“Melez” Başkanlık (II)

“Melez” Başkanlık (II)

0
PAYLAŞ

AKP’nin tek seçicisi, kurucusu sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başkanlık sistemini aşkla (!) arzu etmesinin altında, gerçekten bir acil “ihtiyaç” mı yatıyor?
Yoksa bilmediğimiz riskler var da, biz mi fark edemiyoruz?;
Misal: Parlamenter sistemimiz gerçekten tıkandı mı?
Kurumlar işlemiyor mu?
Hükümet, kanun tasarılarını hayata geçiremiyor mu?
Bürokrasi kilitlendi mi?
Davutoğlu atamaları yapamıyor mu?
Ne oldu veya neler oluyor yani?
Yoksa muhalefet partileri 12 yıldır TBMM’yi boykot ediyor ve meclise girmiyorlar mı?
Biz AKP’nin gördüğü, kadim başbakan sayın Erdoğan’ın fark edip teşhis koyduğu bazı somut gerçekleri görmüyor, onun algıladığı bazı tehlikeleri teşhis edemiyor muyuz?
Bu halkın diyelim ki yarısı AKP’nin tek seçicisi ve hakimi Erdoğan’ın gördüklerinin farkında değil mi, bakıyor ama göremiyor mu?
Biz kör müyüz?
İyi-kötü, ite-kaka, bir şekilde hayatımıza giren demokrasiyi, parlamenter sistemi hala hazmedememiş olabiliriz.
Hatta Avrupa Birliğinin “Sizi kapımızda daha çok bekleteceğiz. Çünkü hazmetme kapasiteniz yetersiz” görüşünü içimize sindirebiliriz.
Bir de görünen somut gerçekler var:
Sistemin aksaklıkları ortada.
Demokrasimiz, 65 yılda istediğimiz olgunluğa ulaşamadı.
Keza yol kazaları da yaşadık.
Ne ihtilaller, ne darbeler gördük.
Kutuplaşmalar yaşandı.
Kanlı olaylara tanık olduk.
Ama sonuçta, sistem en kısa zamanda devreye sokuldu.
Yaralar bir şekilde onarıldı.
Sistem en kısa sürede devreye sokuldu.
Parlamenter sistem hala bizim için can simidi.
Çünkü en kötüler içinde “iyi” olan bir yapısı var sistemin.
Eğer iyi işletilirse…
Eğer kanun devleti olma niyeti varsa…
Eğer iktidarlar kontroldan kaçmak, denetimden uzaklaşmak istemiyorlarsa.

Peki, sayın Erdoğan ve bazı kendine yakın iş adamları, havuz medyası ve bazı aydın geçinen bağnazlar; neden başkanlık sistemini topluma pompalamaya çalışıyorlar?
Neden parlamenter sistemin ipini çekmek istiyorlar?
Sistemin suyu mu çıktı?
(devam edecek)

BİR CEVAP BIRAK