondolozi Ndlovu “Mandela prensipleri olan ve sözünün eri bir adamdı” diyor ve ekliyor: “Yıllar sonra Güney Afrika’nın ilk siyah devlet başkanı olduğunda, siyah ve beyaz insanların aynı oranda saygı duyduğu biri haline gelmişti.”

Mandela ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Cezasının 17 yılını, Cape Town açıklarındaki kayalık Robin Island adasında çekti. Burada bir üniversite kurdu, mahkumlara okuma-yazma öğretti. Hükümetin şartlı tahliye teklifini, Apartheid konusunda uzlaşmayı reddederek kabul etmedi. Onun 5 numaralı hücresi, bugün Güney Afrika’ya giden turistlerin ziyaret mekanları arasında başı çekiyor.

Mandela’nın özgürlük mücadelesi

Mandela özgürlüğüne kavuştu, serbest seçimler yapıldı

Ulusal ve uluslararası baskılar sonucunda 11 Şubat 1990’da 27 yıllık hapis hayatından sonra serbest bırakıldı. Güney Afrika’daki ilk demokratik seçimlerle sonuçlanan müzakerelerde ANC’yi temsil etti. Cape Town’da toplanan kalabalığa yaptığı ve yine efsane haline gelen konuşmasında “Huzurunuzda kurtarıcı bir peygamber olarak değil, Afrika halkının bir hizmetkârı olarak bulunuyorum” dedi. Irk ayrımcılığıyla mücadelesi nedeniyle 1993 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. ANC serbest seçimleri kazandı ve Nelson Mandela 10 Mayıs 1994’te ülkenin ilk siyah devlet başkanı oldu. Toplumsal barışın tesis edilmesi ve Apartheit rejimi döneminde işlenen suçların aydınlatılması çalışmaları kapsamında Cape Town’lu başpiskopos Desmond Tutu ile birlikte Hakikat ve Barış Komisyonu’nu hayata geçirdi.

1999’da aktif siyaset hayatını noktalayan “Madiba” kendini sosyal yardım faaliyetlerine adadı. Özellikle çocuk hastalıkları ve AIDS ile mücadeleye yoğunlaştı. 2005 yılında oğullarından Makgatho, 54 yaşından AIDS nedeniyle hayatını kaybetti. “Güney Afrikalılar yıllar boyunca Apartheit rejimine karşı takdire şâyan bir mücadele sürdürdü. Ancak şimdi çok daha büyük bir tehditle karşı karşıyayız” diyen Mandela, görev süresi boyunca AIDS ile mücadelede yeterli önlemleri alamadığını itiraf etti.

Somut değerleri vardı

Yoksullukta mücadelede arzu edilen başarıya ulaşılamaması da Nelson Mandela’nın siyasi hayatına gölge düşüren bir başka faktördü. Eleştirilebilecek pek çok nokta olsa da çoğu kimse için Mandela, somut değerleri olan bir devlet adamıydı.

33 yaşındaki Kamerunlu Pamela Getcheu şöye konuşuyor: “Onun tarafsız duruşu ve adalet için verdiği mücadele, benim hayat görüşüme yön verdi. Benim de kuruluşunda yer aldığım Çocuk Hakları Derneği, toplumdaki eşitsizliği görmezden gelmek yerine onunla mücadele etme yolum oldu.”

Nelson Mandela, hayatının son evresinde doğum yeri Qunu’da sakin bir yaşam sürdü. 5 Aralık 2013 tarihinde hayata gözlerini yumduğunda dünya liderleri taziye mesajları yayınladı.

Onun yönetim tarzının farklı olduğunu vurgulayan Afrikalı gençler, bugünkü politikacıların Mandela’yı örnek almasını istiyor:

“Mandela, yeni nesil politikacılar için de bir mihenk taşı işlevi görüyor. Tıpkı onun gibi, çabalarının odak noktasında insanlar yer almalı.” Bu sözler, eski Liberya güzellik kraliçesi Patrice Juah’a ait. Bir çocuk vakfı kuran Juah, yoksul öğrencilere karşılıksız burs temin ediyor. 26 yaşındaki Kenyalı Don Adrian ise Afrikalı politikacılara şu mesajı veriyor: “Eğer Afrika’daki tüm idarecilerimiz Mandela gibi olsa, Afrika gerçekten değişebilir.

Bu haberin hazırlanmasına katkıda bulunanlar: Henri Fotso, Gwendolin Hilse, Selma Inocencia, Privilege Musvanhiri ve Andrew Wasike.

Ludger Schadomsky, Philipp Sandner –  Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 4 =