Medyada çöl fırtınası…

Hükümet, gereği gördüğünde kendisine yakın medya grubu içinde telefon konuşmalarını deşifre ettirebiliyor, yoksa ettirmiyor mu? Bu ikilemin cevabını zaman içinde yeni kanıtlar altında daha rahat öğreneceğiz ve söyleyeceğiz. Çünkü nereden geldiği belli olmayan “uçan kuşlar”, haberleri taşımaya devam ediyor, zamanında birilerine sunarken, şimdi başkaları için çalışıyor. Dönem değişir bir bakarsınız o kuşlar başkaları için çalışır. Her dönemin uçan kuşu olur, o kuşlar haberleri ve gerekli görülen bilgiler deşifre edilir. O bilgiler ışığı altında araştırmacı gazetecilerin kitapları piyasaya sürülür ve araştırmacı gazeteci unvanı yanına yazar eklenir. Hatta o kadar ileri gidilir ki, bir yandan da, TV yönetici / sahibi bile olabilirler! Dikkat edin, uçan kuşların getirdiği bilgileri kitap haline getirenler, bir süre sonra kendi medyasının sahibi olur! Olmaz ise üst yönetici olur…

Bu araştırmacılık özelliği, haber kaynağının gözü ile olayları yorumlama üzerine kuruludur. Haber kaynağının istediği haberi, ona uygun olarak sunar. Sunarken haber yazma tekniği içine yeni bir kavram sunulur. Kolajlamak. Kolaj, resim sanatı içinde geçerli olurken, şimdi gazetecilerin elde ettikleri bilgileri daha çok nasıl satarım düşüncesi üzerine geliştirilmiştir. Öyle sunulur ki, film tanıtımı sırasında fragmanlarda yer alan görüntüler gibi olur. o fragmanlarda yer alan görüntüler, filmi anlatmaz ama iyi bir kolaj örneği olarak ortada durur. O kolaja inanarak sinema salonuna gidenler, hayal kırıklığı ile döner. Kolaj haberleri okuyanlar ise, hayal kırıklıklarını, tartışmalar içinde yeni anlamlar yükleyerek yok etmeye çalışırlar, çünkü kolajlanmış haberde, bir çok gelişme, daha doğrusu ayrıntı yok edilir. Okuyucu okuduğu kadar bilir ve ona göre yorumlar.

Bugün tartışmaların gölgesinde kalan veya çöl fırtınası içinde kalan gerçeklerin büyük bir bölümünü kısa zamanda öğrenemeyeceğiz. Bizim önümüze sunulan tartışmaların arka yüzü belki bir gün açıklanacak. Belki bir gün, adı geçen kişilerin arasındaki konuşmaları “uçan kuşlar” sayesinde gün yüzüne düşecektir.

Örneğin Habur sınırı kapısında Ahmet Türk’ün kullandığı tüm telefonlardaki sesler ortaya çıksa neler olur?

Başbakanın telefonun konuşmaları ortaya serilse, acaba nasıl devlet sırları diye kapatılan konuşmalar, gün yüzüne dökülür?

Başbakan yardımcılarının telefon konuşmaları, başbakana gaz verenlerin telefonları ortaya çıksa, acaba her şey daha mı şeffaf olur?

O kadar değişik kesimin telefonları ortaya dökülebildiğine göre, bir bakmışsınız bu konuşmalarda ortaya dökülmüş olur. Olur mu olur, olmaz demeyelim! Çünkü güç dengeleri ile ilgili olarak konuşmalar ortalığa dökülmekte ama dökülen bölümler bile kolajlanmış şekildedir. Şimdi neye inanacağımızı şaşırdık!

Cemaat liderleri hakkında açılan soruşturmaya sebep olan hükümet büyüğünün gerçekten sesi karıştı mı?

Medyada sürekli değişimler olmakta, bir bakıyorsunuz, iddialar üzerinden kolaj haberler yapılıyor, kitaplar yazılıyor, soruşturma yok. Bir bakıyorsunuz devam eden bir davanın soruşturma belgelerine bakarak bir haber/ kitap yapılıyor, yazarı için soruşturma açılıyor. Medyada bir şeyler oluyor… Çöl fırtınasının estiği bugünlerde, yağmur yağdığında nasıl etraf çamur oluyorsa, bu fırtına sırasında yağacak yağmura dikkat etmek gerek, kimler çamur içinde kalacak? Kimler, evinden dışarıdaki fırtınayı izleyecek?


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.