Milli Anayasa Forumu : Milli Cephe’yi güçlendirelim

Milli Anayasa Forumu : Milli Cephe’yi güçlendirelim

0
PAYLAŞ

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (AADD) davetlisi olarak Milli Anayasa Forumu üyelerinden CHP İçel Milletvekili İsa Gök, Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Bulut ve Prof Dr. Zekeriya Beyaz Viyana’daydı. Güzel bir sonbahar günü çoğunluğu gençlerden oluşan kalabalık bir kitleye konuştular.
Dr. Murat Yıldırım Barlan’ın başkanlığındaki AADD yönetim kurulu işbaşına geldiği günden bu yana Balyoz, Odatv, Ergenekon ve diğer davalar, Suriye’de nelerin olduğuna ve Türkiye’de yeni anayasası gibi konularda üyelerini ve Viyana’da yaşayan Türkleri aydınlatma çalışmalarına hız verdikleri görüldü. AADD bu sefer Milli Anayasa Formu üyelerinden üçünü Viyana’da ağırladı ve onlarla bir panel düzenledi.

İsa Gök, yeniden kuvayi milliye
AADD Başkanı Dr Murat Yıldırım Barlan’ın açılış konuşmasıyla başlayan ve yine AADD Başkanı Dr. Barlan tarafından yönetilen panelde ilk konuşmayı milletvekili İsa Gök yaptı. İsa Gök Anayasanın sürekli değiştiğini, hemen hemen değişikliğe uğramamış maddesinin kalmadığını belirtti. “2010 yılına kadar 26 madde değişikliğe uğramıştır, son olarak da yargıyı bağımsızlaştıracağız diyerek, Anayasa’da yargıya ait değişiklikler yapıldığını, o değişiklik sonrasında da başbakan ve cumhurbaşkanı’nından emir alan yargı yaratılarak, 1500 defa sahteciliğe başvurulmuş olduğu tespit edilen Balyoz Davası’nda cezalar verilmiş olduğunu” belirti. Bu değişiklikten dolayı diğer davalarda da büyük cezalar verileceğini dile getirdi. Yapılan değişiklikle bir hanım gazeteci aleyhinde mahremine de girerek dava açıldığı ve kişiye ait mahremiyetin artık kalmadığını söyledi.
Gök, “Atatürk ve Türklük kavramlarının Anayasa’dan çıkarılması ve üniter yapının bozulmasına sıra gelmiştir artık” dedi. “Anayasa değişikliğinin üç önemli ayağının olduğunu belirten Gök, bunlar, ülkenin bölünmesi, başkanlık sistemi kurularak diktatörlüğün oluşturulması ve özelleştirmeler aracılığıyla da ülke satılmak istenmesidir” sözleriyle konuşmasına devam etti.
Gök “Biz, Milli Anayasa Forumu üyeleri olarak farklı siyasetler içinde yer almış kişiler milli sorunlara milli çözümler üretmek için bir araya geldik, Türkiye’yi dolaşarak, gittiğimiz yerde vatandaşlarımızla konuşmak ve onlara sorunları anlatmak istiyoruz” sözleriyle konuşmasını sürdürdü. “Milli Anayasa Forumu olarak toplantılar düzenleyerek, işgal altındaki Türkiye’de Kuvayi Milliye’yi yeniden yaratmak istiyoruz. Anayasa, sermayenin değil, çalışanların hakkını, sınırlarımızın korunmasını ve ülkede eğitim birliğinin sağlanmasını garanti altına almalıdır. Biz güçlüyüz, hiç kaybetmedik, kazanacağız karamsarlığa yer yok.”
Arslan Bulut yeni haçlı seferleri
İsa Gök’ün konuşmasından sonra söz alan Yenicağ Gazetesi yazarı Arslan Bulut ise, CHP milletvekili Gök’ün bırakmış olduğu yerden konuşmasına devam edeceğini belirttikten sonra, “Biz güçlüyüz, farklı farklı yerlerdeyiz, ancak hepimizi bir araya getirecek örgütümüz bulunmamaktadır” dedi. “Bir arada olabileceğimiz yer Milli Anayasa Forum’undan çıkabilir” diyen gazeteci ve yazar Arslan Bulut “ Daha önceden gayri milli saldırılara karşı nasıl duracağımızı bile bilmiyorduk, işte şimdi bu ihtiyaçtan yola çıkarak, sorunlarımızı konuşarak milli temelde çözümleri bulacağız” sözleriyle konuşmasına devam etti.
Anayasa’dan Türk kavramının çıkartılmak istendiğini belirten Bulut, bunun kökeninin Haçlı Seferler süresinde Anadolu’dan Türk’ün atılma istemlerine ve bunun için yürütülen savaşlara kadar gitmekte olduğunu ifade etti. Selahattin Eyyubilere karşı yola çıkan Haçlı Seferleri daha sonra Milli Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşı’nda da kendilerini göstermişlerdir. Daha önceden baharat yoluna sahip olmak isteyenler, şimdi enerji kaynaklarına gözlerini dikmişlerdir. 11 Eylül sonrasında işbirlikçilerinin “yanlış anlaşıldı, hiç de öyle demedi” sözlerine rağmen Amerika Başkanlarından Bush’un “Haçlı Seferi başlamıştır” dediğini; Bush’un dile getirdiği Haçlı Sefer’inin ülkemizde ve bölgemizde yapılan saldırıların tümüdür tespitini yaptı.
Amacın ise yine geçmişte olduğu gibi Anadolu’dan Türk ismini kaldırmak olduğunu belirtti. Bulut “Anayasa’dan Türk isminin çıkartılması halinde Haçlı Seferi başarılı olmuş demektir” sözlerini kullandı.
Bulut, CİA’nın oyunlarıyla Türk insanının zihinlerine yönelik savaşlar yaparak, insanların zihnini yok etmek ve onları kontrol altında tutmak istemekteler dedi. Buna karşı duran çok ciddi bir gücün olmadığını belirten Arslan Bulut, “buna karşı sadece İşçi Partisi mücadele etmektedir. İşçi Partisi’nin tek başına verdiği bu mücadele yeterli olmadığından ilahiyatçı bir profesör, milliyetçi bir gazeteci ve CHP’li bir milletvekili olarak Milli Anayasa Forumu içinde yer aldık ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen gazeteci Arslan Bulut, siyasi fark gözetmeksizin herkesi bu yeni oluşum içinde bulunmaya ve milli cepheye destek olmaya çağırdı.
Prof Dr. Zekeriya Beyaz saldırıların kaynağı eğitim, özelleştirme ve idalist gençlerin yok edilmesi
Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu topluluğa konuşan son konuşmacı Prof Dr. Zekeriya Beyaz oldu. Prof Dr. Beyaz sözlerine hepimiz barış içinde yaşamak istiyoruz diyerek başladı. Bazılarının bizim barış içinde yaşamamızı istemediklerini, bunun geçmişte de böyle olduğunu ve Allahın bize lütfu olan Mustafa Kemal’in barış içinde yaşamamızı istemeyenlere karşı durduğunu belirterek giriş konuşmasına devam etti.
O zamanlar Mustafa Kemal’e karşı olanlar vardı diyen ilahiyatçı Prof Beyaz, bunların arasında din adamlarının da olduğunu söyledi. “Hem baş tacı edilecek din adamlarımız vardı, hem de işgalcilerin bildirilerini dağıtarak Mustafa Kemal’e karşı çalışmalar yapan ihanet içinde bulunan din adamlarımız olmuştur” dedikten sonra Beyaz bu tür din adamlarını günümüz din adamlarıyla karşılaştırdı. Günümüzde de Amerikan kucağına oturmuş Atatürk Türkiye’sinin düşmanlığını yapan din adamları bulunmakta olduğunu ifade etti.
12 Eylül öncesinde “Milletim” diyen sağda ve solda gençlerin bulunduğunu ve bunlar birbirine kışkırtılıp çatıştırıldıktan sonra yok edilmelerine rağmen “Erbakan Hoca’nın Akıncı gençlerine hiç dokunulmamıştır, “Milletim diyen gençler yok edilirken, onların önlerinin açıldığını ve onlara meydanın bırakıldığını” ifade etti. “Milletim diyemeyen başbakanın” Rum toprakları anlamına gelen “Potamya’ya Hosgeldiniz pankartlarıyla karşılanmıştır” sözlerini kullandı. Yoğun alkışlar arasında konuşmasını sürdüren Beyaz, “Böylece Türk olduğunu söyleyemeyen başbakanın milletinin ne olduğunu öğrenmiş olduk” ifadesi ile konuşmasını sürdürdü. Konuşmasının devamında Beyaz, “Ülkesini başka bir milletin toprakları olarak gösteren afiş altında konuştu da, indirin şu pankartı diyemedi” dedi.
“Çin ve Putin’in Rusya’sının günümüzde Mustafa Kemal’in ekonomisini takip ettiğini” belirten Beyaz, “özelleştirmelerle devlet fabrikaları satılarak ülkenin ekonomisini batırmak istiyorlar“ dedi.
Konuşmasında Prof Beyaz 12 Eylül darbesine de değindi ve “12 Eylül ile gençlerimize tuzaklar kuruldu” tespitini yaptı. Yeni eğitim politikası ile üniversitelerde toplantıların, konferansların, panellerin ve de biyoloji, sosyoloji gibi derslerin içi boşaltılarak kaldırıldığını söyledi. Böylece de Türkiye’nin dört yandan işgal edilmiş olsa haberi olmayan bir kuşak yaratılmış olduğunu ifade etti.
Bozguncu siyasetcilerden dolayı “Dinimiz elden gidiyor” diyen Beyaz, salondaa Viyana’daki Diyanetçilerin olup olmadığını bilmek istedikten sonra “vatanımız işgal altındadır, neden gelmiyorsunuz din adamları” diye sordu.
Askerlerin tutuklanmasını da esir alma olarak değerlendiren Prof Dr. Zekeriya Beyaz “Yüzlerce subayımız, generallerimiz bir kurşun bile atılmadan esir alındılar, vatanı ve dinimizi savunanlar hapislerde yatmaktadır” dedi. “
Beyaz “bütün bunlara rağmen ülkemizi işgal etmiş olanlar şehir, kasaba ve köylerde bulunan sizler gibi insanlardan dolayı teslim alamayacaklar”ını ifade etti.
Özelleştirmelere de konuşmasında yer veren Beyaz, Türkiye’den başka hangi ülke limanlarını, fabrikalarını toprağını başka ülkelere satıyor diye sordu. Türkiye’de 152 milyon metrekare toprak satılmıştır, İsrail kendi vatandaşına bile toprak satmazken, biz İsraillilere toprak satıyoruz, GAP’ı gaptırmam diyenler vardı, GAP kimin elinde kaldı, bilen var mı diye sordu.
Zengin yabancıların Türk vatandaşlığına geçmesiyle ilgili de şu soruyu sordu Prof Beyaz: “altı yüz , yedi yüz bin zengini vatandaş ederek Türkiye’yi zengin etmek zihniyet, oranın Türkiye olmayacağını bilmiyor mu”? Yabancıların Türk vatandaşlığına alırken Resmi Gazete’de yayınlanması gerekmektedir, Resmi gazete’de bu yayaının yapılmaması hırsızlıktır demiştir.
Her üç konuşmacıda olduğu gibi Prof Dr Zekeriya Beyaz “Biz Atatürk’te birleştik, sizleri de bu birlikteliğe çağırıyoruz” dedi.
Daha sonra konuşmacılar izleyicilerin sorularına cevap verdiler. Soruların merkezinde İsa Gök oldu. Milletvekili Gök bir soruya “Cumhuriyeti kuran, kurucu parti CHP’li olarak Altı oku programından çıkarmayı düşünen bir partiyi düşünemediğini ve birilerinin dillendirdiği altı oku programından çıkarmak isteyen ‘Yeni CHP’yi kabul edemeyeceğini” ifade etti.
İzleyicilerin sorularını cevapladıktan sonra panel bitti ve panelistler izleyicilerle hatıra fotoğrafı çektirdiler.

BİR CEVAP BIRAK