‘Masadan kaçarsak sonumuz Kosova’dır’

Güney’de yayınlanan ulusal gazete Semerini Anastasiadis’le yaptığı söyleşiyi; “Nikos Anastasiadis SİMERİNİ’ye Konuştu ve Uyardı: Müzakerelerden Kaçarsak Sonumuz Kosova” başlığıyla manşete çekti.


Gazeteye göre Anastasiadis bu söyleşisinde, Kıbrıs sorunu için çözüm takvimini; ‘önümüzdeki bahara kadar’ olarak tayin etti ve “Nisan veya Mayıs 2009’a kadar çözüm bulmak için sıkı çalışmazsak, Kıbrıs sorunuyla ilgili bir dahaki konuşmamız; yeniden birleşmeyle ilgili değil, iki ayrı devletle ilgili olacak. Kosova, Osetya ve Abhazya’nın çizdiği yola sürükleneceğiz” dedi.


 Gazete, Anastasiadis’in Hristofyas hükümetinin koalisyon ortaklarına karşı özellikle sert konuştuğunu ve “aralarında özlü anlaşmazlıklar olmasına karşılık yağma amacıyla hükümette kaldıkları” görüşünü ortaya koyduğunu yazdı.


Gazeteye göre Anastasiadis; garantiler olmayan bir çözüm bulma “savaşında” Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a destek vereceğini belirterek şunları söyledi:
“Ancak aynı zamanda diğer herkesin; Kıbrıslı Türklerle her konu üzerinde uzlaşmamız ve garantilerin olup olmayacağı konusunda anlaşamamamız durumunda, çözümü reddedeceklerini beyan etmelerini istiyorum.”


Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki doğrudan müzakerelerin şu ana kadarki gidişatını değerlendirmek için henüz erken olduğu görüşünü ortaya koyan Anastasiadis; müzakerelerin zemin hazırlığının da tam 4 yıl sürdüğünü hatırlattı ve bu süre zarfında Türkiye’nin “sorumluluklarından sıyrıldığını”, bugün de Güvenlik Konseyi üyeliğine seçildiğini belirtti.


Anastasiadis, zamanın yeniden birleşmenin yararına değil, Rum tarafının aleyhine ilerlediğini söyledi.


Nikos Anastasiadis; Rum Meclis Başkanı ve DİKO Başkanı Marios Karoyan’ın geçen hafta; “ilânihaye müzakere edemeyiz” açıklamasının sorulmasına karşılık ise şunları söyledi:


“Bakın, Sayın Karoyan’ın söylediklerini yorumlamak istemiyorum. Parti içindeki sorunlarına denge bulmaya çalıştığını anlıyorum. Bir şey söyleyeceğim: Hata eder de müzakereleri terk ederse, bizi Kosova’nın, Abhazya’nın ve Osetya’nın kaderi bekleyecek. 2009 Nisan veya Mayısı’na kadar çözüm bulmak amacıyla ilkelere bağlı kalarak sıkı çalışmaz isek; Kıbrıs sorununa ilişkin bir dahaki konuşmamızın yeniden birleşmeyle ilgili değil, iki ayrı devletle ilgili olacağını artık idrak edelim.


Çözüm takvimi vardır ve bu; Avrupa Parlamentosu seçimleri ile Türkiye’nin ilerleme raporudur. Bu konuda da kesin olmalıyız. Kıbrıslı Türkler, Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilmek istiyorlar ise çözüm bulunmalı. Aynı zamanda başka bir parametre daha var. Kıbrıs Türk toplumundaki seçimler ve kazanacak görünen parti…”


DİSİ Başkanı, yürütülmekte olan doğrudan müzakerelerden nasıl bir sonuç çıkmasını beklediğinin sorulmasına karşılık şu yanıtı verdi:


“Binlerce kez söyledim. Kıbrıs Helenizmi Annan Planı’nı reddettiği günden itibaren o plan, bir daha gündeme gelemez. Ne o, ne de üzerinde kozmetik değişiklikler yapılacak hali… Çünkü reddedilecek ve hiç kuşkusuz ki çözüm bulunmasının imkansız olduğu; dolayısıyla da tek çözümün iki ayrı devlet olduğu inancını gündeme getirecek. Bunlar, Avrupalıların ve Amerikalıların Kosova’yı tanırkenki argümanlarıydı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.