Metin Kurt’un ardından

Yıllar önce Birleşik Sosyalist Partisi’nde spor üzerine yaptığımız bir söyleşide tanımıştım. Sürekli ona maledilen “Galatasaray’ın aristokrat, Fenerbahçe’nin burjuva ve Beşiktaş’ın proleter takımı” tanımlamasını kesinlikle kendisinin yapmadığını söylemişti o söyleşide.

Beş yıl kadar önce bir dergi projesi için onu aramış ve aylık spor yazıları istemiştim. Bu yazılar futbol üzerinden mavra olacaktı. Takımlar, hakemler, antrenörler, futbolcular, TV programları ve dönen oyunlar hakkında çarpıcı ve alaycı yazıların hem bizim dergi, hem de kendisi için iyi olacağını düşünmüştüm.

Önerimi o kadar sevinçle ve coşkuyla karşılamıştı ki, biz projeyi gerçekleştiremeyince en çok Metin Kurt için üzülmüştüm. Telefonda ilk konuşmamdaki keyifli sesi ve kahkahası ile sonra projeyi beceremediğimizi söylediğim zaman yaşadığı burukluğu bugün bile hatırlıyorum. Başımız sağolsun…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here