MEKSİKA’DAN… Oylar sayıldı ama Başkan yok!

Meksika’da 2 Temmuz’da gerçekleştirilen başkanlık seçimleri ülkeyi uzun sürecek bir karmaşaya sürükledi.

Küçük bir farkla seçimleri kazanan Ulusal Hareket Partili(PAN) Felipe Calderon’un zaferini reddeden ve aylarca yapılan kamu yoklamalarında önde giden seçimlerin en güçlü ismi solcu Andres Manuel Lopez Obrador hakkını Meksika mahkemelerinde arıyor.

Seçimlerde oy çoğunluğuna sahip olan, serbest ticaret ve ABD işbirliğini onaylayan Calderon’u geçtiğimiz cuma günü ABD Devlet Başkanı George Bush arayarak kutladı ve gelecekte birlikte çalışacakları için mutlu olduklarını ifade etti. Calderon’un zaferini kutlayanlar arasında yalnızca ABD başkanı değil, Canada ve İspanya ülke başkanları da vardı.

Ancak Lopez Obrador geçen cumartesi günü halkı seçimleri protesto etmek üzere Meksiko şehrinin en büyük meydanı Zocalo’ya çağırdı. Protestoya  yaklaşık 130 bin kişi katıldı. Ellerinde sarı bayraklarla “Çözümün bittiği yerde devrim var!”, “Hırsızlar'” diye bağıran yüzlerce kişinin katıldığı protesto eylemlerinde Lopez Obrador, ” Demokrasiyi koruyacağız. Oy oy, sandık sandık oyların yeniden sayılmasını istiyoruz. Elimizde sağ partinin adayı leyhine bizden oy çalındığını kanıtlayan çok güçlü deliller var” diye konuştu. Obrador’un yorumuna göre, 2000 yılından beri iktidarda bulunan Calderon’un ve şu ana kadar devlet başkanlığı görevinde bulunan Vicente Fox’un partisi olan PAN (Ulusal Hareket Partisi), 71 yıl iktidarda kalan Kurumsal Devrim Partisi-PRI’den yolsuzluk ve şike yapmayı çok çabuk öğrendi.

Seçimler sürecinde gözlemci olarak bulunan Avrupa Birliği görevlileri şaibeli bir durumla karşılaşmadıklarını söylerken, PRDliler, Calderon ve Obrador arasındaki yarım puanlık farkın, elektronik sayım sisteminde yapılan oynamalar sonucunda yapıldığında ısrar ediyorlar. Meksika solu   PRI’nin kendilerinden çalınan oylarla başa geldiği 1988 seçimlerini unutamadığı için, 0.58 puanlık farkın da mutlak bir sahtekarlıktan kaynaklandığını düşünüyor, ancak diğer taraftan gözlemcilerinin başkanı konumunda bulunan  Avrupa Birliği parlamenterlerinden Muhafazakar  Ignacio Salafranca, 300 ayrı seçim bölgesinden yaklaşık 100 tanesini denetledikten sonra “seçimlere gölge düşürecek veya seçim sonucunu” değiştirecek bir durum olmadığını söylüyor.  

Meksika’da, parti üyeleriyle organize edilecek protesto eylemlerinin ülkeyi kaçınılmaz olarak krize taşıyacağından  korkuluyor. Ancak her fırsatta gücünü halktan aldıklarını söyleyen PRDliler yine ellerindeki belediyelere değil, “halk”a güvendiklerini açıkladılar. “Senyor Obrador ve PRD(Demokratik Devrim Partisi) liderlerinin sorumluluk ve sağduyuyu elden bırakmayacaklarını umut ediyorum” diyen Felipe Calderon oy sayma işlemlerinin sonucuna göre oyların %35.89unu alırken, Lopez Obrador yüzde 35.31ini almıştı.  Calderon böyle konuşurken büyük olasılıkla PRD’nin yönetimde bulunduğu başkenti, bir çok eyaleti ve yüzlerce belediyeyi göz önüne alarak konuşuyordu.

Seçim Mahkemesinin 31 Ağustos tarihine kadar Obrador’un itirazına cevap vermesi ve 6 Eylül’de de devlet başkanını resmi olarak açıklaması gerekiyor. Sonuçda, Meksika’nın gündeminde, 2 temmuz seçimlerinden şimdilik bir devlet başkanı değil,  yalnızca oy çoğunluğuna sahip bir aday çıktı. 

Meksikadan haberler bu kadar değil. Sizi ne kadar ilgilendirir bilemem ama bir de Tekila severlere güzel bir haber var! Tekila’nın ham maddesi olan Agave bitkisinin yetiştirildiği Jalisco bölgesinde bulunan Tekila, Amatitlán, Arenal ve Teuchitlán köyleri, yıllık toplantısını  Litvanya’da gerçekleştirilen UNESCO tarafından dünya kültür hazinesi  olarak ilan edildi.

Yine tanıdık bir durum, içip de unutsunlar bari!
 
 
 
 
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here