Mavinin içindeki mavi

Mavinin içindeki mavi

0
PAYLAŞ

Denizde bir balıkçının oltasındadır yaşam

Her mavi başka bir mavidir

Küçücük bir demirin soğuk keskinliğinde çırpınmak, kurtulmak mıdır maviden?

Her mavi başka bir mavidir ister istemez

Ve akvaryumları denizlerden bu mavi ayırır

Ayırır yaşanmamış zamanları maviler

Ve balıkçının oltasındaki insafsız bir demirin soğuk keskinliğindedir yaşam

Akvaryumda yaşamaktansa, denizde ölüm doğumdur.

Altan ERBULAK / 15 Nisan 1987 İstanbul

Büyük tiyatro sanatçısı, mizah ustası, filozof, karikatürist Altan ERBULAK, bu şiirini bana bestelemem için imzalayıp verdikten bir yıl sonra 1 Mayıs 1988 de İstanbul’da, bu hayata gözlerini yumdu, Hakk’a kavuştu, tam çeyrek asır olmuş, fakat halâ dün gibi geliyor bana.

Çevresindeki herkese, onlar istemese de cömertçe verdiği umutları, paylaştığı kendi tecrübeleri dün gibi aklımda. Tebessümün kıymetini bilişi, ”herkes kendine zaman ayırmalı ve kendisini sevmeli” deyişi, bana telefon açarak, ” dün sana martılar çizerek selam yolladım karikatürümle, gazetede gördün mü?” diye soran sesini, atasözü gibi söylediği sözlerini hiç unutmadım. Kızımı erken yaşta ilkokula yazdırabilme umutsuzluğumda, çareler arayıp buluşunu ve başarılı oluşunu hiç unutmadım. Bugün halâ yazılarımı hep büyük harflerle yazıyorsam, bu tavsiyeyi bana veren yine Altan Abimdir. Benim iki erkek kardeşim var, ama benim abim de var diyebiliyorsam bugün, Altan Abim olduğu içindir, çünkü O hayatımda hep var, fikirleriyle, farkında olmadan öğrendiğim bilgileriyle, yazılarıyla, oynadığı tiyatro oyunlarıyla, anlattığı fıkralarıyla, çizdiği karikatürleriyle, güzel kahkahalarıyla hep hatırımda. Çevre Tiyatro’sunda birlikte seyrettiğim arkadaşı Metin SEREZLİ de bu yıl bu hayat tiyatrosundan ayrıldı.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Cüneyt TÜREL’de geçen yıl 1 Mayıs’ta bu hayat sahnesinden ayrıldı.

Bugün 1 Mayıs 2013, burada kalanlar yine 1 Mayıs işçinin ve emekçinin bayramını kutlamak istiyorlar, keşke kutluyorlar, marşlarla, şarkılarla, türkülerle, halaylarla, horonlarla diye söyleyebilsek hepimiz…

Özgürlük mü barıştan, barış mı özgürlükten doğar, yumurta mı tavuktan, civciv mi yumurtadan çıkar? düşündürücü, keşke Altan Abim yine Milliyet gazetesindeki masasında karikatür çizerken bizimle sohbet etseydi, bizimle konuşsaydı, Büyük şair Ahmed ARİF şiiriyle konuşur muydu, bize der miydi ki, ”Ne alnımızda bir ayıp, Ne koltuk altında saklı haçımız. Biz bu halkı sevdik, Ve bu ülkeyi. İşte bağışlanmaz, Korkunç suçumuz…”

Ve Ruhi SU Hocam yine söyler miydi, ”Bin dokuzyüz yetmiş yedi, Unutulmaz yılın adı, 1 Mayıs bayramı idi, Sorarlar bir gün sorarlar, Biter bu dertler acılar, Sararlar bir gün sararlar” diyerek bas-bariton sesiyle…

Mavinin içindeki mavi şiiriyle, şiirlerle, şairlerle, heykellerle, resimlerle, karikatürlerle, fotoğraflarla, hatıralarla, sanatçılarla, sporcularla, siyaset insanlarımızla, emekçi insanlarla, dünyada 1 Mayıs bayramı kutlu olsun, hep barış ve saygıyla severek…

BİR CEVAP BIRAK