Marş gibi köşe yazıları

İnternette, okurların en çok ilgisini çeken yazılar hangileri oluyor biliyor musunuz?  Hamaset (yiğitlik) yüklü yazılar… Genelde internet okurlarını gençler oluşturduğu için, gençlik heyecanını okşayan kahramanlık türküleri çağrıştıran yazılara ilgi daha fazla oluyor.


Durumu bilen genç ya da olgun yaştaki kimi internet yazarları, köşelerinde hemen her gün kahramanlık türküleri söyleyerek, okuru ülkeye yönelik tehlikeler açısından gerçek yönüyle, bilinçli olarak uyarmak ve  bilgilendirmekten öte, kişisel  egolarını tatmin etmek, “Ne çok okunan yazar” görüntüsüne girmek hevesiyle, neredeyse her yazılarında hamaset dolu söylemler ya da şiirlerle okurun karşısına çıkmayı yeğliyorlar.


Yazarların ilgi görmek ve çok okunmak istemesi normaldir. Her yazarın, okunduğunu hissetmesi ve okurlarından yazıları ile ilgili olumlu mesajlar beklemesi insani ve doğal bir istektir. Ancak, okurdan bu yönde talep beklemenin kontrol edilemez özlem ve tutkusu içerisinde olmadan, daha da açıkçası, sadece bu yöndeki beklentiye tutsak olmadan,  ilgi görülüyor ve yazdıkları beğenilip takdir ediliyorsa mesele yok.


Fakat, ne yapıp edip,  aferin alayım düşüncesine kurgulu arayışlar içerisinde olmak ve bu arayışlara yönelik “Ne yazsam da alkış alsam” düşüncesine dayalı çırpınışlar ve bu düşünceye dayalı her gün “ kurtuluş marşı” niteliğinde köşe yazıları yazmak, normal değildir ve bir süre sonra okurlarca “fantezi” olarak kabul edilip, şov olarak değerlendirilmeye mahkum kalması kaçınılmazdır.


Tabi ki arada bir insanımızı olumlu yönde motive etmek, ülkemize yönelik tehlikelere karşı uyarıp duyarlı kılmak için, “hamaset” e de gereksinim var. Fakat her gün “kahramanlık türküleri” döktürerek ve “yiğitlik” görüntüsüyle  köşe işgal etmenin ne anlamı ve yararı olabilir ki?


Önemli olan, duyguların coşkusunu; akıl, mantık, bilgi ve cesaret öğeleri ayni potada eritip, geçici duygu taşımlarıyla değil, akıllı aşımlarla sorunlara yaklaşmak ve ülkeye yönelik tehlikelere karşı bilinçli olarak mevzilenmek, akılcılıktır…


Türk milleti olarak duygusalız. Heyecanlarımızı ve duygularımızı kolay kolay kontrol edemiyoruz. Ancak, akıl, her zaman kontrolsuz duygu ve heyecanlardan çok öndedir. Bugün ülkemiz bölünüp parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya ise, sabah akşam mehter marşı ya da onuncu yıl marşı söyleyerek ve ne asil, kahraman bir millet olduğumuzu şiirsel anlatımlarla köşelerde boyuna tekrar ederek, ülkemize yönelik tehlikeye karşı ciddi bir önlem almış olamayız. Savaşlar akılla desteklenmiş kahramanlık türküleriyle kazanılır. Akılcılığın olmadığı yerde marşların sadece nostaljik özelliğinden öte bir değer ve etkisi olamaz! O nedenle olası bir kurtuluş savaşına eylemsel olarak hazırlanırken, marşlarla, şiirlerle, göz yaşartıcı yazılarla lehte bir sonuca varmamız olanaklı değil.  Aklı önce duygunun önüne koymamız gerekir. Tehlike karşısında akıl ne yapılmasını öngörüyorsa, o yolda gidilmeli ve toplum o amaca uygun olarak bilinçlendirmelidir.


Buradan sevgili gençlerimize sesleniyoruz. Gerek internette gerekse kağıt medyasında Yiğitlik olgusuyla bezenmiş köşe yazılarını okumak sizlere keyif verici ve duygularınızı okşayıcı gelebilir. Salt hamaset çağrıştıran yazı ve davranışlarla, tehlikeyi önleme anlamında bir yere varılamaz!  Siz sevgili gençlerimiz, önce elinizden hiç düşürmediğiniz cep telefonlarınızı, kulağınızdan eksik etmediğiniz müzik dolu kulaklıklarınızı önce bir kenara bırakacaksınız. Peki ne yapacaksınız?   O aletleri elinizde ve kulağınızda bulundurduğunuz süre kadar her gün kitap okuyacaksınız. Kitap, gazete, dergi ne varsa kişiliğinizi önce onlarla entegre edeceksiniz. Ülkede ne olup bittiğini yazılı ve görsel basından okuyarak ve duyarak izleyip kendiniz öğreneceksiniz!


Ülkenin her yönden güvenli,  huzur ve ekonomik rahatlık içerisinde olduğu dönemlerde; sizlerin cep telefonu mesajları ve pop müzik gibi “boş” ve “hoş” şeylerle uğraşması ve zaman tüketmesi normal karşılanabilir. Ancak, ülke yeniden 1919 koşularına girmiş ve yeni bir kurtuluş savaşının sürecinin yaşıyor durumda ise, hamaset yüklü yazı ve söylemlerle bir dakika vakit geçirmeden, akıl yolu ile mücadelenin içerisine girmek gerekir.


Türk gençleri olarak sizlere güveniyoruz. İstediğinizde her işi başaracak azim ve yüreklilik içerisinde olduğunuza içtenlikle inanıyoruz. Ancak, bugünkü kurtuluş savaşımızda, sizlerin 275 kiloluk top mermisini sırtlayıp topun ağzına sürebilecek güçte birer Seyit Onbaşı olmanızı beklemiyoruz. O koşullarda ki iman ve vatanseverlik gücü bugün akıl, bilgi ile ifade ediliyor.


Günümüzün Türk gençleri olarak, sabah akşam köşelerde yazılan göz yaşartıcı yiğitlik öykü ve söylemleri ile “hayali gurur” tatmini içerisine girmenizden öte ülke meseleleri konusunda bilinçli ve bilgili gençler olarak ülkemiz sorunlarında etkin rol almanızı bekliyoruz.


Ulu önder Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni sizlere emanet ederken, damarlarınızdaki asil kana güvendi. Bugünün asaleti, akıl, bilgi ve teknoloji yoluyla oluşuyor.


Türkiye Cumhuriyeti aradan geçen 83 yıldan sonra yeniden Batı’nın Haçlı saldırısı ile karşı karşıyadır. Ülkede gaflet ve dalalet rüzgarları esmektedir.


Yüce Atatürk, siz asil Türk gençlerine bugünler için güvendi ve çağrısını yaptı.O halde, yarından tezi yok, “Marş gibi köşe yazıları” okuyarak vakit geçirmekten öte, ülke için marşlara konu olacak akıl, eylem dolu mücadelelerle kurtuluş mücadelesi içersinde olmanız en büyük dileğimizdir.



E-mail: burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.