Memur Sendikaları. Geçmişi Öğrenmek

Memur Sendikaları. Geçmişi Öğrenmek

0
PAYLAŞ

.
Akademik çevrelerde, bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyenler, bir anket çalışmasında, bu soruya da yer verseler ve aldıkları yanıtları aktarsalar, yüzde oranı nasıl olur acaba. Ben çevremde, 10’u aşkın bu sendikal örgütlenmeler içinde olan bazı insanlara sordum. Aldığım sonucu burada aktarmıyayım Üzüldüm, hem de çok.

Ve bu durum, ‘Salıdan Salıya’ yazısının konusu olmasına neden oldu.

Bir zamanlar değil, sadece yarım asır kadar öncesine gidelim. Bazıları eleştiriler yaparken, neyi nasıl eleştirdiklerinin bile farkına varamayıp, tutturup gidiyorlar. Onlara da bir nefes almasını sağlayalım ve ezberlerini bozalım.

Türk sendikal hareketinde ve sosyal politika alanında sosyal devlet ilkesinin yaşama geçirilmesinin düzenlenmesinde, hakların sağlanmasında bir kilometre taşıdır. Cumhuriyet döneminde önemli bir başlangıç noktasıdır. Evet, 1961 Anayasası.

Eleştirecekseniz, 1961 den 2015’e, Anayasa değişikliklerinin, sadece bu konuda ki dört beş maddesini ele alarak inceleyin ve o günden bu güne, referandumlar dahil nasıl hakların geriye götürüldüğünü açık değil, apaçık görebilme olanağını sağlarsınız. Tabii görmek gerekir, bakmak değil.

Sonra da, birden fazla sendika üyeliği gibi, uygulması bile nerdeyse olmayan düzenlemeler, var mı diye sormaya bile gerek duyulmayan Ekonomik ve Sosyal Konsey’i anlama ve değerlendirme noktasına ulaşabilirsiniz. Biz yine memur sendikalarına dönelim.

Evet, bir TÖS vardı. Türkiye Öğretmenler Sendikası. 61 Anayasası’nın özgürlükleri çerçevesinde kurulmuş, örgütlenmiş ve sendikal mücadelede yerini bile almıştı. Memurlar sendikasıydı. Öğretmenler üyeydi. Bir Tiyatrosu bile vardı. Bu kültürel katkısı, tiyatrosu, Anadolu’yu da dolaşıyordu.

Balıkesir Lisesi’nde bir öğrenci olarak, Balıkesir’e gelen TÖS Tiyatrosu’ndan, Sermet Çağan’ın Ayak Bacak Fabrikası oyununu izlemiştim. Sermet Çağan ve Mehmet Ulusoy ile tanışmış (ışıklar içinde olsunlar), lise öğrencisi heyecanı ile onlarla röportaj bile yapmıştım.

Sendikal hakların, sadece işçilerle ilgili olduğu, düzenlemenin onları yani memurları kapsamadığı savı ile bu deneyim, ne yazık ki yarım kaldı. Kapandı. Memur sendikası yöneticileri bu deneyimi, en azından öğrenme gereği duymazlar mı acaba!

Bu günkü sendikal yapılanma da, çeyrek asrı doldurdu. 90’lı yıllarla birlikte, kamu görevlilerinin sendikal örgütlenmelerinin hızlandığını görüyoruz. Bu dönemde hakları, il il dolaişarak anlatan bir bilim insanı, Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ. Onun “Memurlar ve Sendikal Haklar” kitabı bugün kaç sendikanın kütüphanesinde vardır. Ya da haberleri vardır diyeceğim. Kitap,1990 da basılmış. İkinci baskısı yapılabildi mi!

90’lı yıllarda, önce sendikal hakların genişlemesi ile ilgili, memurları da yakından ilgilendiren, iki ILO sözleşmesi onaylandı ve yasal mevzuatımıza katıldı. Buna rağmen Valilikler, memur sendikaları ile ilgili şubeleri kapatıyorlardı. Hem de yasal değil diye. İç mevzuata ilişkin yasal düzenlemeyi gerçekleştirme konusunda, o dönemde taslaklar siyasiler tarafından, neredeyse, sabahdan akşam bile önemli değişikliklere uğruyordu.

Görevde bulunduğum bu süreç de, Valiliklere yazılar yazarak, ILO sözleşmelerini onayladık. yasal iç mevzuat düzenlemesi çalışmaları sürüyor, ama ILO sözleşmeleri de yasalaştı. Bu kuruluşlar yasa dışı değil diye, Çalışma Genel Müdürü olarak bir çok yazıya imza attım.

Yine, Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ hocamıza döneceğim. “Kamu Görevlileri Sendika ve Toplu Görüşme Hukuku. 788’den 4688’e 1926-2001” Bu kitap da, 2002 de basıldı. İkinci baskısı yapıldımı! Bu kitap da acaba kaç sendikanın kütüphanesinde var!

Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ hoca ile 90’lı yıllarda çoğu gece kalkan otobüslerle yolculuk etmeğe hazırlanırken (kendi bilet parasını vererek), ertesi gün hangi ilde memur sendikaları ile ilgili vereceği konferansı konuştuğumuzu hatırlıyorum. Bunları hatırlayan, sendikalarda sendikacı var mı acaba!

Geçmişi bilmeden, bu günü değerlendiremezsiniz ve de geleceği kuramazsınız. Bu günkü yasal düzenlemenin neden eksik doğduğunu, neden değişikliklerde sendikal ve toplu iş sözleşmesi düzeninin oturtulamadığını bilemezseniz, geleceği de pek düzenleyemezsiniz.

Sendikal örgütlenmeyi, siyasal iktidarın sendikalara lutfettiği ‘aidat’ın, hak değil lutüf olduğuna takılıp, ona göre tavır alırsanız. Aynı senaryoları, tekrar tekrar sahneye getirirsiniz.

Bu görevler, sizlere siyasette yer edindirip, bir çok milletvekili olmasını sağlar. Ancak, bu bilinç ve geçmişi değerlendirmeden, sadece kişisel bir kariyer olmaktan öteye de gitmez. Bu örnekleri yaşar dururuz.

Bu ay içinde, memur sendikalara üye sayıları belirlendi ve Resmi Gazete de ilan edildi.

“4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU GEREĞİNCE KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI İLE KONFEDERASYONLARIN ÜYE SAYILARINA İLİŞKİN 2015 TEMMUZ İSTATİSTİKLERİ HAKKINDA TEBLİĞ”, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yayımlandı.

1.679 028. kamu görevlisi sendikalara üye. Bu sendikaların bağlı olduğuğu en fazla üyeye sahip, MEMUR-SEN’e bağlı sendikalara üye olanların sayısı ise, 836.505. Yani memurları yarısından fazlası, MEMUR-SEN çatısı altında üye.

Memur-Sen’in Genel Başkanı, şu anda parlamentoda, yaptıkları yapacaklarının teminatı. Geçen dönemi hatırlamağa çalışın, diğer sendikal örgütlenmelerin haberi olmadan, Ramazan Bayramı öncesi, bir iftar yemeğinde sözleşmenin bağıtlandığı açıklanmıştı. Uyuşmazlık bile çıkmamıştı. Şimdi onun gibi, acaba kaç sendikacı TBMM’nde.

Bu sözleşme (!) süreci haklarından memnunmusunuz. Emeklilerin memnun olmadığını biliyorum.

Şimdi yine toplu sözleşme senaryolarına hazır olun. Bu konuya tekrar döneriz.

Ama şimdi iki soru ile bu yazıya nokta koyalım.

Kamu görevlileri yani memur sendikalarında görev yapan sendikacılara sorumuz.

1. TÖS deneyimini biliyormusunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz?

2. Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ’in bu konulardaki çalışmalarından, kitaplarından haberiniz var mı? Sendikanız da, bu kitaplardan var mı?

Bu sorulara verilecek yanıt. Kamu görevlileri ile ilgili gerçek sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme düzenine ulaşmak için, eskilerin tabiri ile daha “kaç fırın ekmek yemek” lazımın, olası yanıtını da oluşturacaktır.

Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ’e emeğine saygı duyarak, saygı ile.

_________________________

-* Ankara. 21 Temmuz 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK