Medya ve Toplam Kalite

HAZIRLAYAN*: Faruk Eskioğlu

Basının nihai ürünü gazetedir. Gazetenin kaliteli olması, 3 ana unsura bağlıdır. Bunlar; haberde, görsellikte (fotoğraf, grafik ve gazete tasarımı) ve dilde kalitedir.

Kaliteli haber; doğru (objektif olan, asparagas ve yönlendirici olmayan) taze ve “haber değeri”nde olmalıdır.

Haber değeri şöyle anlatılabilir; Bir ekonomi sayfası düşünün. Sayfanın yarısında Cola’nın yeni sloganı tanıtılıyor. Kibrit kutusu büyüklüğünde de Türkiye’de asgari ücretin yanlış hesaplandığını öne süren bir haber var. Okuyucu, gazeteye girmeyen bir sendika haberini de okuyamıyor tabii. Böylesi bir sayfa düzeninde haberden çok reklam kaygısı göze battığı açıktır.

BASINDA KALİTENİN NERESİNDEYİZ?

Haber kalitesinde, siyasi ve ekonomik yapıdan kaynaklanan ciddi sorunlar olmasına karşın fotoğraf, grafik ve dilde Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile iyileştirmeler yapılabileceği söylenebilir. Ulusal gazetelerin tasarımında ise Avrupa standartlarında olunduğu düşünülebilir. Tasarımların çoğu Avrupalılara yaptırılıyor zaten…

BASINDA KALİTENİN ÖNEMİ

Basında kalite, okuyuculara da yansıyarak bir dış fayda yaratacaktır. Bu bağlamda, diğer sektörlerden farklı olarak basında “İş Mükemmelliği Modeli” oluşturulurken, “Toplumsal Sorumluluk” ilkesi daha çok önem kazanmaktadır.

Türkiye’nin AB’ye adaylık sürecine girmesi ve küreselleşen ekonomide basın da uluslararası rekabet gücü kazanmak zorundadır.

Bu amaçla:
– Hızla değişen bilişim teknolojisini etkin ve yetkin kullanmalı.
– Toplantı ve olayları izleyerek, demeç gazeteciliği ile yetinen Türkiye’deki basın, yabancı basındaki gibi araştırma ve öngörü haberciliğini geliştirmeli. Türkiye’deki basın kendi yapısına uygun TKY’yi yaşama geçirmeli.
– Medya, telif haklarına saygılı olmak zorundadır. Yurtdışı kadrolarında etkinlik, İnternet haberciliğinde verimlilik bu açığı kapatacak, üstelik telif ücreti ödemekten de kurtaracaktır.

MEDYANIN REKLAM VE SİYASET İLİŞKİSİ

Medyanın yelkenini siyasi rüzgarlara göre ayarlaması, kaliteyi sağlayacak ana unsurlardan uzaklaşması anlamına gelecektir. Ayrıca reklam kaygısı olduğu süreçte genel kalite iyice düşecektir.

Yazılı basında da reklam verenlerin yayın politikasına etki ettiği söylenebilir. Buna; İstanbul’un akciğeri ormanları villalara dönüştüren bir şirketin, Ulusal gazete ve televizyonları olan bir medya kuruluşuna 20 milyon dolarlık bir reklam-pazarlama anlaşması yapması, peşi sıra yapılan güdümlü haberler örnek gösterilebilir.

Gazetelerin toplumsal çıkar yerine birey ve şirket çıkarlarını gözetmesi toplumu zehirleyecektir.

İstanbul’daki Bab-ı Ali ulusal basını, 1990’lı yılların başında “tower”lara taşınıncaya kadar, ABD’yi 40, AB ülkelerini 30 yıl geriden izlediği söylenebilir. İletişim teknolojisindeki hızlı gelişimin bu farkı 5-6 yıla indirdiği düşünülebilir. Bu bağlamda ABD ve AB ülkelerindeki medya gelişim çizgisini izlemek önemlidir.

ABD’li dil bilimcisi ve medya eleştirmeni Noam Chomsky, medyanın yelkendeki rüzgarı ülkenin siyasi sistemi olarak betimliyor. Chomsky’ye göre güçle kapışmak pahalı ve zor bir iştir. Buna karşılık siyasi ergin “yurtsever” diye sunduğu gündeme uyum sağlamak kolay ve bedelsizdir. Zaten günümüzde holdinglerin bir parçası olan medyanın da çıkarı bu “yurtsever” gündemle örtüşür. Türkiye medyasında toplumsal çıkarların gözardı edilerek “tahkim”in kabul edilmesi için kamuoyu yaratılmaya çalışılması buna örnek gösterilebilir.

Chomsky, Türkiye’nin de içinde bulunduğu kapitalist demokrasilerin doğal bir sistemi olan, medyadaki şirket oligopolinin, “Propaganda Modeli” ile halkı siyasi sisteme uyumlaştırmaya çalıştırdığını öne sürüyor. Medya, dünya haberlerini yansıtırken de ülkenin dış politikasını sürdürür. ABD medyasının mazlum Vietnam’ı saldırgan göstermesi, New York Times’ın Nikaragua’da bir yılda 263 Sandinist karşıtı haber çıkması, Araplara karşı İsrail destekli yayınlar buna örnek verilebilir.

Chomsky’nin serbest piyasa ekonomisindeki medya tanımı şöyle:

“Büyük holdinglerle bütünleşen günümüz medyası da ürün satar. Onların piyasası reklamcılar, ürün ise okuyucu kapasitesidir. Medya kendisinin varolma nedeni olan siyasi ekonomik yapıdan bağımsız olarak demokratikleşmesi de sözkonusu değildir.”

İDEAL BİR GAZETE OLABİLİR Mİ?

Ne yazık ki medyanın dev holdinglerin bir parçası olması, bu çemberin dışında kalanların üretiminin ekonomik rekabet gücünden yoksun kalması bu sorunun yanıtını “Hayır” kılıyor.

Chomsky’nin araştırmalarından örnek verirsek. İngiltere’nin 1960’lara kadar emekçilerin yönettiği ve The Times’ın 5 katı daha fazla okuru olan Daily Herald’ın özel sektör ve reklam desteğinden yoksun olduğu için kapanmak zorunda kaldı. İngiliz araştırmacı James Curran, basında reklam bağlantılı yayınların baskın çıkmasıyla emekçi ve baskı gruplarının sesinin kısıldığını vurguluyor.

İDEAL BİR GAZETECİ OLUNABİLİR Mİ?

Medya sektöründeki gazetecilerin barınabilmesi Darwin’in uyum yasasıyla ilintilidir. Medyada gazete patronu, gazeteciler aynı etiğe uymak ve ve saptanan yayın ilkeleri de söz konusu etiğe uygun olmak zorundadır.

Örneğin, bir gazeteci rüşveti reddedip Antalya’da ormanları yakarak otel yapan bir şirketi haber yapıyor. Haber, gazete yönetimince otel sahibi şirkete tehdit unsuru olarak gösterilip reklam alınıyor. Gazeteci kendi yazgısı iki dudağındaki, üretim araçları sahibi patrona karşı çıkamıyor ve olup bitenlere katlanmak zorunda kalıyorsa idealizmden söz etmek zordur.

Chomsky bu konuda yaptığı yorumda; “Genellikle çalışmalarıyla cesaret, erdemlik ve atılganlık sergileyerek ciddi bir profesyonellik sergileyen gazetecilerin iyi haberleri, aslında zehirli bir yaş pastanın üzerindeki çilektir” diyor.

TÜRKİYE BASININDA TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

Dış dünyadaki örnekler de gözönüne alınarak, Türkiye’de TKY ile iyileştirilme yapılabilecek unsurlar şunlar:

– İnsan Kaynağı: Orta yönetici konumundaki gazetecilerdeki vizyon eksikliği giderilebilir. Hizmet içi eğitim ile verimlilik, etkinlik ve denetim sağlanabilir. Çalışanların yaşam standardının yükseltilmesiyle haber ve görselliğin vazgeçilmez unsuru “uzman muhabirlik” geliştirilebilir. Sektörde ücretlerin çok düşük olması, uzmanlaşma yolundaki genç gazetecilerin başka sektörlere geçmek zorunda bırakıyor.

– Organizasyon: ABD’nin ciddi gazetesi The Wall Street Journal örneğindeki gibi haber, reklam ve abonelik servisleri arasına Çin Seddi kurulması, reklam ağırlıklı haberleri bir ölçüde engelleyecektir. Demokratik ve katılımcı bir anlayışın basında da toplam kaliteyi yükselteceği söylenebilir.

– Üretim Araçları: Basının üretim araçlarından, bilişim teknolojisi daha hızlı gelişmektedir. Basının teknolojiyi verimli, etkin kullanması ve denetimini yapması bilgi çağı haberciliğinde rekabet gücü kazandıracaktır.

____________________

* Bu çalışma 1998’de Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nda düzenlenen Basın ve Toplam Kalite Konferansı’nda işçilere sunuldu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − nine =