Masum değiliz!

 Neden durduğunu hiç anlayamazdı insan. Bir kaza olmuşsa eğer, işte felaket o zaman başlardı. Zaman uzadıkça uzar, hiç geçmeyecekmiş gibi gelir. Ömür yolda geçer derler ya, aynen öyle olurdu.
 
Yol tıkandığında şoförler kulaklarını dört açar, çevrenden gelecek seslere kabartılırdı. Eğer bir ilk yardım aracı ya da yangın söndürme aracının sinyalinin sesi gelsin, bir umut doğardı. Çünkü onlar için açılan yol, kendisi içinde şans olabilirdi. Takılırdı peşine ilerleyebildiği kadar ilerleyebilirdi.
 
Yollarda insanlar neleri fırsata çevirmez ki? Her kötü koşulu fırsata döndürmek bizim genlerimizde vardır, teğet geçen durum bile yarara dönüştürülmeliydi.
 
Acı acı feryat figan halde gelen ambulansın adım adım ilerlediğine şahit olmak şaşırtıcı değildir. Araçlar o kadar birbiri içine girmiştir ki, onlara yol açmak bile büyük marifettir. Neresi boşsa orayı doldurmak gerek diyerek üç şeritli yol bile dört şeritli olurdu. Boşluklar doldurulmak için vardır. Boşlukları dolduracak her zaman bir şeyler bulunurdu. Motor bisikletler araçların arasından zig zaglar çizerek ilerlemesi insanı kıskandırıyordu. Yağmur altında acıdığımız motorcular, bu güzel havalarda rahat rahat ilerlemeleri kıskançlığa yol açardı elbette. Onlara yol vermemek için olsa gerek arabaların arasında olması gereken boşluk bile yoktur.
 
Yollar iş saatlerine bağlı olarak kapanması doğal olarak karşılanır, başka doğal durumda vardır o da; inşaatlar. Yol inşaatları hiçbir zaman bitmez! İnşaatların olduğu yerde tıkanma olması doğaldır, inşaat araçları çıkar uyarıları altında ve değişik uyarı tabelaları tek tek bakılarak geçilir, çünkü orada yol sanki daha bir ağırlaşmıştır. Ağılaşan yolda homurdanmadan geçilir mi? Ağırlaşan yolda sinirler gerilir, kavga etmek için bahane aranır gibidir. Kimin arabasında, pardon belinde ne olduğu belli olmaz, o yüzden biraz tırsarak olsa da el kol hareketleri çekilir, arabada kalabalık olmak daha güven verir insana, fakat bu güven bazen kontrolden çıkabilir, yolun ağırlaşmasına sebep bir anda kendileri de olabilirdi. Gelen sinyaller arkasına takılacak araç için değil, kavgada tutanak tutmak için gelen polis aracı olabilirdi.
 
Yollar değişik hikayeleri de içinde barındırır, o yüzden yollar üzerine binlerce film vardır. Sadece film değil, her insanın bir de yol hikayesi vardır. Yol hikayeleri anlatılmaya koyulsun, hiç birimizin masum olmadığı ortaya çıkardı!
 
Siren sesleri gelen araçlar ve içindekiler için ise durum daha farklıdır, çünkü kurtarılması gereken acil bir şey/ler vardır.  Onların anlatacakları sıkışıklığı yaşayanlardan elbette farklıdır. Yangın yerinde bekleyenler yolun tıkalı olmasından anlamazlar, onlar için can kavgası vardır. Yollarda boşluk bırakmayanlar, boşlukları doldurmayı marifet sayanlar bir eğitimin ve yaşam tarzının ürünüdürler. Onlara o hareketin doğru olduğu sürekli ekranlar aracılığı ile verilmiştir, yaptıklarının doğru olduğunu kabul ederler, çünkü hayat boşluk kaldırmaz! O yüzden müziklerimiz dahi boşluksuzdur, nefes nefese söylenir ve dikkat edin son yapılan çoğu eserlerin temposu yüksektir.
 
Yol tıkalı olduğunda arabanın radyosunda bir parça çalıyordu. “Masum değiliz hiç birimiz!” bir parça insana neleri çağrıştırmıyor ki, benimkisi de masum bir hikaye olarak sayfaya harfler olarak döküldü.



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

11 − 4 =