İmeceli Dümen Oyunları : İDO

Ceremesi halka patlayan bu tip muktedir/sermaye işbirliklerinin zorbalıklarına karşı içi boş eylemler yapmakla, nutuklar atmakla, demeçler vermekle, siyah çelek koymakla, yolları aşındırıp ! yürümekle hiç bir şey olmaz. Yarın, kaldırımları da tekelci bir şirkete satıp özelleştirirler, yürüyenleri yaya bırakır, yürütücüleri ihya ederler bu adamlar yine. O zaman İDO’ya binmeyeceksin, karadan dolaşıp önce karaya oturtacak, sonra karaya vurduracaksın bu küreselleri, hatta karşı kıyıya yüzerek, derilerini yüzeceksin. Bizanslılar sallarla geçerlerdi yahu bu suyu. O zaman Bizanslı’ları tesbit etmek lazım.
Şehrimizin muhafazakar vekili, laf olsun diye, kendilerinin becerdiği bu ortama karşı, ne yapabileceğini araştırmak için materyal topluyormuş! Pöh! Halktan yana gözüken, sermaye yanlısı, şiş yakmayan kebabçılar gibi kokuyor bu demeci. Politikayı öğrenmiş de, İBB’yi de el altından savunmakta. Sorarlar adama, ” İBB, Yalova halkını da, İDO’yla beraber, kayıtsız şartsız bu tekelcilere satarken ne yaptınız?” diye. Kadı ola davacı !
Sosyal demokratlar ise, asli görevleri olan, halktan yana çıkma fırsatını rakiplerine kaptırmaktalar acemice. Köylümüz, çobanımız vekilimiz, kendi ilinden, imaj tazeleme olarak, enerji olarak, doğru bilgi ve yaratıcı fikir alarak beslenemiyor. Yerel dağların fare doğuracağını ve göstermelik tepkilerden bir iş çıkmayacağını bildiğinden olsa gerek, il örgütünün organize olmayan başarısız eylemlerine ne ilgi, ne de tepki gösteriyor. Türkiye vekili olarak makro plandaki torba yasası, mevki tasası, siyaset posası gibi sorunlarla uğraşıyor tabii. Vatandaşın sorunlarını millete şikayet etmekten halktaki hareketleri göremiyor! Çünkü sanal gaz, yerel dumanları örtüyor. Yerel danışmanları da kendisine, “ güncel yerel sorunlarımız şunlardır, sonuç alınacak metodik strateji şöyle uygulanmalı? Çözümler şu yolla üretilmeli? Yereldeki ürün konumlandırmanız nicedir?“ yararlılığında bilgiler verip, fikirler üretmekten muaflar anlaşılan. Kulaçı sağlam tayfa bulsa, Marmara’dan, Ege, Akdeniz, Cebelitarık yoluyla okyanusa açılacak ama, Yalova deresinde susuzluktan adacık yapmış sığlıklara takılıyor. Ülke genelinde göklere çıkarılmış bulut gibi ama, kendi topraklarına yağmur olup yağamıyor .
Bursa’da, CHP vekili Sena Kaleli bu konuyla ilgili meclise önerge verdi, Turan Tayan rekabet kuruluna başvurdu, hatta delikanlı AKP’li Belediye bile, Bursa Deniz Otobüsleri şirketi kurup, tekelci yandaşlara karşı rekabet yaratmak için çalışmalara başladı. 3 metropolün ortasında anahtar konumdaki Yalova’da ise ses getirecek bir resmi girişim yok, sadece usul gereği sıra savmak için alçaktan uçan tayyareler var. En azından Bursa ile işbirliği yapılsa ses sınırı 20 misli desibelde patlar oysa.
İnce ince kotarılabilecek, göstermelik olmayan, bilek bükebilecek ve tuş edebilecek çözümler var. Tıpkı, seçimlerde sürüklediğin gibi, sürüklersin halkı peşinden, eyleme gelemiyorsan seçimlerdeki gibi üyelerine bizzat mesaj atarsın, 30 kişiyle değil, 3.000 kişiyle deler geçersin turnikeleri, bindirirsin feribota ve dersin ki, “ Ben bu şehirdeki oyların % 30’undan fazlasına sahibim, bunun yarısı İDO’yu kullanıyor. Bu sayı vasati 10 bin kişi eder. Biz, “karadan dolaşma kampanyası“ başlatacağız.“ Ama örgütüne güvenmen lazım bu fiili uygulatman için.
Yakışmaz mı? Grup Başkanvekili sıfatıyla 20 milletvekilini Yalova’ya getirebiliyorsun, Genel Başkanı’nı düğüne getirebiliyorsun. Gidersin Bursa’da bu konuya el atmış vekillerle işbirliği yaparsın, aynı oranda Bursa’dan da bu kampanyaya katılım sağlarsın. Dikersin gençlik kollarını dörtyola. Gençlik kolları Başkan yardımcısı Yalova’nın iftihar edilecek bir çocuğu. Bu konuyla ilgili gençlik kollarına görev verirsin, broşür dağıttırırsın ve güneyden gelenleri de uyarır bu kampanyaya ikna edersin. Bunu 1 hafta bile değil, sadece 3 gün sürdürürsün. Bak bakalım ne oluyor? Liderlik budur işte… Eylem budur işte… Halkçılığa yakışır, prim yapar, halkının lehine çözüm getirir, sözlerle ettiğin tuşlar puana dönüşür, pes ettirir, örnek olursun, facebook’un sanal ortamında bin misli patlarsın, twitter yıkılır. İnce kıyım olur kalın kafalı top sermaye. Küresel Topçular sinek avlar. Babalar gibi sattıkları iskeleler, iskele babasına döner.
Yalova örgütü olarak; Yalova Deniz Otobüsleri’ni kurmanın optimizasyonunu araştırırsın, Yalova Seyahat gibi kooparatiflere bunun fizibilitesini yaptırırsın. CHP olarak belediyeye talipsen, 2 deniz otobüsü almak adına, uzun vadeli dış kredi imkanını araştırırsın. Bunun gibi, halk lehine somut projelerin olduğunu, çalıştığını ilan etmiş olursun şimdiden. 2 deniz otobüsü alamıyorsan, Adalar’a çalışan gibi motor seferlerini planlarsın Kartal’a, Kadıköy’e, Beşiktaş’a. Rekabetçi fiyatla tekelciliği kıracağını, halkçılığını, projeler üretebileceğini göstermiş olursun. Hem belediyeye gelir temin edecek öngörün, hem de en azından cebinde bir projen olmuş olur. Tek başına yapamıyorsan Bursa ve Balıkesir CHP örgütleriyle işbirliği ve yatırım ortaklığı zemini araştırırsın. AKP’li Bursa Belediyesi bile bunu yapıyor yahu.
Yalova İl İnsan Hakları Kurulu’nun İBB’ye gönderdiği yazıya İBB komik bir cevap verdi. Özetle cevabın meali şuydu. “ Biz sattık savdık, satarken de halkı koruyacak şart şurt koymadık, biz işletirken sizin ilinize de yayılmıştık, ordan da nemalanıyorduk, sizin limanlarınıza da hakimdik, ama sattıktan sonra sadece İstanbul il sınırlarındaki fiyatlara müdahale edebiliyoruz. Çünkü biz İDO’yu satarken sizi de sattık. Eh sizi yıllarca kullanmıştık, işte böyle ucuza sattık şehrinizi ucuz sermayeye… Yani giren 10, çıkan 10, sonuç = 0… keh keh! ”
İnsan Hakları Kurulu olarak Yalova’dan tek resmi başvuruyu yaptıklarını açıklayan vali yardımcımız da, kurulun faydalı olduğunu, AKP vekilinin girişimde bulunmak için materyal topladığını belirtmiş ve bu durumun turistlerin gelmesini de etkileyeceğini ilave etmiş! İnsan Hakları Kurulu olarak bu konuyu uluslar arası insan haklarına da taşıyabilirler pekala ve İDO’ya okkalı bir tekelcilik cezası kestirtebilirler çok rahat. Resmi iç yazışmaların boş ve vakit kaybı olduğunu, fincancı katırlarının ise ürkmeden, sömürüye karşı katır inadıyla direnebileceğini bilmeleri lazım.
Bir kere de, birileri tarafından, somut, caydırıcı, kökten çözücü bir şeyler yapılsa da samimi olunduğunu anlasak. Ezici küresel sermayeye, halk, siyaset, devlet işbirliğiyle Yalova üzerinden kapak olsak ülke çapında… Ah ah! Ne güzeldi Paşabahçe, Dolmabahçe, Fenerbahçe vapurlarımız. Ne hayırlıydı Şirket’i Hayriye…
Kenarında full time Okey oynanan güzelim Yalova deremiz kurumasın… Ve denizimizi de ele geçirmesinler İmeceli Dümen Oyunlarıyla OKey’leşenler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ten − 8 =