Medya ve özgürlük

Varlıklarının birbirini tamamladığı düşünülmesine rağmen, dikkatle incelendiği taktirde çoğunlukla birbirinin katili olan, iki farklı kavram. Medyanın çıkış noktasında ki temel dayanak özgürlüklerin devamlılığının sağlanması, bu anlamda kamuoyu oluşturma ve kişinin en temel özgürlüğü olan haber alma hakkının yayılıma sokulmasıdır. Medyanın varlığını haklı kılan temel neden kaynaklarca ve bu fikri savunan kişilerce bu şekilde açıklanır.

Oysa bugün basit bir örneğiyle televizyon izleyen herhangi biri; ne izlediğine, neden izlediğine dikkat ettiği taktirde açıkça görebilir ki, medyanın özgürlük sınırları ikna ile çatışır. Eğer sunulduğu gibi eğleniyor, tarafı olduğu fikri benimsiyorsanız; özgür, bilinçli bireyler olarak kabul edilirsiniz. Toplumsallaştırma sürecini medya bu şekilde kullanır. Siz de artık o özgür, aklı başında, mutlak doğruyu kabul etmiş çoğunluğun içinde konumlandırılırsınız. Böylece içinize çökebilecek yalnızlık duygusundan, toplumdan soyutlaşmadan azad edilirsiniz. Bu durumda medya bize sunulmuş bir armağandır. Özgürlüklerin dünyasında elbette size de bir pay çıkacaktır. Ama bir gün bir dizi filme rehin düşmüş izlemekteyken aklınıza şu soru gelirse şaşırmamanız gerekir. Siz özgürlük vaatleriyle satın alındınız. TV ye ayırdığınız zamanınız, o an aileniz ya da sevdiğiniz biriyle geçireceğiniz zamanla sözde bir rıza ile takas edildi. Artık özgürsünüz ama istediğiniz kanalı seçebilecek kadar, yani yaklaşık bir kumanda mesafesi kadar yakınsınız özgürlüğünüze. O da yetmedi bekleyin ve görün birazdan o güzelim dizi karakterleri size; o kış ne giyeceğinizi, o yaz nerede nasıl tatil yapacağınızı, neyin sizi eğlendirmesi gerektiğini öğretecekler. Özgür bireyler olarak her birimiz sunulmuş özgürlüklerimizi tüketmeye hazırız. Öyle güzel paketlerde pırıl pırıl özgürlükler, bekliyor ki bizi.

Sağ mısın, Sol mu? Converse mi giyersin, kundura mı? Hangisini seçersen özgürsün peki? Özgür kız/özgür delikanlı olman için ne gerekli? Medyanın özgürlük tanımları sana bu cevabı vermek için hep hazır. Medyanın tekelinde ki özgürlüğün bunun farkına varmaman için kamufle ediliyor sürekli, senin tabağında ki yemeğe koyuluyor, kimi zaman da konuştuğun dile büründürülüyor. Kendini ifade etme aracın olmaktan çıkıyor medya, ayna oluyorsun, onun buyruklarını sonsuza yansıtmaya yarayan. kendini onda bulmaya kalkıyorsun.

Bu nedenlerle medya ve özgürlük bir tanımın iki ayağı değildir. Medya; özgürlük tanımlarıyla varlığını ayakta tutandır; özgürlük ise varlığı medya ile tanımlanan, şekilden şekile sokulan anlamına gelmektedir. Zira beni buna inandırır son yaşananlar, bunları yazdırır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.