Mega’dan büyük kilo var

Mega’dan büyük kilo var

0
PAYLAŞ

”Deve’den büyük Fil var” dedikleri gibi, bir cümle oldu yazdigim baslik, fakat dogrudur…Popüler Alemde ve yandasi Magazin Medyasinda rastladikça, hatirlar ve düsünürdüm, Mega’ dan büyük ölçü var mi diye, meger varmis, adi da Kilo imis…
Hani, Star var, Süper Star var, ( hatta Eurovision sarki yarismasina bile Süper Star sarkisiyla katilmistik bir kez, bir kez de Süper Star lakabli sanatçimizla katilmistik , hatirlarsaniz…) Diva var, Mega var, sadece lakab olarak var bence bu ölçüler…Lakabin manasi ise, bir kimseye kendi asil adindan baska takilan admis…

Lakayd yani kayitsiz, ilgisiz kalamiyor insan.Ister istemez düsünmek zorunda kaliyor insan, bu bir çok degisik ölçü birimlerini, insanlardan çok uzakta parlayan yildizlar gibi pariltili sözleri duyunca, insan merak ediyor dogrusu.
Mesela, Megabit, bilgisayarlarda ya da veri iletilerinde kullanilan bir ölçü birimi imis. MEGA ön eki Uluslararasi birimler sisteminde kullanilirmis…Büyükten küçüge dogru siralaninca, Kilo, Mega, Giga, Tera, Peta, Eksa, Zetta, Yotta imis, sonlarindaki bit’ten arinmis olarak tabi ki…
Hani belki, Popüler Magazin Medyasinin gerçek bilgilere de ihtiyaci olur da, yazarlar diye, meraklisi için, yaziyorum simdi, hatta belki de biraz düsünmeye sebep olabiliriz, belki faydali olabiliriz, içtenlik için…bilgi temizligi için…malum Medya’da bilgi kirliligi, çaresi olmayan virüsler gibi, çarsaf çarsaf dolasiyor, üstelik çarsafa dolasmadan, acaib, yani çok tuhaf, anlasilmaz…
Anlasilmasi, alinmasi, verilmesi zor olan bir de ödüller ve onlarin törenleri var. Ödül töreni öncesi, ödül töreni ani, ödül töreni sonrasi sendromlari var. Hastalik gibi…Yani insana ödül’den de bikkinlik geldi. Ey Filozof Özdemir ASAF, yetisiyor yillarin ardindan ve diyor ki, ”Bütün renkler hizla kirleniyordu, birinciligi beyaza verdiler”… Ben de ödül’ün ölüm olduguna inananlardanim. Vallahi, Billahi, Tillahi , ben ödül istemem, iftira da istemem, ”gölge etmesinler, baska ihsan istemem”…
Bir de, dogal olarak farkli düsünenler var ki, dikkatimi çekmisti, mansetlerinin dogruluguna güvenmedigim Magazin Medyasi söyle yaziyordu, ”bu ödülü alirsam, suda yürürüm” gibi bir sözdü o…”Bu ödülü,yahut ödüllerin tümünü, O’na Benim verecegim söylendi, Adini anons ettim, ortada yok, neden gelmedi, O kim ki, gelmedi, Ben kendimi kullandirmam, O’nu da kullanamazsiniz herhalde” içerikli sesli düsünen, sahane güzel, muhtesem dogal, gerçek bir insana rastladim, sinirlendiginde de gerçekti, mutlu oldugunda da gerçek oldugu gibi…ve öyle kullanisli siyah-beyaz t-shirt üretiyor ki, sahsen ben baska bir sey giyemez oldum, farkli modellerde çok sayida yillardir aliyorum, giyiyorum, içimden hep tesekkür ediyorum, içinde kesmem gereken çarsaf çarsaf bir etiket yok ve de pamuklu, yumusacik, tenime layik…benim için ödül budur iste…bence insanin kendisine kismet ettigi faydalar en mühim ödüllerdir, kimsenin bilmesi de gerekmez, yeri geldiginde söylemek yeterli bence.
Bazen öyle insanlara rastliyorum ki, ödül almak, ödül vermek hayatin olmazsa olmazi gibi davraniyorlar.
Ödül alamayinca kendi ruh ve beden sagligini bozanlari duyuyorum.
Ödül kazanmak için,torpil, sike, hile, ”benim kartim” v.b yollarda yorulanlari duyuyorum.
Anne olmak çok mühim,”çocuk dogurmak kolay” demeyecegim, kolay degil çünkü, ama çocugu içtenlikle yetistirememek, dogal yetistirememek, sonunda garipliklere yol açiyor…
Bir anne çocugunu beslerken, sartli ödüle alistiriyor, ”su lokmayi ye, sana dondurma alicam, seni parka götürücem,….”
Insan da agaç gibi egiliyor, bebekken…

Ben buralardan bir an için giderken kulak misafiri olmustum, ayni gazetede yazma sansina sahip oldugum, yazilarini okudugum, yakindan bir kez merhaba diyebildigim,Tiyatro Sanatçisi Nedim SABAN Beyefendi ile bir tartismaya girilmis, bir çok insan fikrini kendince söylemis, ”ölüm basa gelince tiyatro oynanmali mi, oynanmali mi?” diye…Öyle çok hatira dinledim ki, ölüm ve tiyatro hakkinda…En yakinimdaki örnegi paylasmayi, dogru bilgiyi bir hizmet saydigim için söylemek isterim…Kayinvalidem Tiyatro Sanatçisi Toto KARACA, 22 Temmuz 1992 de vefat ettiginde, annesinin cenaze töreninden sonra, kocam,Rock Ozani Cem KARACA sahneye çikmis, sarkilarini söylemis, sahneden inmis, kendi kendisiyle ve o zaman ki sevgilisi Savrun BARI Hanimefendi ile birlikte acisini paylasmis…
Ben de, Sanatin ve Sanatçinin Ölümden daha Ölümsüz oldugunu düsünüyorum…üstelik ates düstügü yeri yakiyor, empatiden yoksun insanlarin baskalarinin acilarini anlayabilecegini sanmiyorum, aksine yangina bir avuç atesle gidebildiklerini görüyorum, bu çok daha hazin…
Mega’dan büyük Kilo varsa, Ölüm’den büyük Sanat vardir ki yüzyillari dolanir…

BİR CEVAP BIRAK

six − four =